Yeni Adresimiz Kendimceyemek.com

Merhabalar..

Uzun süredir kendimceyemek.blogspot.com adresinden yazılarımı paylaştığım bloguma artık www.kendimceyemek.com adresinden devam edeceğim.

Yeni adresimizi Sık Kullanılanlara eklemeyi unutmayınız.

Ayrıca altta ki Google+ sayfamızı da beğenerek tariflerimi ve yazılarımı Google+ üzerinden de takip edebilirsiniz.


Google+ Sayfamız

29 Eylül 2011 Perşembe

Dereotlu Sade Poğaça

Hayırlı akşamlar hepinize.Biraz uzak kaldım yine herhalde,ama kalbim blogumla.Koşturmak benim işim.Bazen yetişemiyorum,yoruluyorum ama seviyorum dolu dolu yaşamayı.Her an işe yarıyor olmak,yaşamanın ifadesi.
Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir,diye bir söz vardır bilirsiniz.Bana göre değişim,gelişim demektir.Tersi de düşünülebilir tabii.Aslında sözü getirmek istediğim şey dereotu.Neredeyse evlenene kadar dereotu yememişimdir.Oysa şimdi kokusuna,rengine,tadına aşık olduğum bir ot.Bazı şeyler vardır,birbirini tamamlar.Biri olmadan diğeri çok şey ifade etmez.Onun gibi,bakla,mücver,kabak dereotsuz çok yavan değil mi?Ben de yemediğim zamanların acısını çıkartırcasına bol bol dereotu kullanır oldum.Dereotlu poğaçayı bilmeyen yoktur.Kokusunu, lezzetini sevmeyen de.Okullar açılınca bizim mutfak biraz kek,poğaça,kurabiye ağırlıklı çalışır.Malum sabah erken kalkan bebe kahvaltı etmeye biraz nazlanır.Fakat mutfakta pişen bu tür yiyeceklere,yanında bir bardak sütle hayır demez.Siz de belki mutfağınızı dereotu kokutmak istersiniz.
Malzemeler


  • 150 gr margarin

  • 1/2 su bardağı sıvıyağ

  • 1 çay bardağı yoğurt

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 yumurta (sarısı poğaçaların üzerine sürmek için ayrılacak)

  • 1 tatlı kaşığı tuz

  • 3,5 su bardağı un

  • dereotu

Yapılışı



  1. Oda sıcaklığındaki margarin,sıvıyağ,yoğurt,yumurta akı,tuz ve kabartma tozu yoğurma kabına konulup karıştırılır.

  2. İçine un yavaş yavaş ilave edilerek,yoğurulur.

  3. İstediğiniz miktarda dereotu eklenerek,ele yapışmayan,yumuşak bir hamur elde edilir.

  4. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp elle yuvarlanır,yağlanmış tepsiye dizilir.

  5. Üzerlerine yumurta sarısı sürülüp,160 derecede kızarana kadar pişirilir.

İsterseniz poğaçanın içine peynir ya da başka bir şey de koyabilirsiniz.Ben dereotu kokusunu tek başına yaşamak istediğim için katıksız yaptım.Afiyet olsun...


Sevdiğiniz kokular,hep duyabileceğiniz mesafede olsun...........

25 Eylül 2011 Pazar

Çikolata Şelalesi (AirFryer ile)


Mutlu mutlu,bol dinlenceli,biraz da eğlenceli pazarlar herkese.Gerçi pazar günü bana göre hep cüce bir gündür.Sanki diğer günler 24 saatken,pazar günleri 16 ya da 18 saatmiş gibi.Nedeni de cumartesi geç vakitte yatınca,pazar günü geç kalkılır.Ya da erken kalksanız bile,kahvaltı için uyuyan diğer aile bireylerinin,kalkması beklenir.Böylece kahvaltı,öğle yemeği saatinde yapılır.
Haftaya hazırlanmak adına,alışveriş yapılır,hafta içi için yemek yapılır derken işte bitti gün.Gerçi biz,yani babanga ile ben,erken kalkarız.Sahile yürür,denize karşı kahvaltı öncesi,kahvemizi yudumlarız.Bu arada geri kalan ev halkı,uyumaya devam eder.Fakat erken kalkanlar arasına,bu sene bebem de eklendi.Malum dershane maratonu var.
Efendim tarifimize gelince,Oktay Ustanın bir programında görmüş ama tarifini yazamamıştım.Hayat Cafe'nin sitesinde görüp,tarife ulaşınca hemen yaptım.Ama şunu söyleyeyim ki,asla bir adet yetmez.Bunu bilerek bence,ölçüyü artırın ve daha fazla yapın.
Bu ölçü ile 4 adet büyük sufle kabı doldu.Çikolata lezzeti tavan yaptı.Yiyen,yemeyenin tatlısına göz dikti.Yanına bir de kaymaklı dondurma,koymayı da sakın unutmayın.
Burada önemli olan sadece pişirme süresi.Çünkü fazla pişirirseniz,içindeki çikolata akışkanlığını kaybediyor.Ben AirFryer ile sadece 10 dakika pişirdim.AirFryer'dan çıkardıktan 3 dakika sonra,sufle kabından çıkarmış servis etmiştim bile.
Malzemeler


  • 2 yumurta

  • 3 yemek kaşığı şeker

  • 1 türk kahvesi fincanı un

  • 75 gr margarin

  • 150 gr çikolata

  • pudra şekeri

Yapılışı



  1. Önce kullanacağınız,fırına dayanıklı kaplarınızın,içini margarin ile iyice yağlayın ve bolca pudra şekeri serpin.Bu,tatlının kabınızdan kolayca ayrılmasını sağlayacak.

  2. Diğer tarafta,margarin ile çikolatanızı birlikte eritin.

  3. Ayrı bir kapta,yumurta ve şekeri iyice karıştırın.Krema kıvamına geldiğinde,içine unu ilave edip karıştırmaya devam edin.

  4. Karışımınıza,erittiğiniz çikolata ve margarini de ekleyip,şöyle bir karıştırıp,kaplarınıza pay edin.

  5. En son olarak,önceden biraz ısıttığınız fırında 180 derecede 10 dakika pişirin ve ılık olarak servis edin.

Ben Philips AirFryeri biraz ısıtarak ısıyı 180 dereceye,dakikasını 10 dakikaya ayarlayıp,kaplarımı haznesine yerleştirdim.10 dakika sonra çınnnn sesi ile beni uyaran,AirFryerdan çıkartıp,afiyetle yedik tatlımızı.Çok pratik,kısacık bir sürede hazırlayabileceğiniz,nefis bir tatlı,mutlaka yapmanızı öneririm.Ben tatlıyı öğlen hazırlayıp,buzdolabına kaldırdım.Akşam yemekten sonra çıkarıp pişirdim.Sonucunda çok takdir gördüm.Öpücükler öpücükler de benim ödülüm oldu.


Hepinize keyifli ve bereketli bir hafta dilerim.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Edirne Usulü Yaprak Ciğer

Merhaba,herkese sağlıklı ve keyifli akşamlar.
Ben demiştim,kışın ayak seslerini duyuyorum diye.Akşamdan itibaren sizde duymuşsunuzdur sanırım.Şakır şakır yağan yağmur,ağaçları ,bitkileri yıkadığı gibi biraz da içimizi yıkadı doğrusu.
Yemeğimize gelince,bizim evde sakatat hemen hemen hiç yenmez.Babanga çok sevmez,biz de onu çok sevdiğimizden olsa gerek çok fazla sakatat düşkünü değiliz.Gerçi babanga bamya da yemez ama ben çok sevdiğim için kendime yapar yerim.Bundan çıkan sonuç,sakatatı ben de çok fazla aramam ama bir kaç gündür şu tabak yatıyorum aklımda,kalkıyorum aklımda.En sonunda bu akşam,emelime ulaştım yaptım ve afiyetle yedim.Sıcağı sıcağına sizlerle paylaşayım dedim.
Edirne usulü yaprak ciğer,sumakla ovulmuş soğan ve maydanoz salatası,Philips AirFryer'da hiç yağsız kızarmış patates ve kurutulmuş acı biber bu akşam ki menümüzdü.

Malzemeler


  • 1 kg dana ciğeri (Zarı ve siniri temizlenmiş,yaprak şeklinde doğranmış)

  • Un

  • Tuz,kabartma tozu

  • Maydanoz

  • Soğan

  • Sumak

Yapılışı



  1. Öncelikle ciğeri bildiğiniz,emin olduğunuz bir yerden alın.Zarını,sinirini temizletin ve yaprak şeklinde ince ince doğratın.

  2. Yıkadığınız ciğeri,bir kevgire koyup suyunu iyice süzdürün

  3. Geniş bir tepsiye biraz un koyup,bir miktar tuz ekleyin.Bir paket kabartma tozunu ilave edip,hepsini iyice bir harmanlayın.

  4. Ciğerlerinizi bu unlu karışıma tek tek bulayıp,fazla unu silkeleyin ve kızgın bol yağda kızartın.Kızaran ciğerlerinizi kağıt havlu üzerine çıkarıp fazla yağını alın.

  5. Diğer tarafta soğanları piyazlık ince ince doğrayıp,üzerine bolca döktüğünüz sumakla ovup,biraz yumuşamasını sağlayın.

  6. Ayıklayıp yıkadığınız bol maydanoz ve kurutulmuş acı sivri biber ile beraber servis edin.

Afiyet olsun.

Bu arada Philips AirFryer evimize geldiğinden beri,hiç durmadan çalışıyor.Memnunmusun derseniz,gerçekten çok memnun kaldım.Tek şikayetim bizim gibi çokça yiyen,aileler için haznesi biraz daha büyük olsaydı demenin dışında.Yağsız patates ya da bir yemek kaşığı kadar bir yağla kızartıp kızartıp,kilolarca patates yemiş durumdayız.Ama içim çok rahat,çünkü yağsız kızarmış patates.Artık yağ sıçradı,çok yağlı oldu vs derdim bitti gitti.Ama sanmayın ki,tek marifeti patates kızartmak,onunla yaptıklarımı sizlerle paylaşacağım.

Canınız bir şeyi çok çektiğinde hemen yapıp yeme gücü ve bolluğu veren Allahımıza şükürler olsun.Allah kimseyi alıştığından geri koymasın........

19 Eylül 2011 Pazartesi

Zeytinyağlı Biber Dolması

Hayırlı akşamlar efendim.Sağlığınız ve keyfiniz iyidir inşallah.Her zaman pozitif duygularla doldurun yüreğinizi.Nasıl olsa herşey oluruna varıyor.O zaman biz de aldığımız her nefesin keyfini ve mutluluğunu yaşayalım.Kışın ayak seslerini duyuyormusunuz?Ben hafiften duyuyorum doğrusu.Eee ne yalan söyliyeyim duyduğum da kulağıma hoş geliyor.Herhalde polar sabahlığımı giymeyi özledim:)
Neyse şu güzel dolma biberlerin zamanı geçmeden bir zeytinyağlı dolma yapın isterseniz.Ben her sene deepfreze koyardım,bu sene yapamadım maalesef.
Malzemeler


  • 15 adet dolma biber

  • 3 adet en irisinden kuru soğan

  • 3 adet domates

  • 1.5 su bardağı sıvıyağ

  • nane.maydanoz

  • tuz,karabiber

  • her dolma biber için 1.5 yemek kaşığı pirinç

Yapılışı



  1. Soğanları yemeklik doğrayıp,sıvıyağ ile biraz öldürün.

  2. Ayıklayıp yıkadığınız pirinci ekleyip bir miktar yağı yiyene kadar kavurun

  3. Rendelediğiniz domatesi de ekleyip,tuz ilavesini yaparak,tencerenin kapağını kapatıp,pirinçlerin biraz pişmesini sağlayın.

  4. Harcın altını söndürdükten sonra,doğradığınız maydanozu.kuru naneyi ve karabiberi ekleyin.

  5. Biberlerinizi bu harçla doldurup ağızlarına domatesten kapak yapıp,hepsini alabilecek bir tencereye,düzgünce dizin.1/2 su bardağı su ilave edip kısık ateşte pişirin.

  6. En son biberlerinizi fırına dayanıklı bir kaba alıp,fırında ızgarayı yakarak bir miktar fırınlayın.Afiyet olsun.
Ben dolmanın içinde fıstık ve üzüm sevmiyorum o nedenle koymuyorum,sevenler ilave edebilir.Maydanoz ve naneyi damak zevkinize göre koyabilirsiniz.Zeytinyağlı dolma fırınlandığında bana göre daha lezzetli oluyor.Aslında ölçüsüz yaptığım bir zeytinyağlı olmasına rağmen tarifi verebilmek için ölçerek yaptım.Daha az yapmak isterseniz ölçüyü azaltabilirsiniz.Ama bana göre dolmanın lezzeti soğan ve yağdan kaçmayınca güzel oluyor.O nedenle ölçü azaltırsanız,soğan ve yağdan yana elinizi korkak alıştırmayın.
Güzel bir hafta geçirmenizi dilerim............

17 Eylül 2011 Cumartesi

Philips AirFryer

Herkese merhaba,
Güzel bir hafta sonu yaşamanızı dileyerek,kalbinize dokunmak isterim.Çünkü sizler yani blogumu takip eden herkes,benim için çok değerli.Yorum yazan,ya da yazmadan sadece izleyen,belki buradan esinlenip yemek yapmaya başlayan,tarifimi deneyen,denemeden sadece okuyan herkes ama herkes çok değerli.Hep derim,blog yazmaya başladıktan sonra,hayatıma bir renk daha eklendi.Gökkuşağıma eklenen her renk beni mutlu ediyor.Bir renk bir deneyim,bir mutluluk demek bana göre.Yeni bir arkadaş,yeni bir deneyim,yeni bir gülümseme demek.Philips AirFryer'da hayatıma giren yeni bir renk.Öncelikle şunu belirteyim ki,kullanıp da memnun olmadığım,beni mutlu etmeyen hiç bir şeyi,hiç bir konuyu burada sizlere,sizleri yanıltacak şekilde anlatmam.Bunu bilmenizi isterim.Bir kez şu üstteki resme dikkatle bakmanızı rica ediyorum.Dikkatle insanların yüzüne bakın.Ne görüyorsunuz?Gülümseme ama samimiyetle gülümseme.Mutlu insanlar.Ortak bir zevki,keyfi,mutluluğu paylaşan farklı farklı insanlar.Farklı işler yapan,farklı kültür seviyesinde,farklı hayatlar yaşayan değişik insanlar.Ama ortak bir payda da buluşmuş,birlikte zaman geçirmekten mutlu olan insanlar.Hepsi arkadaşım,beni mutlu eden,yüzümü güldüren,onlarla geçirdiğim her dakikadan keyif aldığım arkadaşlarım.Ortak zevkimiz ne mi?Çok basit yemek yapmak.Evet bu kadar basit ama bir o kadar önemli.Yemek üzerine günlerce konuşup,saatlerce okuyabilirim.Bazıları için saçma olabilir ama konuştuğunuz da göreceksiniz ki,kim yemek yemeyi,ya da şık bir sunum ile önüne konulan güzel bir tabağı reddedebilir ki?Buradan yola çıkarak,yemek yaparken hayatımı kolaylaştıran,mutfakta yaptığım işin süresini kısaltıp,bana zaman kazandıran her alet benim için çok önemli.Mutfak,evde bana ait, nadir alanlardan.Babanga,Ankaralım ve Bebemi blogumu takip edenler artık tanıyor.Yemek yemeyi seven,3 kocaman adam hayatımın tam da ortasında oturuyor.Ben de onlara değişik şeyler yapmayı,şaşırtmayı ,mutlu etmeyi çok seviyorum.Bu da,beni mutlu ediyor.Bu nedenle çoğu zaman,evde bulunduğum zamanda vaktim,mutfakta geçiyor.Küçük televizyonum,radyom,mp4 ve küçük hoparlörüm ile orada güzel bir ortamım var.Kah radyo,kah seçtiğim müziklerden oluşan mp4 dinleyerek,kah tv de bir dizi izleyerek,fırınım,robotum,mikserim,tencereler ve tavalarımla mutlu mutlu yaşıyorum.Bu gruba yeni bir arkadaş katıldı.Philips AirFryer.Bugün,tüm enerjimi onunla harcadım diyebilirim.Çok güzel anlaştık kendisi ile.O,beni çok mutlu etti.Becerilerine hayran kaldım.İlerleyen zamanlarda bütün bunları sizlerle paylaşacağım.



Şimdilik,şu kadar söyleyeyim ki,Ağustos ayında bizi City Cooks Alkent'te konuk edip,Bu güzel aletle tanıştıran tüm ekibe çok teşekkürler.Gülen yüzleri ve samimiyetleri için.Bizi o kadar güzel ağırlayıp,güzel vakit geçirmemizi sağladıkları için.


Hepinize güzel masalarda,keyifli yemekler yenen,mutlu bir hafta sonu dilerim.


Sevgiler...........................

15 Eylül 2011 Perşembe

Haşhaşlı Revani

Herkese merhaba yeniden.Acısı ve tatlısıyla,bir haftanın daha sonuna geldik.İnsan herşeyi ne kadar çabuk tüketiyor değil mi?Yaşadıklarından,etrafında yaşananlardan,eğer kendisi de zarar görüyorsa etkileniyor,görmüyorsa unutup gidiyor.Oysa yanıbaşında neler neler oluyor,ne hayatlar değişiyor,kalpler kırılıyor,belki de hayaller yıkılıyor.Dediğim gibi eğer bütün bunlar,bizi de etkiliyorsa unutmuyoruz,aksi takdirde,kaldığımız yerden devam edip gidiyoruz.Otomatik pilotta hayat devam ediyor. Umarım etrafımızda,hep güzel şeyler yaşanır ve biz bu güzelliklere şahit oluruz.Aksi takdirde insan üzülüyor,gerçekten üzülüyor.
Nasıl hafta sonu için güzel planlar yapıldı mı?Yazın son demleri,tadını çıkarmak lazım.
Bu haşhaşlı revaniye gelince,ilk kez yaptım.Tarifini de elime yazılı olarak Ankaralım verdi.Ankara'da bir arkadaşının annesi yapmış,o da yediğinde çok beğenmiş,yaparmısın dedi.Yapmam mı,oğlum istemiş zevkle,keyifle yaptım.O da afiyetle yedi.
Malzemeler


  • 3 yumurta

  • 1 su bardağı şeker

  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 1 su bardağı irmik

  • 1 su bardağı un

  • 1 su bardağı haşhaş

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 paket vanilya

  • 1 çay bardağı süt

Şerbet için



  • 3 su bardağı su

  • 1.5 su bardağı şeker

Muhallebisi için



  • 2 kahve fincanı un

  • 2 kahve fincanı şeker

  • 3 su bardağı süt

  • 1 küçük paket krema

Yapılışı



  1. Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar karıştırın.

  2. Daha sonra,sıvıyağ ve sütü ilave ederek karıştırın.Unu,irmiği,haşhaşı karışıma tek tek ekleyerek çırpmaya devam edin.

  3. Hazırladığınız karışımı kalıbınıza boşaltıp,170 derecede fırında pişirin.

  4. Kekinizi fırından çıkarttıktan sonra,ilk sıcaklığı çıktıktan sonra(kekiniz biraz soğuduktan sonra) kaynattığınız şerbeti kekin üzerine dökün.

  5. En son hazırladığınız muhallebiyi tatlınızın üzerine döküp güzelce düzeltin.

  6. Ben tatlımın üzerini fıstıkla süsledim.İsterseniz meyve dilimleri ile de süsleyebilirsiniz.Ya da çikolata rendeleyebilirsiniz.Size kalmış.Afiyet olsun. Ben tatlıyı bu ölçülerde yaptığımda 26 cm çapında kelepçeli kalıbımda pişirdim.Şerbetini ve muhallebisini kalıptan çıkarmadan,kalıptayken koydum tatlıma.Bir gece buzdolabında bekletip,ertesi günü kalıptan çıkardım.Böylece görüntüsü de çok hoş oldu.Bu tatlının aslında üzerinde muhallebi yerine,bir paket çırpılmış krem şanti vardı.Ama ben bu şekilde daha hafif olacağını düşünüp,muhallebi ile yaptım.Unutmayın şerbeti verirken kek soğuk,şerbet ılık olacak.

Hepinize hayırlı ve bereketli Cumalar olsun.Ağzınızın tadı hiç bozulmasın...............

13 Eylül 2011 Salı

Çardak Kebabı

Hayırlı ve güzel akşamlar dilerim hepinize.Yaz akşamlarının yavaş yavaş sonuna mı geliyoruz ne.Kış mevsimi de güzel ama,nedense yaz biterken hep hüzünlenirim.Bu hüzün,kışın daha koşturmacalı ve stresli geçtiği için olabilir mi acaba.Malum kış demek,okul demek ,daha fazla koşturmaca,daha fazla sorumluluk demek.Ders demek,sınav demek,not demek,erken yat demek,erken kalk demek,ders çalış demek,dert dinlemek,sorun çözmek demek.Ama bunun yanında dışarısı soğukken sıcacık ev demek,şakır şakır yağmur sesini dinlerken,kupkuru tertemiz çarşaflarda,sıcak yataklarda yatmak demek.Sıcak bir çorba,çay demek.Kek kokan ev demek,huzur demek.Daha çok kitap okumak,uzun gecelerde ayağını uzatıp koltuğunda yayılmak demek.Evde daha fazla vakit geçirip,evin keyfini sürmek demek.Yani teraziye koyulunca hem yaz,hem kış içiniz huzurluysa ikisi de mutluluk demek.Allah içimizden huzuru eksik etmesin inşallah.
Efendim gelelim tarifimize çardak kebabı,krep ve etin dansı.Eğer hem krep,hem de et seviyorsanız mutlaka yapın derim.
Malzemeler
Krep için


  • 2.5 çay fincanı un

  • 2.5 su bardağı süt

  • 3 yumurta

  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ

  • 1/2 çay kaşığı tuz

İçi için



  • 1/2 kg kuşbaşı yağsız et

  • 1 adet irice kuru soğan

  • 2 diş sarımsak

  • 2 adet domates

  • 3-4 adet sivribiber

  • 1 yemek kaşığı salça

  • kaşar peyniri

  • tuz,karabiber,kekik

  • tereyağ

Yapılışı



  1. Önce krep malzemelerini iyice karıştırıp,içinde hiç topak olmayacak şekilde çırparak hazırlayın.

  2. Krep tavanıza bir tatlı kaşığı sıvıyağ döküp bir kepçe krep hamurundan koyup,tüm tavaya yayarak bir yüzü piştiğinde çevirip arka yüzünü de pişirerek kreplerinizi hazırlayın.

  3. Diğer tarafta derin bir tencereye soğan ve sarımsaklarınızı doğrayıp,biraz tereyağında soteleyin.

  4. Etlerinizi ilave edip,etler suyunu bırakıp çekince,doğradığınız biberleri koyup sotelemeye devam edin.Kabuklarını soyup doğradığınız domatesler ile etlerinizi pişmeye bırakın.Salçayı,baharatlarınızı ve tuzu ilave edip,kısık ateşte etleriniz yenecek kıvama gelinceye kadar pişirin.

  5. Derin bir kasenin içine koyduğunuz krebin içine yeter miktarda et koyup,krebi bohça şeklinde kapatıp,kapattığınız kısım alta gelecek şekilde borcama dizin.üzerlerine şöyle kalın bir dilim kaşar yerleştirin ve fırında üst ızgarayı yakıp,kaşarı kurutmadan hafif eriyip kızarana kadar tutup sıcak sıcak servis edin.
Bu krep ölçüsü ile 10 adet krep çıkıyor benim krep tavamda(tavam 26 cm çapında).Bana göre bu yemek hem sunumu,hem de doyuruculuğu anlamında tam notu hakediyor.Tarif benden denemek sizden.Hadi içinizi huzurla doldurun,güzel şeyler düşünün ve düşleyin.Unutmayın düşlediğiniz şeyleri gerçeğe dönüştürmek elinizde yeter ki isteyin.............................

11 Eylül 2011 Pazar

Köz Patlıcanlı Salata




Hepinize candan selamlar,sevgiler.Beni özlediniz mi bilmem ama ben hepinizi özledim.Çok yoğun ve yorucu bir hafta,ardından çok keyifli ve dinlenceli bir hafta sonu geçirdim.Aklım sizde,günler geçti gitti.Bayram bitti,hayırlısı ile sağlıkla kurban bayramını bekler olduk.Bloglarınıza arada baktım ama yorum yazamadım.Ayrılık bitti,kavuşma vakti artık.Herkes iyi ve mutludur inşallah.Kısa da olsa bir merhaba demek istedim herkese.Bu arada vakti geçmeden güzel bir köz patlıcan salata tarifi de,vereyim istedim.Közlenen her sebze lezzetine lezzet katar bana göre,hele bu patlıcansa.Aslında bana göre bu salata ve taze ekmek yeterlidir doymak için tavsiye ederim.


Alın şöyle patlıcanları,sivri biberleri.Atın közmatiğe.Güzelce közleyin,o güzel kokuya doysun önce ciğerleriniz.Bir güzel soyun kabuklarını biber ve patlıcanların.Şöyle koca bir kuru soğanı ince ince piyazlık (yarım daire) doğrayın,üzerine biraz tuz döküp elinizle iyice bir ovup yumuşatın.Bana göre elin girmediği yemek lezzetli olmaz.Elinizin elektriği,enerjisi,yemeğe geçmeli lezzetli olması için.Çanakkale domatesleri şöyle ince kabuklu,mis gibi kokan,güzelce doğrayın,katın içine salatalıklarınızı.Dökün üzerlerine korkmayın,hakiki zeytinyağınızı misler gibi,nar ekşisi,biraz limon, ayarlayın damağınıza göre tadını,iyice bir karıştırın hepsini banın ekmeğinizi suyuna doya doya afiyet olsun.


Güzel bir hafta olsun,gönlünüz sevgi ile dolsun.............

3 Eylül 2011 Cumartesi

Kısır

Yarın pazar,yani tembellik günü.Boşverin yemek yapmayın,yatak toplamayın,toz almayın,lavabo ovmayın,evi süpürmeyin.Grevdeyim yazısını boynunuza asın ve yataktan çıkmayın.Bırakın ev halkı size hizmet etsin.Gazetenizi,kahvaltınızı yatağınıza getirsinler,saat başı yanınıza gelip sorsunlar bir şey istermisin diye.O da,uyumuyorsanız,uyuyorsanız rahatsız etmek yasak.Çıt çıkarmadan otursunlar,gürültü yasak,fazla dikkat dağıtıp,merak uyandırıcı hareket yapmak yasak.Yarın tembellik günü.Siz sultan onlar maraba,siz ne isterseniz onu yapmakla görevliler yarın.Kahvenizi bol köpüklü,yanında bir bardak soğuk su ile getirmeyi ihmal etmesinler.Çamaşırlar beklesin.Ya da niye beklesin ki,ev halkı yıkasın çamaşırları,ütüyü düzgünce yapsın.Her şeyi düzgünce yerleştirsin yerine,aynen sizin yaptığınız gibi ve bütün bunları yaparken gülümsemeyi unutmasınlar.Tıpkı sizin yaptığınız gibi.Çamaşırları asarken çalan kapıya bakıp,telefona cevap versinler.Yemekten sonra acaba nasıl bir tatlı yemek ister diye düşünüp onu da ihmal etmesinler.Bu arada pazartesi akşamı yenilecek yemeği, hazır etmek de yarın onların görevi.Öğün arası acıkınca atıştırmalık birşeyler hazırlasınlar şöyle hafif,mideyi yormadan.Çok geçe kalmadan masayı hazırlayıp,sizi masaya çağırsınlar.Bırakın onlar on kere seslensin, siz canınız ne zaman isterse o zaman masaya gidin.Yarın tembellik günü.Açın grev bayraklarını,arada düzenin nasıl yürüdüğünü anlatmanın en güzel yoludur hiçbir şey yapmamak.

Malzemeler


  • 2 su bardağı ince bulgur

  • 1 demet taze soğan

  • 2 yemek kaşığı biber salçası

  • 1 yemek kaşığı domates salçası

  • bolca maydanoz

  • tuz,isot,pul biber,limon,zeytinyağı,limon,kuru nane,nar ekşisi

Yapılışı


1-Bulgurunuzu üzerine bir parmak çıkacak kadar sıcak su ile ıslatıp kapakla kapatıp şişmeye bırakın


2-Taze soğanlarınızı çok ince doğrayın


3-Şişen bulgurunuzu salçaları koyup iyice karıştırın.Soğan ve maydanozu ilave edin.


4-Onun dışında ekleyeceğiniz her malzeme ve miktarı tamamen sizin damak zevkinize kalmış.


Acıyı seviyorsanız,korkmayın bolca koyun acısını,bırakın acı sevmeyen yemesin,unutmayın yarın pazar ve grev günü,yani tembellik günü.


Arada tembellik etme lüksü sağlayacak ailenizin hep yanınızda,sağlıkla olması dileğiyle mutlu pazarlar.............................


1 Eylül 2011 Perşembe

Zeytinyağlı Taze Fasulye

Efendim merhabalar,umarım bayramınız keyifli ve tatlı tatlı geçiyordur.İzin almış olanlar için hafta sonuna kadar,tatil devam ediyor.Geri kalan şanssız kesim ki,ben de onlardan biriyim,yarın iş günü.Yani tatil the end.Bu arada bayram boyunca mutfak faaliyet içindeydi.Bir yapma ve yeme yarışı vardı evde.Çok şükür biz de bol bol uyuduk,dinlendik.
Az sonra da şöyle bir ada sefası yapacağız ailecek kısmetse.Çıkmadan bir zeytinyağlı klasiği, taze fasulye tarifi vermek istedim.

Malzemeler


  • 1 kg taze fasulye

  • 1 adet irice soğan

  • 2 diş sarımsak

  • 2 -3 adet domates

  • 1çay bardağı sıvıyağ

  • 2 adet kesmeşeker,tuz

Yapılışı



  1. Fasulyelerinizin kenarlarını güzelce alın,yıkayın büyüklüğüne göre iki ya da üçe bölün.

  2. Tencerenize soğanlarınızı,sarımsaklarınızı yemeklik,küp küp doğrayın.

  3. Domateslerinizi rendeleyin,yağınızı ilave edin

  4. Hazırladığınız bu karışıma tuz ve şekerinizi de koyup,fasulyelerinizi ekleyin.Bir su bardağı su ilavesi ile şöyle bir karıştırıp.ateşe koyun.Hepsi bu afiyet olsun

Not:Ben fasulyeyi her zaman düdüklü tencerede herşeyini çiğden koyarak pişiririm.Yaklaşık 20 dakikada,yemeğim hazır olur.Düdüklü tencere de,koyduğunuz su eksilmediği için,hem de fasulye su bırakan bir sebze olduğu için,az su koyarım.Fasulyeyi taneli sevdiğim için yani boncuk ayşe cinsi,daha da taneli olmasını istiyorsam bir miktar barbunya tanesi de atarım,yemeğin içine.Bir de bazıları taze fasulyeye hatırı sayılır şekilde şeker koyar.Ben çok tatlı sevmediğim için çok fazla şeker ilave etmem.Tercih sizin.
Damağınız tatlı,gönlünüz ferah olsun......................

Blog Widget by LinkWithin