Yeni Adresimiz Kendimceyemek.com

Merhabalar..

Uzun süredir kendimceyemek.blogspot.com adresinden yazılarımı paylaştığım bloguma artık www.kendimceyemek.com adresinden devam edeceğim.

Yeni adresimizi Sık Kullanılanlara eklemeyi unutmayınız.

Ayrıca altta ki Google+ sayfamızı da beğenerek tariflerimi ve yazılarımı Google+ üzerinden de takip edebilirsiniz.


4 Ocak 2011 Salı

Lor Tatlısı


Soğuk ve yağmurlu bir İstanbul akşamından herkese merhaba,
Meteroloji yarın çok daha soğuk olacağını söylüyor.Allah dışarıda çalışanlara,gidip sığınacak evi olmayanlara yardım etsin.
Yeni yılın ilk tarifi tatlı olsun istedim.Tatlı başlayalım yeni yıla ve hep tatlılıkla geçirelim inşallah.
Hep güzellikler ve iyilikler bizi bulsun kalbimiz sevgi ve coşkuyla dolsun.Ağzımız tatlı evimiz bereketli olsun.Vücudumuzdan sağlık cebimizden para eksik olmasın deyip yeni yıl duamızı ettikten sonra tarifimize geçebiliriz.
Hep dediğim gibi bizim evden tatlı eksik olmaz pek herkes bir tatlı canavarıdır.Bu durumda ben de hep bir arayış içinde olurum acaba ne yapsam diye. Bu tatlıyı da size rahatlıkla gönülden tavsiye ederim.O kadar hafif bir tatlı oldu ki.
Malzemeler
  • 250 gr tatlı lor
  • 1 su bardağı irmik
  • 2 yumurta
  • 3 yemek kaşığı un
  • 100 gr margarin
  • 1 paket kabartma tozu
  • bir limonun kabuğunun rendesi
  • vanilya
  • ceviz

Şerbeti için

  • 3 su bardağı şeker
  • 2.5 su bardağı su

Derin bir kabın içine loru ve margarini koyup iyice karıştırın.Lorlar iyice ezilsin.Yumurtaları ve irmiği ilave edip karıştırmaya devam edin.Unu ,kabartma tozunu,limon kabuğu rendesini vanilyayı koyup iyice yoğurup ceviz büyüklüğünde yuvarlayın az yağlanmış tepsiye dizip üzerlerine cevizleri koyun ve 180 derecede pembeleşene kadar pişirin.

Bu arada şerbetinizi bu işlemi yapmadan önce kaynatın.Tatlılar fırından çıkar çıkmaz ılık şerbeti tatlıların üzerine gezdirin.

Afiyet olsun ağzınız hep tatlı olsun sevgiyle kalın............

2 Ocak 2011 Pazar

Kahve Dünyasından Darüşşafaka Kahve Bardağı

Herkese tekrar sağlıklı ve mutlu yıllar dileyerek başlamak istiyorum.Bütün güzel yorumlarınıza,attığınız mesajlara ve telefon eden tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.Sağolun varolun.İyi ki ben bir blogerım,iyi ki bir blogum var diye herzaman ki gibi çok mutlu oldum.
Yılbaşında aldığım en güzel hediye buydu belki de sağolsun Kahve Dünyası çok güzel bir kahve kupası göndermiş ama asıl önemli olan Kahve dünyasının başlattığı bu sosyal sorumluluk projesi.Darüşşafaka'ya destek amacıyla başlatılan bu projede kupaların üzerinde ki desenler Darüşşafaka'lı öğrencilerin resimlerinden oluşuyor.Bu daha da anlamlı.Neticede bu projede kahve dünyası bu amaçla kendi logosu ile de kupa satabilirdi.Ama o çocukların çizdiği resimlerin bu kupalara motif olması çok daha anlam katıyor olaya.Neticede her bir kupa ayrı bir renk ayrı bir çocuk kalbini temsil ediyor.O küçücük dünyaların hayalleri,umutları bu kupalarda insanlara ulaşıyor.Aldığınız her kupanın geliri de Darüşşafaka'ya bu çocuklara yardım olarak geri dönüyor.


Bildiğiniz gibi Darüşşafaka babasını kaybetmiş başarılı çocukları okutan destek olan en köklü sivil toplum örgütlerinden biri.

Sizlerin alacağınız her kupa hem hediye ettiğiniz kişiyi hem de elde edilecek gelir ile bu çocukları mutlu edecektir.Bir kupa ile ne olur demeyin haydi bir tane de siz alın küçük de olsa bir katkı sağlayın.O çocuklar hepimizin unutmayalım.Küçücük bir kartopu yuvarladığınız zaman bir çığa dönüşür yeter ki isteyin ve harekete geçin.

Herkese yeni yılın ilk haftası güzellikler ve bereketle gelsin.


Sevgiyle ve güzelliklerle kalın................

29 Aralık 2010 Çarşamba

Mutlu Yıllar

Yarın muhtemelen işten gelince zamanımı mutfakta geçireceğim için yeni yılınızı şimdiden kutlamak istedim.
Bazı insanlar bizim geleneklerimizde yeni yıl kutlaması yok deyip eleştirilerde bulunuyor.Bunun nesi kötü olabilir ki?Yeni yıl deyince aklınıza ne geliyor?
Benim aklıma kocaman sofralarda toplanmış aile bireyleri,sevdiklerim ,küçük hediyeleşmeler,masa başında edilen sohbetler,güzel dilekler,bol bol yenilen yemekler,türlü yiyeceklerle donatılmış masalar,edilen danslar ve belki de en önemlisi karşılıklı dilenen iyi ve samimi güzel dilekler geliyor.
Yeni yıl demek yeni umutlar,yeni beklentiler demek.Belki de geçmişte yaşanan sıkıntıların bittiğine inanıp yeni tertemiz bir başlangıca merhaba demek.Sevgi demek,yapmak istediklerini gözden geçirmek demek,yapılan hataları tekrarlamamak üzere kendine verilen sözler demek.

O nedenle ben bütün bu güzel duyguları yeni yıla girerken yaşamak istiyorum.Şimdiden hepinizin yeni yıla mutlu ve sağlıklı girmesini diliyorum.

Allah herbirimize,ülkemize,tüm insanlara hayırlı ve güzel bir yıl nasip etsin inşallah.Yüzümüzden gülümseme,kalbimizden sevgi ve hoşgörü,cebimizden para,vücudumuzdan sağlık,evimizden huzur ve bereket eksik olmasın.Herkeslerin işi rast gitsin herkesin gönlünde ki gerçek olsun.

Sevgiyle ve umutla kalın,mutlu olun, olun ki mutlu edin...............

28 Aralık 2010 Salı

Tarhana (Bayat Ekmek Paparası)

Herkese merhaba,Soğuk ve yağmurlu bir İstanbul akşamı.Kış bir geliyor bir gidiyor.Biz de bu havalara ayak uydurmaya çalışıyoruz.Yeni yıla sadece 3 gün kaldı.Heryer tıklım tıklım, ışıl ışıl.Herkes için iyiliklerle,bolluk ve bereketle dolu sağlıklı ve huzurlu bir yıl olsun inşallah.

Çorbanın kültürümüzde ne büyük yeri vardır değil mi?Konuşurken çoğu zaman çorba parası deriz,çorbada bizim de tuzumuz olsun deriz çorbamız kaynıyor işte deriz.Şükürü,yardımlaşmayı,kazancı çorba ile ifade ederiz.Erkeklerin de çorbaya ayrı bir sevgisi vardır ayrıca.Pek çoğu biz kadınların tersine sabah kahvaltı da çorba içmeyi sever.Acaba bu askerliklerini yaptıkları zamandan kalan bir alışkanlıkmıdır?

Herneyse benim bu tarifimde çok ama çok basit fakat hem çok yararlı (bayat ekmekleri değerlendirmek açısından) hem çok kolay,hem de çok lezzetli.Denemenizi öneririm.Ben evde normalden fazla tüketemeyeceğimiz ekmek olduğunda bunu yapar hem ekmekleri değerlendirir hem de ev halkını sevindiririm.
Tarif etmek gerekirse;
Bayat ekmeklerinizi küçük lokmalar halinde büyük bir tepsiye doğrayın.Pişirdiğiniz tarhana çorbasını bu ekmekleri ıslatacak şekilde tepsiye dökün.Üzerine tereyağında pişirdiğiniz sucukların içerisine biraz kırmızı biber ekleyerek ekmeklerin üzerine gezdirin.
Afiyet olsun yüreğiniz sevgiyle dolsun...........

26 Aralık 2010 Pazar

Mübarek Tatlı Aşure

Aşure gerçekten mucize bir tatlı.Bana göre bereket,dostluk,paylaşım demek.Allah kısmet ettikçe her sene aşure ayında yapmayı kural edindiğim bir tarif.Çünkü bereketine çok inanıyorum.
Bu aşureyi yaparken de tencere başında dua ederek karıştırdım.Dedim ki Allahım bu tatlıyı bereketli kıl yiyene de,evine girene de şifa ve mutluluk ver.İşlerine ve evlerine bereket ve huzur ver,sağlıklı uzun ömürler nasip et.
İnşallah seneye tekrarı nasip olur.Aslında aşure ayı dışında da yapılabilir zor bir tatlı değil fakat el oyaladığı için mi bilinmez diğer zamanlar çok sık yapılmaz.
Tabir-i caizse neredeyse kazanla yaptım koca bir tencere komşulara aileme elimin yetiştiği kadar dağıttım Allah kabul etsin inşallah.Daha az yapmak isterseniz vereceğim ölçünün yarısı kadar yapabilirsiniz.
Malzemeler
  • 1 kg buğday
  • 5 su bardağı fasulye
  • 5 su bardağı nohut
  • 1 su bardağı pirinç
  • 4 su bardağı süt
  • 1 su bardağı kuru üzüm
  • 1 su bardağı küçük küçük kesilmiş kuru kayısı
  • Şeker (ağız tadınıza göre)
  • 1 fiske tuz

Bir gece önceden iyice ayıklayıp ova ova yıkadığım buğdayı düdüklümde haşladım.Yine bir gece önce fasulye ve nohutumu da haşlayıp hazır ettim.Ertesi sabah koca tencereme boşalttığım buğdayımı sıcak su ile biraz açtım.İçerisine nohutu,fasulyeyi ve pirinci ekledim.Sütümü ilave ettikten sonra kaynamaya bıraktım.Ben aşureyi ne kalıp şeklinde çok katı ne de çok sulu sevmiyorum.Zaten pişerken biraz sulu gibi gözüksede kaselere boşalttıktan sonra soğuyunca biraz daha koyulaşıyor.

Aşure kaynarken üzümleri ve kayısıyı da koyarak iyice dipten karıştırdım.En son şekerini verip kaselere boşalttım.Şeker ölçüsü vermedim.Çünkü herkesin tatlıdan anladığı farklıdır.Kimi tatlıyı çok tatlı kimi daha az tatlı sever.

En son üzerini dövülmüş ceviz ve fındık,tarçın çok küçük kesilmiş kayısı,kuru incir,nar kuş üzümü ile süsledim.

Afiyet olsun,yiyene şifa olsun can olsun inşallah Herkese 2010 yılının şu son haftasında güzellikler ve iyilikler diliyorum.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın.......................

23 Aralık 2010 Perşembe

Kuru Domatesli Bulgur Pilavı

Hala 4. Blog Yazarları buluşmasının verdiği keyifi yaşıyorum.Günlük hayatın koşturmacası içindeyken aslında insan ne çok şeyi atlayıp es geçiyor.Oysa ki hayat çok kısa her gün,her saat,her saniye değerli.Bu nedenle yaşadığımız her andan keyif almaya çalışmamız lazım ama olmuyor işte bir koşturmaca bir stres,bir yarış nereye ,niçin diye sormak ve hayatı biraz yavaşlatmak geliyor içimden.Geliyor gelmesine de hayat dolu dizgin gidiyor.
Ondan olsa gerek bu buluşmalar altın değerinde.Orada kim olduğunuz,ne iş yaptığınız,kaç yaşında olduğunuzun bir önemi yok sadece dostluk ve ortak bir keyif var.Haksızmıyım?

Tarifimize gelince
Malzemeler


  • 1 adet kuru soğan

  • 2 diş sarımsak

  • tereyağ

  • biraz kurutulmuş domates (7 -8 adet)

  • 2 adet sivri biber

  • 2 su bardağı bulgur

  • varsa 3 bardak et yada kemik suyu yoksa su

  • tuz

Tencereye yemeklik doğradığımız soğanları ve sarımsağı koyup yağ ile biraz öldürelim.İçerisine doğranan sivri biberleri ve biraz sıcak suda bekletip yumuşatılan kuru domatesleri doğrayıp ilave edelim.Ayıklayıp yıkadığımız bulguru ilave edip tuzunu ve suyunu verelim.Kısık ateşte suyunu çektirdikten sonra demlenmeye bırakalım.


Sağlıkla mutlu kalın..................


Blog Widget by LinkWithin