Yeni Adresimiz Kendimceyemek.com

Merhabalar..

Uzun süredir kendimceyemek.blogspot.com adresinden yazılarımı paylaştığım bloguma artık www.kendimceyemek.com adresinden devam edeceğim.

Yeni adresimizi Sık Kullanılanlara eklemeyi unutmayınız.

Ayrıca altta ki Google+ sayfamızı da beğenerek tariflerimi ve yazılarımı Google+ üzerinden de takip edebilirsiniz.


Google+ Sayfamız

30 Kasım 2011 Çarşamba

Siemens İle Eks Mutfağın Tadını Çıkardık

Merhabalar efendim,hafta sonuna iki kala umarım keyfiniz,sağlığınız yerindedir.Geçtiğimiz hafta içinde Capitol Ogilvy İletişim'den sevgili Duygu Duman'dan güzel bir davet aldım.Eks Mutfak'ta Sıemens ile bir yılbaşı menüsü hazırlayacaktık.Eks Mutfak bir türlü kısmet olup gidemediğim bir yerdi.Hep diyorum ya,bu tür etkinlikleri çok seviyorum.Çok keyifli oluyor.Hem günün stresinden,koşturmasından sıyrılıyorum,hem arkadaşlarımı görüp sohbet ediyorum,hem de yeni ürünleri kullanma,tanıma şansını yakalamış oluyorum.Bakarmısınız kaç tane güzel sebebim var.Bizi o kadar güzel karşıladılar ki,sıcacık bir arkadaş ortamında,sanki bir arkadaşımın evindeymişim gibi,hissettim kendimi.Dışarıda hava buz gibi,içerde tam bir yılbaşı akşamı oluşturulmuş.Yılbaşı ağacı,çok güzel hazırlanmış bir masa ve gülen yüzler.Menüye daha gelmedim.O da ayrı bir olay.Siemens Ev Aletleri Pazarlama Müdürü Ayşe Özkaya ile ayaküstü yaptığımız sohbet çok keyifliydi.Samimi sıcak bir dost sohbeti.Bu arada şefimiz Eyüp Kemal Sevinç esprileri arka arkaya sıralamakla meşgul.Siemens'in İndüksiyonlu Ocağı ile yemekler yaptık.İndüksiyonlu Ocağa,elinizle dokunmatik kumanda ediyorsunuz.Çok çabuk ısınıyor,temizliği çok kolay.Diyelim ki ocağı yaktınız,tencerenizi üzerine koyup,pişirme işlemine başladınız.Kapı çaldı ya da telefon,ama tencereyi ocakta bırakmak istemiyorsunuz,tencereyi ocaktan alıp kenara koydunuz.Ocak üzerinden tencere kaldırılınca sönüyor.Bu da %40 bir enerji tasarrufu sağlıyor.Hani ben yapmam ama,yapan arkadaşlarımı gördüm tencereyi ocaktan kenara alıp,ocak yanmaya devam ederken ya tencerede pişen malzemeyi karıştıran ya da başka bir şey yapan.Ayrıca,
Siemens’in çeliğe duyarlı özel pişirme sistemi sayesinde ısı sadece tencere veya tavanın içerisinde oluşturuluyor. Ocak gözü ise bu işlem sayesinde neredeyse hiç ısınmıyor. Böylelikle ocağın üzerine dökülen, sıçrayan veya taşan hiçbir şey de yanmıyor.Daha fazla özelliklerini merak edenler verdiğim linkten ulaşabilir.
Asıl bana göre gecenin yıldızı Siemens Teppanyaki Ocaktı.Onun üzerinde ne güzel ızgaralar,gözlemeler yapılır.Bu Teppanyaki,çelik bir pişirme yüzeyinden ibaret ama aklım kalmadı desem yalan olur.
Çok ama çok güzel bir geceydi benim için.Bol sohbet,bol kahkaha vardı.Yine hep birlikte aynı lisanla,güzel yemekler yaptık.Bahsi geçen aletlerle,pişirdiğimiz yemekleri hep birlikte mutluluk içinde,afiyetle yedik.





Siemens İndüksiyonlu Ocak ile yaptığımız kuru meyveli pirinç pilavı,değişik tatları sevenler için çok iyi bir seçimdi.İçinde kuru üzüm,kuru incir,kuru erik,kuru kayısı,badem,tarçın,kakule,zencefil ile tadı hala damağımda kalan,bir pilav oldu.



Narenciye soslu bahçe salatası


Yine Siemens İndüksiyonlu Ocak ile yaptığımız Fıstıklı İrmik helvası


Siemens Teppanyaki Ocak üzerinde pişen buğdaylı,mısırlı kaygana.Üzerine naneli yoğurt sosu ile müthişti.


Ve Siemens Fırında pişen nar ekşili ve limonlu piliç but.Garnitürü ise tüm mutfağı kokusu ile dolduran karamelize edilmiş soğandı.Koku hala burnumda.


Neticede benim için aklımda yer eden,güzel gecelerden biri olarak hafızamda kayıt altına alındı.


Emeği geçen,herkese,gülen gözleri ve güzel sözleri için tekrar çok teşekkür ederim.


Güzel günler ve geceler yaşamanız dileğiyle.......................

28 Kasım 2011 Pazartesi

Mayalı Poğaça

Herkese merhaba,
Bu gidişle halimiz ne olacak bilmiyorum.Sürekli bir yeme halindeyiz.Ama bir de düşünüyorum,yemek yapmak,yaptığın yemeği sunmak,o masada oturup sohbet edip,yaptığın yemeği yemek, çok keyif verici bir olay.Çok şükür sağlığımız yerinde,şimdi yemeyeceksek,ne zaman yiyeceğiz.Mutfakta sürekli bir şeyler pişmesi,renk renk sebzeler,meyveler beni mutlu ediyor.Denemediğim şeyleri denemek,yeni bir şeyler yapmak hoşuma gidiyor.Bu da benim terapi yöntemim belki.Geçenlerde izinliyken,mutfakla kucak kucağa yaşadık.Bebe istedi ben yaptım.Bir gün o okuldan gelmeden önce,onun saatine yetiştirmek üzere,geldiğinde sıcak sıcak yesin diye bu poğaçaları yapmıştım.Kokuyu apartmanda takip ederek geldim,kokunun bizden geldiğini anlayınca çok mutlu oldum deyip bana en yüksek notu vermişti bebem.Notu kıt olmasına rağmen,en yüksek notu verince,varın bu poğaçaların tadını siz hayal edin.


Malzemeler


  • 1 çay bardağı ılık süt

  • 1 çay bardağı yoğurt

  • 1 çay bardağı sıvıyağ

  • 1 çay bardağı ılık su

  • 2 tatlı kaşığı şeker

  • 1 tatlı kaşığı tuz

  • 1 paket yaş maya

  • üzerine sürmek için bir yumurta sarısı (akı hamurun içine konulacak)

  • un

  • içine koymak için sucuk ve kaşar peyniri

Mayayı şeker,süt ve su ile çözüp,diğer malzemeleri ilave edin ve ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun.Hamuru öyle bir yoğurun ki elinizin altında kadife yumuşaklığını hissedin ve 1 saat kadar üzerini örtüp ılık bir ortamda mayalanmaya bırakın.Mayalama işlemi gerçekleştikten sonra,hamuru bir kez daha yoğurup,havasını alın.Elinizle küçük parçalar kopartıp,elinizin ayası kadar açın ve içine doğradığınız,kaşar ve sucuktan koyup zarf şeklinde kapatın.Yağladığınız tepsiye dizip,üzerlerine çok az sıvıyağ ile karıştırdığınız yumurta sarısını sürün.170 derecede pişirin.Önce kokusuyla,sonra da puf puf yumuşacık poğaçaları yiyerek midenize bir ziyafet çekin.


Afiyet olsun.Her zaman umudunuz ve sağlığınız ile iç huzurunuz olsun..........

25 Kasım 2011 Cuma

Portakallı Muffin

Hayırlı geceler herkese,

Bir haftayı daha geride bıraktık.Zaman hızla geçiyor.Aman dikkat,güzel ve sağlıklı geçirmek için azami çaba gösterin.Bol bol gülümseyin,sevdiklerinize dokunun,sevginizi belli edin,güzel sözler söyleyin.Kin tutmayın,negatif düşüncelerden uzak durun,etrafınızda stresli insanlara fazla yer vermeyin,enerjinizi çaldırmayın,aksine o enerjiyi etrafınıza gönüllü olarak siz yayın.Kimseyi eleştirmeyin olduğu gibi kabul edin.Herşeyden önce kendinizi sevin,kendinizi ödüllendirin,arada şımartın.Mutlu olun ki mutlu edin.Mutlu olmaya da kek yaparak başlayın.O mis kokusunu içinize çekin.Mutfağınızdan yayılan portakallı kek kokusu kadar hiç bir şey ev halkını mutlu edemez.Bu kokuyla içinize yayılan sıcacık huzur duygusunu,doya doya yaşayın.Yarının cumartesi olduğunu düşünerek bu mutluluğunuzu ikiye katlayın.Yapın kendinize güzel bir kahve,alın iki adet muffin,kurulun koltuğunuza tadını çıkarın


Malzemeler


  • 2 adet yumurta

  • 1 su bardağı şeker

  • 1 portakal kabuğu rendesi

  • 1 portakalın suyu

  • 1 çay bardağı sıvıyağ

  • vanilya

  • kabartma tozu

  • 2 su bardağı un

Yumurta ile şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın.Portakal suyunu,yağı ekleyip karıştırmaya devam edin.Portakal kabuğu rendesini,unu,vanilya ve kabartma tozunu da ilave edip,hamurunuzu muffin kalıplarına koyup 160 dercede pişirin.


Hadi şimdi muffinleri yeme vakti,kahvem soğumasın.Mutlu hafta sonları............

23 Kasım 2011 Çarşamba

Sosisli,Sucuklu Patates Püresi

İyi akşamlar herkese,
Bizim evin halleri pek bir hoştur.Bizim ev diye demiyorum ama,keyiflidir havası,çok şükür.Akşam pek bir kaynaşırız.Yemek konuşmak,mutfakta her beraber bir işin ucundan tutmak zevk verir herkese.Yapılan yemekleri bir gurme havasında tadıp da,jüri üyesi gibi not vermek,en başta bebenin işidir.Lafını hiç esirgemez doğrusu.En sert eleştiriler ondan gelir.Babanga başına geleceği bildiğinden,eleştirileri daha yumuşak,yaklaşımı daha sevecendir.Ee tabi yılların hatırı var.Ama beğenmediği olduğunda o da söyler.Ankaralım,o zaten Ankara da blogda ki tariflere,kedi ciğer hesabı uzaktan bakıp not eder.Döndüğünde istediklerini sıralamak için.Bazen de yeni bir tarifle gelir İstanbul'a.Geçen geldiğinde Haşhaşlı Revani,bu geldiğinde resimde gördüğünüz püreyi yeme arzusundaydı.
Bu arada o uzakta olduğundan,onun istekleri hep ön sıralara geçer.Evin diğer erkekleri de bu konuyu dillerine dolar da dolar.
Neymiş o geldiğinde daha fazla şey yapılıyormuş,onun her istediği yapılıyormuş vs.
Eee be canlar insaf edin.Mutfağımız durmadan çalışıyor.Çok şükür neredeyse,fırının dinlendiği saatler sayılı.Biliyorum bunu biraz da,beni kızdırmak için yapıyorlar ama,ben de her seferinde oyuna gelip savunmaya geçerim.Ne yapayım,Allah ömür versin evde üçe karşı tekim.Ama Allahın izni ile hepsine yeterim.
Bu püreyide Ankaralım geldiğinde istedi.Boynumuz kıldan ince tabi, yaptık afiyetle yedik.

Tarif vermeye bile gerek olmayacak kadar basit aslında.
Malzemeler


  • 3 adet patates

  • bir yemek kaşığı tereyağ

  • bir su bardağı kadar süt

  • tuz,karabiber

  • sucuk sosis ve kaşar peyniri

Yapılışı



  1. Patateslerin kabuklarını soyup,küçük parçalar halinde doğrayıp,üzerine çok az çıkacak kadar su ilave edin.Patatesler haşlanırken,siz sosis ve sucuklarınızı küçük parçalar halinde doğrayın.

  2. Doğradığınız sucuk ve sosisleri yağsız tavada çok az soteleyin.

  3. Haşlanıp suyunu çeken patatesleri blender yardımı ile püre şekline getirin.Kıvamına göre az az sütü ve yağı ilave edip karıştırmaya devam edin.İçine arzunuza göre tuz ve karabiber ekleyin.

  4. Sotelenen sucuk ve sosisleri pürenin içine koyup bir kaşıkla karıştırın.

  5. Pürenizi bir borcama koyup,üzerine kaşar rendeleyin.Kaşar peyniri eriyene kadar fırında tutun.

Afiyet olsun.Gününüz,geceniz hep aydınlık ve huzurlu olsun..............

21 Kasım 2011 Pazartesi

Zeytinyağlı Pırasa

Merhaba,
Umarım haftaya güzel başlamışsınızdır.Ben,oldukça hareketli bir hafta sonu geçirdikten sonra,haftaya biraz yorgun başladım.Blogumdan birazcık da ayrı kalsam,hemen özlüyorum.Sizlerin neler yaptığını merak ediyorum.
Kış geldi dedik.O zaman kış sebzelerine,biraz biraz başlayalım.Zeytinyağlı pırasa severmisiniz bilmiyorum.Babanga ve ben çok severiz,şöyle bol limonlu güzel pişmiş bir pırasa midelerimize iyi gelir doğrusu.
Bazı arkadaşlarımla, konuştuğumuzda,pırasaya soğan koymadıklarını öğrendim.Pırasa zaten yarı soğan sayılır,soğana gerek yok dediklerinde hemen karşı çıktım.Soğansız yemek olmazzzz diye.Tabi bu benim düşüncem.
Malzemeler


  • 1 kg pırasa

  • 2 adet havuç

  • 1 adet soğan

  • bir çay bardağı pirinç

  • 1/2 su bardağı zeytinyağı

  • 1 tatlı kaşığı salça

  • tuz,1 tatlı kaşığı toz şeker

  • 1 adet limon

Yapılışı



  1. Pırasaların dış kabuklarını 2 kat ayıklayıp verev olarak,yarım parmak uzunluğunda kesin

  2. Tıraşladığınız,havuçları da verevlemesine kesin.

  3. Yemeklik doğradığınız soğanları,zeytinyağında çok az soteleyip,havuçları ilave edip sotelemeye devam edin.Salçanızı koyup şöyle bir karıştırdıktan,sonra pırasaları tencerenize koyun.Şeker,tuz,pirinç ve limon suyunu da ilave edip tencerenizin kapağını kapatın.

Ben çok fazla beyaz,yani hiç salça ya da domates konulmamış yemeği sevmiyorum.O nedenle pırasaya da çok az da olsa,salça koyuyorum.Siz isterseniz koymayabilirsiniz.Ben çok fazla düdüklü tencere kullanan biri olarak bu mis gibi pırasayı da Tefal NutriCook ile pişirdim.10 dakika içinde,pişen yemeğimi,afiyetle yedik.


Güzel ve kendinize güvenli,sağlık dolu haftalar........

17 Kasım 2011 Perşembe

Yer Fıstıklı,Çikolatalı,Yulaflı Kurabiye

Herkese iyi akşamlar,
Bu aralar bizim mutfak,tam gaz çalışıyor.Bana birşeyler oldu.Her dakika aklımda,yapmak istediğim şeyler,bir üst sıraya çıkıyor,bir alt sıraya iniyor.Fırından bir tepsi çıkıp,bir tepsi giriyor.Hani şiir yazanlar ilham bekler ya,bana da yemek perisi geldi herhalde.Durmadan kulağıma fısıldıyor '' kurabiye yap,börek yap hadi hadi ''.Kafamda yapmak istediğim bir tarif varsa,önce bir kendimi yoklarım,uygulamaya geçme hevesin kadar,şu anda uygulama enerjin var mı ?diye.Çünkü herşey tamam olsa dahi,mutfakta,yaptığım şeyi keyifle değil de biraz zoraki yapıyorsam yaptığım şey çok da lezzetli olmuyor.Yaptığın yemeğe, sevgini katmak bu olsa gerek.Eh bu ara sürekli mutfakta bir tarif uygulama isteğim,hevesim ve enerjim çok yüksek olduğuna göre bundan çıkan sonuç bütün bu tariflerin çok da lezzetli olduğudur.
Bu arada başlık dikkatinizi çekti mi bilmem.Hem yer fıstıklı,hem çikolatalı ama aynı zamanda yulaflı.Burada bir vicdan sözkonusu olmuş.Aksi halde tam bir bomba kurabiye,dinamo yani.
Şöyle kıtırlı,büsküvi formunda bir kurabiye seviyorsanız bu tam size göre.

Malzemeler


  • 1 su bardağı un

  • 3 su bardağı yulaf

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 paket vanilya

  • 1/2 çay kaşığı tuz

  • 1 su bardağı şeker

  • 1 su bardağı yer fıstığı ezmesi

  • istediğiniz kadar çikolata (ufalanmış)

  • 2 yumurta

  • 100 gr kadar eritilip soğutulmuş margarin

Yapılışı


Önce eritilmiş margarini,yumurtayı ve şekeri iyice karıştırın.Başka bir kapta yulaf,un,kabartma tozu,vanilya,tuz karışımını iyice karıştırıp,diğer kapta karıştırdığınız karışıma ekleyin.Ufaladığınız çikolataları da ilave edip,tahta bir kaşıkla iyice karıştırıp,yağlı kağıt serilmiş tepsiye belirli aralıklarla birer parça koyup 170 derecede pişirin.


Kurabiyeler pişerken evinizi saran kokuya inanamayacaksınız.


Evinizin her daim kurabiye kokması dileğiyle.......................


16 Kasım 2011 Çarşamba

Hazan

Merhaba,
Hazan,güz,sonbahar ne de hüzünlü mevsimdir.Doğanın içine kapanması,ağlaması adeta.

Dökülen yapraklar,ömrünü tamamlamış, toprağa karışmak için birer birer dallarını terk etmiş.


Gökyüzü,bulutlar biraz kızgın gibi sanki

Balıkçı kayıkları karaya çekilmiş,kediciğe barınak olmuş

Sonbaharın en güzel rengi kızıl

Kargacık nereye bakıyor acaba?


Yeşil,sarı,kızıl doğanın her rengi içiçe geçmiş.

Gözlere bayram

Bugün dışarıda yürürken,hergün geçtiğim yollarda,bu güzelliklerin çok da farkında olmadan geçip gittiğimi farkettim.


Yeşili uğurluyoruz yavaş yavaş.Belki de yakında bu dallar bembeyaz olacak.Ama içimizde ki her umut gibi ilkbahar da,tekrar yeşerecek dallar ve doğa yeniden tazelenmiş olarak içimizi ısıtacak.

Sevgiyle ve umutla.................

Macaron

Merhaba,
Macaronlar güzel görünüyor değil mi?Emin olun tadı da çok güzeldi.Piştikten sonra bu hayatta bulunma süreleri,çok ama çok kısa oldu.
Macaron yapmak ayrı bir şey bence.Özel kursları bile var.Elimde bir çok macaron tarifi var.Yapmaya niyetlendiğimden beri bununla ile ilgili bir çok püf noktası öğrendim,ama yapmak kısmet olmamıştı.Ta ki burada yazdığım gibi CARTE D'OR bize gelene kadar.
Babanga sana ikinci kere karşı geliyor gibi oluyorum ama,bazen kolay da iyi olabiliyor.Mutfağa yapmak için girdikten çok ama çok kısa bir süre sonra bu macaronlar hazırdı.
Bir şey daha söylemek istiyorum.Yapmaya niyetlendiğinizde 2 paketten yapın.Çünkü bir paket yetmeyecektir.Ya da yapınca kimseye vermeden gizlice tek başınıza yiyin.:))))


Şaka bir yana CARTE D'OR yine yapacağını yapmış tatlı serisi çok iştah açıcı.Denemediyseniz tavsiye ederim.Ben denedikçe sizlerle paylaşacağım...
Sevgiyle kalın.........

15 Kasım 2011 Salı

Tavuk Köfte ve Patates Kızartma



Merhabalar efendim.

Soğuk,yağmur,rüzgar ve işte kış.Günler su gibi geçiyor.Zaman akıp gidiyor.Bir yaz, bir kış derken ömür de bitiyor.Önemli olan güzel ve hayırlı şekilde geçmesi.Arkanızda güzel ve iyi şeyler bırakabiliyorsanız,dönüp baktığınızda gülen gözler görüyorsanız,tamam doğru yoldasınız demektir.Derler ya 3 günlük dünya diye,kalp kırmadan güzel güzel yaşayalım.Paylaşmayı bilelim,düşene yardım edelim.Bırakın değer bilmeyen bilmesin.Siz iyi olmaya devam edin.Mutlaka karşılığını göreceksiniz.

Babanga,çocuklara nasihat ederken,hep şöyle der;hiçbir şeyin kolayına kaçmayın.Zor olan iyidir.Zoru başarmaya çalışın.Ama bazen kolay olan da iyidir.Çünkü kolaydır,vaktinizi almaz,elinizi oyalamaz.Bir de hep deriz ya zararlı olan herşey lezzetli diye.Mesala kızartma.Ben çok severim niye saklayayım ki.Köfteyi ızgarada yapmak,sağlıklı ama ev halkının oyuna sununca, kızarmış köfte tercih sebebi.Philips Airfryer ile adı kızartma olup,hemen hemen hiç yağsız bu lezzetleri korkmadan tüketiyoruz.İşte bu da,kolayına kaçılarak,ama ev halkının takdirini de alarak tüketilmiş bir yemek.

Yapılışı

Tavuk kıyma,bir adet rendelenmiş soğan.galeta unu,tuz,karabiber,köri,1 adet yumurta ile iyice yoğurulup top köfteler yapıldı.Philips Airfryer'da pişirildi.Patateslerde bebenin tercihi doğrultusunda resimdeki şekilde doğranıp Airfryer'da kızartıldı!

Afiyet olsun.

Eviniz de,yüreğiniz de sıcacık olsun........

13 Kasım 2011 Pazar

Kabaklı Kiş

Merhaba,herkese keyifli ve güzel bir pazar dilerim.Pazar günü keyif günüdür aslında.Ama oldum bittim sevmem pazarları.Çünkü bir türlü,gün programlanamaz.Yemek saati değişir,uyku düzeni bozulur,ev halkı farklı saatlerde acıkır vs.Eğer evdeysem,oturamam.O nedenle en güzeli dışarı çıkmaktır.Tabii dışarıda ki trafik de canınızdan bezdirir o da ayrı bir şey.
Dün çok güzel bir gün geçirdim.Sevgili arkadaşlarımız Gülay ve İnci'nin doğumgünü bahanesiyle İnci'de toplandık.Eh biz biraraya gelince,biraz şımarıklık yapmayı kendimizde hak görüyoruz.
Akşam eve geldiğimde,tüm negatif elektriğimi atmış,midesi dolu,kafası boş bir durumdaydım.Hepiniz çok tatlısınız kızlar.Çok yaşayın emi.
Dediğim gibi bugün pazar,öğünlü yemekten ziyade bizde pazarları bu tür yiyecekler daha çok prim yapar.Sizde de öyleyse hadi mutfağa.

Malzemeler


  • 125 gr margarin

  • 2 yemek kaşığı yoğurt

  • 1 paket kabartma tozu

  • 12 yemek kaşığı un

  • 1 çay kaşığı tuz

İçi için;



  • 5 adet orta boy kabak (başka bir şey de kullanabilirsiniz mesela ıspanak)

  • 1 adet soğan

  • dereotu

  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ

  • tuz,karabiber,toz kırmızı biber

Üzeri için;



  • 1 çay bardağı süt

  • 1 paket krema

  • 1 adet yumurta

  • rendelenmiş kaşar


Yapılışı



  1. Oda ısısındaki margarin ile diğer malzemeleri iyice yoğurup,kiş hamurunuzu hazırlayın ve üzerini örterek bir müddet dinlendirin.

  2. Diğer tarafta,yemeklik doğradığınız soğanları,2 kaşık yağ ile kavurup,rendelediğiniz kabakları da ilave ederek kabaklar bıraktıkları suyu çekene kadar bir miktar pişirin.İç harcınızın içine,damak tadınıza göre,tuz,karabiber, kırmızı biber ve dereotunu ilave edin.

  3. Kişi pişireceğiniz kalıbın içini, bir miktar yağlayıp hamurunuzu bastırarak,kabın kenarlarına da yükseklik vererek yerleştirin.Çatal yardımı ile bir kaç yerinden delin ve hazırladığınız kabaklı iç harcını hamurunuzun üzerine eşit yükseklikte koyun.

  4. Üzerine koyacağınız süt ve kremayı,yumurtayı da ilave edip çırpın.Kişinizin üzerine dökün.

  5. 180 derecede pişirmek üzere fırına koyabilirsiniz artık.Fırından çıkarmadan az önce rendelenmiş kaşarı koyup,kaşarınız eridiğinde,yemek üzere fırından alın.

Afiyet olsun.Mutlu ve keyifli pazarlar...........

11 Kasım 2011 Cuma

Gül Tatlısı

Merhaba,
Sanırım artık kış geldi.Dışarısı buz gibi.Ya da içerisi çok sıcak.Market alışverişi için dışarı çıktım,dondum resmen.Allahım lütfen hasta olmayayım.İzinliyim ve gezmelere gideceğim.
Bayramda tatlı yapmak adettir.Gerçi bizlere hep bayram olduğundan,her zaman tatlı yapıyoruz ama bayram için daha bir özenerek yaptım ve bayram sabahı hazır almak yerine,ev yapımı ,el yapımı daha kıymetli olur diye anneme ve teyzeme götürdüm.Çok beğendi herkes.Hem hafif,hem de lezzetli olmuştu.Gerçi ben biraz daha şerbetli olmasını tercih ederdim ama herkes şerbetinin yeterli olduğu konusunda hem fikirdi.
Malzemeler


  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 1/2 su bardağı yoğurt

  • 1 su bardağı irmik (Ben Selvanın vanilyalı irmiğini kullandım)

  • 1 yumurta

  • 125 gr oda sıcaklığında margarin

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 yemek kaşığı sirke (tatlının ağızda dağılmasını sağlıyor.Korkmayın hiç anlaşılmıyor kokusu)

  • 1 çimdik tuz

  • 4 su bardağı un

  • vanilya (benim irmiğim zaten vanilyalı olduğu için kullanmadım)

Şerbeti için



  • 3 su bardağı su

  • 3 su bardağı şeker

  • bir kaç damla limon suyu

Önce şerbeti kaynatıp bir kenara kaldırın.Çünkü şerbet soğuk tatlı sıcak olacak.Hamuru için bütün malzemeleri,derin bir kaba koyup ele yapışmayacak,homojen bir kıvama gelinceye kadar yoğurun.Daha sonra hamurunuzdan iki parça yaratın.Birini 3-4 milim kalınlığında düz bir düzeyde merdane ile açın.Aslında o kadar güzel bir hamur ki elle bile çok rahat inceltebiliyorsunuz.Ben hamurumu,annemden bize gelen ama bir türlü geri gidemeyen,gitmeye de pek niyeti olmayan tahta hamur açma sehpasında açtım.:)


Açtığınız hamurdan çay bardağının ağzı yardımı ile yuvarlaklar oluşturun ve yukarıda görüldüğü üzere üstüste koyun.
Başlayın yuvarlakları kıvırmaya,Gördüğünüz gibi güzel bir rulo şeklini alıyor.
Bıçak yardımı ile ortadan ikiye kesin. Bir rulodan iki adet tatlı elde ediliyor böylece.Hamurunuz bitene kadar,işlemi tekrarlayın.
Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye tatlılarınızı dizin ve 170 derece altı ve üzeri kızarana kadar pişirin.Fırından çıkar çıkmaz bir kepçe yardımı ile şerbetini verin.Tepsinin üzerini örtüp,şerbeti tatlının her tarafının,eşit olarak çekmesini sağlayın.


Afiyet olsun.Ağzınız her daim tatlı,eliniz bereketli olsun..........

9 Kasım 2011 Çarşamba

CARTE D'OR BİZE BAYRAMLAŞMAYA GELDİ

Merhabalar,
Evet yanlış okumadınız CARTE D'OR bize bayramlaşmaya geldi.Hem de koca bir sepetle.İçinde neler yoktu ki.Sağolsunlar varolsunlar.Bayramda çok hoş bir sürpriz oldu bizim için.
Carte D'or ile bir gönül bağım var zaten.Blog yazmaya başladığım ilk aylarda ilk davetimi,onlardan almıştım.Çorlu'da ki fabrika gezisi için.Çok ama çok mutlu olmuştum.Kendi kendime işte blogum farkedildi diye havalara zıplamıştım neredeyse.Sevdiceğim,gülen gözlü arkadaşım Aylin'i de ilk o zaman tanımıştım.Çok keyifli bir geziydi.Gerçi daha henüz kimseyi,tanımadığım için çok hoplayıp ,zıplamamıştım.Şimdi olsa ohooo.Çok şükür bir sürü arkadaşım oldu bu sayede.


Sepet çok şık olmakla beraber içinden çıkanlar ev halkının aklını başından aldı.Siz sıraya koyun,önce hangisini yapalım dediğimde Sufle Kek ilk sırayı aldı.Macaronlar da şu anda fırında pişmekte.


Sufle Kek nasıl anlatsam çikolata tadını,beyninizin en ince kıvrımlarına kadar taşıyor.Müthiş bir lezzet.Adı üstünde Çikolata suflenin kek kılığına girmiş şekli.Piştikten sonra,fırından çıktığının 10.dakikasında daha kesmeye fırsat kalmadan olduğu yerde kaşıklanarak bebe ve Ankaralım tarafından sonsuzluğa uğurlandı.Ben olayın içinde olduğumda şanslıydım,yiyebildim.Babanganın henüz bu lezzetten haberi yok.Çünkü ona kalmadı.

Sevgi ve huzurla kalın...........

7 Kasım 2011 Pazartesi

Yumurtalı Ekmek



Merhaba,umarım bayramınız güzel ve keyifli geçiyordur

Güzel sohbetler,yemekler,tatlılar derken,aşırıya kaçmamaya da dikkat etmek gerekiyor.Benim Ankaralım da burada olunca çok şükür bizim evde çifte bayram var.Kafamda yapıp,ona yedirmek istediğim o kadar çok şey var ki.Ama çocuğun da midesi sınırlı tabi ki.Yemek yapmak kadar,yemek de çok keyifli.Hayatımızın neredeyse çok büyük bir bölümü,yemeğe ayrılmamışmıdır.En uzun sohbetler,en keyifli saatler,bir araya toplanma,bir şeyler paylaşma,hep yemek masalarında olmaz mı?Bir arkadaşımızla bile program yaparken,bir kahve içelim ya da bir yemeğe çıkalım demezmiyiz.

İşte bayram sabahı yaptığımız keyifli ve uzun kahvaltı masasında,afiyetle yediğimiz yumurtalı ekmeği de sizinle paylaşmak istedim.Hem bayat ekmeklerinizi değerlendirmek,hem de kahvaltı masanıza değişik bir tat eklemek isterseniz siz de yapın derim.

Tarife gerek yok aslında ama yine de şu kadar anlatayım ki;

Dilimlediğiniz bayat ekmeklerinizi,çırpılmış yumurtaya bulayıp,kızgın yağda kızartın.Bir peçete üzerinde fazla yağını aldırın ve sıcak sıcak servis edin.

Haydi bayram devam ediyor,ben kek yapmak için mutfağa giriyorum şimdi.

Sevgi ve coşkuyla kalın...............

5 Kasım 2011 Cumartesi

Hayırlı Bayramlar

Merhabalar,
Beklerken geldi işte bayram.Kimi tatil olduğu için,kimileri sevdiğine kavuşmak için,kimi de başka şeyler için bekledi bayramı.Her zaman derim ki bir şeyi beklemek,yaşamaktan daha heyecan vericidir.Çünkü güzel ve iyi olan herşey çabucak biter gider.Geride sadece biriktirdiğimiz anılar kalır.Umarım bu bayram da güzel anılar biriktirir,sevdiklerimiz ile güzel ve dolu dolu bir bayram yaşarız.
Ben kendi adıma bayramların o eski coşkusunu evimde yaşatmaya çalışıyorum. O bayram heyecanının kaybolmasını istemiyorum.İnsanlar telefon ile değil birbirlerine sarılarak,dokunarak kutlansın istiyorum.Küsler barışsın,uzaklar yakın olsun,sevenler birbirine kavuşsun.Bereketli güzel masalar kurulsun, doyasıya yensin sohbetler edilsin istiyorum.
Bugün arifeyi yaşadık evimizde dolmalar yaptık,bayram tatlıları yaptık,evimizi derledik toparladık.Hazırlandık bayrama.
Hepinizin mübarek kurban bayramını kutlar,sevdiklerinizle bayram coşkusunu yaşamanızı dilerim.
Bu arada yola çıkanlar,gidenler,gelenler lütfen trafik kurallarına uyun,hız yapmayın.Gideceğiniz yere biraz geç gidin,ama güle oynaya gidin.
Gönlünüz hoş,eviniz bereketli olsun.Sevdikleriniz yanınızda,sofranız dolu dolu olsun........

4 Kasım 2011 Cuma

KOSKA FIRINDA HELVA!



KOSKA’dan soğuyan havalarda içinizi ısıtacak yepyeni lezzet

KOSKA FIRINDA HELVA!

Türk mutfağının vazgeçilmez tatlısı helvanın değişmez adresi KOSKA yepyeni bir lezzetle karşınıza çıkıyor. Soğuyan havalarda içinizi ısıtacak “KOSKA Fırında Helva” sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmez tadı olacak.

Geleneksel lezzetlerin modern yorumcusu KOSKA, sofralarınıza vazgeçemeyeceğiniz yepyeni bir lezzet sunuyor. Soğuk kış aylarının giderek yaklaştığı günlerde içinizi ısıtacak KOSKA Fırında Helva; alıştığınız helva kültürüne farklı bir yorum getiriyor.

1 Kasım 2011 Salı

Adıyaman Kebabı

Yeniden merhaba,
Bayrama geri sayım başladı.Size de oluyor mu bilmem ama ben hala bayram öncesi heyecanlanırım.Evde bir telaş olur.Mutfak son hız çalışır.Sanki başka zaman,çalışmazmış gibi.Ama nedense,onun telaşı bir ayrı oluyor.Bu sanırım annemin bize aşıladığı bir duygu.Bayramlar çok özeldir.Sabah öyle geç saate kadar yatılmaz,bayram kahvaltısı genelde tüm ailenin toplanmasıyla,annemde yapılır.Orası merkez üs durumundadır.Büyük,küçük herkes orada bayramlaşır.Daha sonra,herkes programı dahilinde dağılır.Kısacası çok şükür keyifli olur bayramlar.Allah sağlık ve huzurlu bayramlar nasip etsin hepimize.

Bu tarifimi de patlıcanın sonlarına yetiştireyim dedim.Arzu ederseniz deneyin.Çok hafif ve değişik bir tarif.Lezzetinden şüpheniz olmasın orası kesin zaten.Ben de tarifi Cafe Pepelada görmüştüm.


Malzemeler



  • 1/2 kg tavuk kıyma

  • 6 adet orta boy patlıcan

  • 1 yumurta

  • 1 su bardağı galeta unu

  • tuz,karabiber,köri

  • kaşar peyniri

Yapılışı



  1. Patlıcanları Philips Airfryer'da közledim.Sizde yoksa,ocakta ya da fırında yapabilirsiniz.

  2. Kabuklarını soyup,bütünlüğünü bozmadan bir kenarda beklemeye alın.

  3. Tavuk kıymasını ve tüm malzemeleri,köfte yapar gibi bir araya getirip iyice yoğurun.

  4. Mutfak tezgahının üzerine alüminyum folyodan bir parça koparıp serin ve onun üzerine yoğurduğunuz köfte harcından bir miktar koyup elinizle biraz açarak,üzerine bir adet patlıcanı koyun.Alüminyum folyonun ucunu kaldırarak köfte harcı ile patlıcanı kaplayın.Burada alüminyum folyoyu sadece köfte harcını,patlıcanların etrafına kolayca sarmak için kullanıyoruz.Yani patlıcanların pişme aşamasında folyo kullanmıyoruz.

  5. Bütün patlıcanlara aynı işlemi uygulayıp,bir borcama dizin.üzerlerine bir fırça yardımı ile bir miktar sıvıyağ sürün ve 170 derece fırında yine arada üzerlerini fırça ile yağlayarak pişirin.Fırından çıkarmadan az önce rendelenmiş bir miktar kaşar koyup,kaşar peyniri eridiğinde,fırından çıkarın.

İster bütün olarak,isterseniz dilimleyerek servis edin.Bunu tavuk kıyması ile yaptığınız gibi normal kıyma ile de yapabilirsiniz.Tercih sizin.Ben yanında yine AirFryer'de kızaran patates ile servis ettim.


Bu arada Bumerang en tarz blog için oylarınızı bekliyorum.Sitemin sağ üst köşesinde Oy ver butonunu tıklayarak oy verebilirsiniz


Sevgi ve huzur yüreğinizden hiç eksik olmasın..........................

Blog Widget by LinkWithin