Yeni Adresimiz Kendimceyemek.com

Merhabalar..

Uzun süredir kendimceyemek.blogspot.com adresinden yazılarımı paylaştığım bloguma artık www.kendimceyemek.com adresinden devam edeceğim.

Yeni adresimizi Sık Kullanılanlara eklemeyi unutmayınız.

Ayrıca altta ki Google+ sayfamızı da beğenerek tariflerimi ve yazılarımı Google+ üzerinden de takip edebilirsiniz.


Google+ Sayfamız

29 Aralık 2010 Çarşamba

Mutlu Yıllar

Yarın muhtemelen işten gelince zamanımı mutfakta geçireceğim için yeni yılınızı şimdiden kutlamak istedim.
Bazı insanlar bizim geleneklerimizde yeni yıl kutlaması yok deyip eleştirilerde bulunuyor.Bunun nesi kötü olabilir ki?Yeni yıl deyince aklınıza ne geliyor?
Benim aklıma kocaman sofralarda toplanmış aile bireyleri,sevdiklerim ,küçük hediyeleşmeler,masa başında edilen sohbetler,güzel dilekler,bol bol yenilen yemekler,türlü yiyeceklerle donatılmış masalar,edilen danslar ve belki de en önemlisi karşılıklı dilenen iyi ve samimi güzel dilekler geliyor.
Yeni yıl demek yeni umutlar,yeni beklentiler demek.Belki de geçmişte yaşanan sıkıntıların bittiğine inanıp yeni tertemiz bir başlangıca merhaba demek.Sevgi demek,yapmak istediklerini gözden geçirmek demek,yapılan hataları tekrarlamamak üzere kendine verilen sözler demek.

O nedenle ben bütün bu güzel duyguları yeni yıla girerken yaşamak istiyorum.Şimdiden hepinizin yeni yıla mutlu ve sağlıklı girmesini diliyorum.

Allah herbirimize,ülkemize,tüm insanlara hayırlı ve güzel bir yıl nasip etsin inşallah.Yüzümüzden gülümseme,kalbimizden sevgi ve hoşgörü,cebimizden para,vücudumuzdan sağlık,evimizden huzur ve bereket eksik olmasın.Herkeslerin işi rast gitsin herkesin gönlünde ki gerçek olsun.

Sevgiyle ve umutla kalın,mutlu olun, olun ki mutlu edin...............

28 Aralık 2010 Salı

Tarhana (Bayat Ekmek Paparası)

Herkese merhaba,Soğuk ve yağmurlu bir İstanbul akşamı.Kış bir geliyor bir gidiyor.Biz de bu havalara ayak uydurmaya çalışıyoruz.Yeni yıla sadece 3 gün kaldı.Heryer tıklım tıklım, ışıl ışıl.Herkes için iyiliklerle,bolluk ve bereketle dolu sağlıklı ve huzurlu bir yıl olsun inşallah.

Çorbanın kültürümüzde ne büyük yeri vardır değil mi?Konuşurken çoğu zaman çorba parası deriz,çorbada bizim de tuzumuz olsun deriz çorbamız kaynıyor işte deriz.Şükürü,yardımlaşmayı,kazancı çorba ile ifade ederiz.Erkeklerin de çorbaya ayrı bir sevgisi vardır ayrıca.Pek çoğu biz kadınların tersine sabah kahvaltı da çorba içmeyi sever.Acaba bu askerliklerini yaptıkları zamandan kalan bir alışkanlıkmıdır?

Herneyse benim bu tarifimde çok ama çok basit fakat hem çok yararlı (bayat ekmekleri değerlendirmek açısından) hem çok kolay,hem de çok lezzetli.Denemenizi öneririm.Ben evde normalden fazla tüketemeyeceğimiz ekmek olduğunda bunu yapar hem ekmekleri değerlendirir hem de ev halkını sevindiririm.
Tarif etmek gerekirse;
Bayat ekmeklerinizi küçük lokmalar halinde büyük bir tepsiye doğrayın.Pişirdiğiniz tarhana çorbasını bu ekmekleri ıslatacak şekilde tepsiye dökün.Üzerine tereyağında pişirdiğiniz sucukların içerisine biraz kırmızı biber ekleyerek ekmeklerin üzerine gezdirin.
Afiyet olsun yüreğiniz sevgiyle dolsun...........

26 Aralık 2010 Pazar

Mübarek Tatlı Aşure

Aşure gerçekten mucize bir tatlı.Bana göre bereket,dostluk,paylaşım demek.Allah kısmet ettikçe her sene aşure ayında yapmayı kural edindiğim bir tarif.Çünkü bereketine çok inanıyorum.
Bu aşureyi yaparken de tencere başında dua ederek karıştırdım.Dedim ki Allahım bu tatlıyı bereketli kıl yiyene de,evine girene de şifa ve mutluluk ver.İşlerine ve evlerine bereket ve huzur ver,sağlıklı uzun ömürler nasip et.
İnşallah seneye tekrarı nasip olur.Aslında aşure ayı dışında da yapılabilir zor bir tatlı değil fakat el oyaladığı için mi bilinmez diğer zamanlar çok sık yapılmaz.
Tabir-i caizse neredeyse kazanla yaptım koca bir tencere komşulara aileme elimin yetiştiği kadar dağıttım Allah kabul etsin inşallah.Daha az yapmak isterseniz vereceğim ölçünün yarısı kadar yapabilirsiniz.
Malzemeler
  • 1 kg buğday
  • 5 su bardağı fasulye
  • 5 su bardağı nohut
  • 1 su bardağı pirinç
  • 4 su bardağı süt
  • 1 su bardağı kuru üzüm
  • 1 su bardağı küçük küçük kesilmiş kuru kayısı
  • Şeker (ağız tadınıza göre)
  • 1 fiske tuz

Bir gece önceden iyice ayıklayıp ova ova yıkadığım buğdayı düdüklümde haşladım.Yine bir gece önce fasulye ve nohutumu da haşlayıp hazır ettim.Ertesi sabah koca tencereme boşalttığım buğdayımı sıcak su ile biraz açtım.İçerisine nohutu,fasulyeyi ve pirinci ekledim.Sütümü ilave ettikten sonra kaynamaya bıraktım.Ben aşureyi ne kalıp şeklinde çok katı ne de çok sulu sevmiyorum.Zaten pişerken biraz sulu gibi gözüksede kaselere boşalttıktan sonra soğuyunca biraz daha koyulaşıyor.

Aşure kaynarken üzümleri ve kayısıyı da koyarak iyice dipten karıştırdım.En son şekerini verip kaselere boşalttım.Şeker ölçüsü vermedim.Çünkü herkesin tatlıdan anladığı farklıdır.Kimi tatlıyı çok tatlı kimi daha az tatlı sever.

En son üzerini dövülmüş ceviz ve fındık,tarçın çok küçük kesilmiş kayısı,kuru incir,nar kuş üzümü ile süsledim.

Afiyet olsun,yiyene şifa olsun can olsun inşallah Herkese 2010 yılının şu son haftasında güzellikler ve iyilikler diliyorum.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın.......................

23 Aralık 2010 Perşembe

Kuru Domatesli Bulgur Pilavı

Hala 4. Blog Yazarları buluşmasının verdiği keyifi yaşıyorum.Günlük hayatın koşturmacası içindeyken aslında insan ne çok şeyi atlayıp es geçiyor.Oysa ki hayat çok kısa her gün,her saat,her saniye değerli.Bu nedenle yaşadığımız her andan keyif almaya çalışmamız lazım ama olmuyor işte bir koşturmaca bir stres,bir yarış nereye ,niçin diye sormak ve hayatı biraz yavaşlatmak geliyor içimden.Geliyor gelmesine de hayat dolu dizgin gidiyor.
Ondan olsa gerek bu buluşmalar altın değerinde.Orada kim olduğunuz,ne iş yaptığınız,kaç yaşında olduğunuzun bir önemi yok sadece dostluk ve ortak bir keyif var.Haksızmıyım?

Tarifimize gelince
Malzemeler


  • 1 adet kuru soğan

  • 2 diş sarımsak

  • tereyağ

  • biraz kurutulmuş domates (7 -8 adet)

  • 2 adet sivri biber

  • 2 su bardağı bulgur

  • varsa 3 bardak et yada kemik suyu yoksa su

  • tuz

Tencereye yemeklik doğradığımız soğanları ve sarımsağı koyup yağ ile biraz öldürelim.İçerisine doğranan sivri biberleri ve biraz sıcak suda bekletip yumuşatılan kuru domatesleri doğrayıp ilave edelim.Ayıklayıp yıkadığımız bulguru ilave edip tuzunu ve suyunu verelim.Kısık ateşte suyunu çektirdikten sonra demlenmeye bırakalım.


Sağlıkla mutlu kalın..................


21 Aralık 2010 Salı

4. Blog Yazarları Buluşması

4.Blog yazarları buluşmamızı Kalamış Moss Marine Cafe'de çok güzel bir şekilde gerçekleştirdik.Sağolsun etkinlik komitesi herşeyi o kadar güzel organize etmişti ki.Tek kelimeyle herşey mükemmeldi.Sevgili Aylin'ime,Cihan Kaloğlu ve Seviye Kaloğlu'na,Serap Yücesoy'a bir kez daha çok teşekkür ederim.
Yeni Yıl temalı buluşmamızda masaların dizaynı çok zarifti.Dışarıda deli gibi yağmur yağarken biz keyifle Yasemin Sungur'u dinleyip sıcacık çaylarımızı yudumladık.

Hatta bir ara İnciye dışarısını gösterip çok yağmur yağıyor dediğimde şimdi onu düşünüp keyfimi bozamam dedi.Yani o kadar güzel zaman geçirdik.

Açık büfe kahvaltıda yok yoktu.Herşey çok lezzetliydi.Fakat yemeğe o kadar kendimizi kaptırmışız ki fazla resim çekemedim.


Kahvaltı için hazırlanan yiyeceklerden bazılarını resimleyebildim sadece

Zaten o kadar çok konuştum ki aslında çok yedim derken düşündüm de şimdi resimlere tekrar bakınca pek çok şeyden de yememişim

Çeşit bol olunca insanın gözü de doyuyor

Sohbet çok ama çok güzeldi.Yaseminle tam da şöyle konuştuk kendimiz için yaptığımız en güzel şey bir blog sahibi olmaktı

Blogum sayesinde o kadar güzel insan tanıyıp arkadaş oldum ki sadece bu bile yeterli. Zaman su gibi akıp gitti nasıl geçti anlamadık.Pek çok sponsor vardı ve pek çok hediye dağıtıldı.

Bu arada yemek blogu olarak bazılarımız birşeyler götürüp marifetlerimizi sergiledik daha ziyade hep yapıp blogumuzda resimlediğimiz lezzetlerden hiç olmazsa bir tanesini arkadaşlarımıza tattırma şansımız oldu.Şu resimde gördüğünüz vişne soslu cheescake benim elimden çıktı.

Yiyen arkadaşlar sağolsunlar çok beğendiklerini söylediler.Bu da o gün benim için en büyük ödül oldu.
Sabırsızlıkla 5. buluşmayı beklemeye başladık bile.Herkese hem katılan,hem organize eden herkese bir kez daha bu güzel duyguları yaşattıkları ,varlıkları dostlukları,gülen yüzleri için kocaman teşekkürler.


Sevgiyle dostlukla kalın................

19 Aralık 2010 Pazar

Canım Köfte Çekti

Cuma günü tam iş çıkışı bir köfte sohbeti açıldı.Zaten karnım acıkmış.Bir de haftanın son iş günü bitmiş.Onun da verdiği bir hisle hadi dedim babangaya telefonda köfte yemeye gidelim.
Hava buz ama kim takar.Ben takarım ama soğuğu değil babangayı koluma.En yakın en lezzetli köfte nerde araştırması da yapıp şöyle ayaküstü.Maltepe sahilde aldık soluğu.

Islama köfte yanına piyaz şöyle bol acı biberle.Ohh şükürler olsun karnım doydu.Ama köftenin yanında babanga ile edilen sohbet de bunda çok etkiliydi.

Herhalde insanlar da şaraplar gibi yıllandıkça,edilen sohbetler,birlikte geçirilen zamanlar daha bir keyifli ve değerli oluyor.

Çayımızı da içtik.

Artık kalkalım hesabı alabilirmiyiz?.....


Herkese sağlıklı ve keyifli haftalar sevgiyle ve mutlulukla kalın....

18 Aralık 2010 Cumartesi

Kahve Dünyasından Yeni Lezzet Bonte

Kahve Dünyası Şaşırtmaya Devam Ediyor! Sürprizler Bitmedi!..

“bu kadar da lezzetli olmaz ki!..”

KAHVE DÜNYASI’NDAN YEPYENİ BİR LEZZET BONTE

Çikolatalı Atıştırmalık
Çeşit Çeşit Lezzet BONTE…

Hem Bitter Çikolatalı, Hem Sütlü Çikolatalı; Hem De Portakallı Çikolatalı…

Çıtır çıtır, ağızda dağılan yapısı bu kadar da lezzetli olmaz ki dedirtiyor!..

Kahve Dünyası çikolata koleksiyonuna yepyeni bir lezzet katıyor: Çikolatalı atıştırmalık BONTE…Bitter, sütlü, bitter-sütlü portakallı çeşitleri ve ağızda dağılan yapısı ile yepyeni bir atıştırmalık tutkusu olarak konumlanan BONTE; 50, 80 ve 200 gr’lık paketleriyle 7’den 70’e lezzet tutkunlarının tadına doyulmaz lezzeti olmaya aday…

Kahve Dünyası tarafından özel olarak geliştirilen BONTE, tadına bakanın vazgeçemeyeceği bir alışkanlık olarak tanımlanıyor… Lezzet dünyasına yepyeni bir keşif olarak katılan BONTE: Hem hafif...Hem çıtır çıtır…Hem çeşit çeşit…Hem vitaminli…Hem de Kahve Dünyaları’nda…

Çalışırken, okurken, sinemadayken, vapurdayken, yoldayken, yürürken, maç izlerken, tv seyrederken size de çikolatalı atıştırmalık “BONTE-molası” gerek!

Sizin hiç bir kova çikolatanız oldu mu?Sağolsun Kahve Dünyası sayesinde benim oldu.Gerçekten süper bir lezzet insan yemeye başladımı duramıyor çıtır çıtır gidiyor.Çikolata kovası bütün gece elden ele dolaştı.Bizi böyle bir lezzetle tanıştırdığı için Kahve Dünya'sına teşekkürler.

Herkese keyifli mutlu ve sağlıklı bir hafta sonu dilerim.

Sevgiyle dostlukla kalın........................

16 Aralık 2010 Perşembe

Patlıcan ve Biber Kızartma (Soslu)

Biliyorum her sebzeyi ve meyveyi kendi mevsiminde yemek gerekir.Kızartma çok sağlıklı bir yiyecek değildir.
Ama arada bir yemek gerekir çünkü bunlar hayatın tadıdır güzelliğidir.Biz yemeye doyamadık vallahi.
Sadece üzerinin sosunu tarif edeyim.
Çok az sıvıyağda çok ince doğranmış sarımsaklar biraz öldürülüp rendelenen domates konulur.Domates biraz suyunu çekince biraz tozşeker biraz tuz ve bir ya da iki yemek kaşığı sirke ilave edilip kızartıp fazla yağını kağıt havluya çektirdiğiniz kızartmanın üzerine boylu boyunca serilir.

Afiyet olsun sevgiyle sıcacık kalın............................

15 Aralık 2010 Çarşamba

Zeytinyağlı Pırasa

Herkese merhaba,
Buz gibi bir İstanbul,bebemin hevesle kar beklentisi Ankaralımın kara doymuş duyguları arasında akıp giden bir hafta daha.Yılbaşına şurada ne kaldı.Yeni umutlar,güzel beklentiler,iyi dilekler,çok şükür sıcacık bir ev,kupamda kah kahvem kah bitki çayım daha ne olsun.
Pırasaların bir kısmı bükmede kullanılınca geriye kalanlar da zeytinyağlı olmak üzere tencerede yerini almıştı.Çok kısa sürede midede de.

Kısaca tarif etmek gerekirse.
Bir kaç kat soyulup verevlemesine kesilen ve iyice yıkanan pırasalar bir kenarda dinlendirilirken :)
Nutri Cook akıllı tencereme bir adet soğanı yemeklik doğrayıp,soyup doğradığım havuçlarla beraber zeytinyağında bir miktar kavurdum.İçerisine dinlenen pırasaları koyup tencerede şöyle bir çevirdikten sonra 1 tatlı kaşığı kadar salça ilave edip yarım limon suyu, biraz toz şeker ve tuz ile tatlandırdım.İki üç yemek kaşığı kadar pirinci ve çok az suyunu koyup 10 dakika pişirdim.

Bazıları pırasa zaten soğan sayılır deyip bu yemeğe soğan koymaz ama ben soğanın her yemeğe ekstra lezzet kattığını düşündüğüm için koyarım.
Yine zeytinyağlı pırasaya salça konulmaz diye arkadaşlarımda var ama bizim ev halkı beyaz yemeğe çok sıcak bakmadığı için ben çok az salça ile renklendiririm tercih sizin.

Sevgiyle ve sağlıkla mutlu kalın.................

12 Aralık 2010 Pazar

Pırasalı Bükme

Çocukluğumda köye gittiğimizde kocaman avlunun içindeki evin arkasındaki topraktan yapılma ocakların başında yengeler teyzeler bir yandan hamur yoğurur bir yandan pişirirlerdi.Bu köye mahsus bir misafir ağırlama şekliydi.Bize siz şehirde böyle şeyler yiyemiyorsunuzdur derlerdi.Açıkçası o zamanlar bu değerlerin çok da farkında değildim.Ama artık biliyorum ki gerçekten o lezzette bir şey yemedim buralarda.O marifetli ellerden imece usulü çıkan odun ateşinde pişen ocaktan çıktığında elimize tutuşturdukları böldüğünüzde içinden sıcacık dumanlar çıkan mis gibi bükmeler,hamur işleri hala hafızamda.
Çok şükür en azından hafızamda böyle anılarım var tadı hala damağımda tatlar var.O teyzelere ne mi oldu bazısı rahmetli bazısı da o kadar yaşlandı ki artık böyle şeyler yapacak dermanları yok.Ama o ocaklar o avlu ve evler hala duruyor.Gidemesek de orada bizim çok güzel bir köyümüz var .İçinden su geçen yemyeşil buram buram köy kokan Yapağlı,benim köyüm

Malzemeler


  • 2-3 adet pırasa

  • peynir

  • tuz

  • karabiber kırmızı toz biber

  • 1 yumurta

  • un

  • 3 yemek kaşığı yoğurt

  • 1 çay bardağı sıvıyağ

  • 1/2 çay bardağı su

Yapılışı


İnce ince doğranmış pırasayı sıvıyağda biraz öldürüp yumuşayınca içerisine istediğiniz türde peyniri ilave edin.Biraz tuz karabiber toz kırmızı biber (acı seviyorsanız acı biber tercih edin daha güzel oluyor) ile tatlandırın ve soğumaya bırakın.


Diğer tarafta sıvıyağ su yumurta bir çay kaşığı kadar tuz ile unu az az ilave ederek bir hamur tutun hamur çok katı olmayacak toparlanacak kıvamda olacak.Hazırladığınız hamurları bezelere ayırın sanki poğaça yapar gibi elinizle biraz açarak hazırladığınız içten koyup istediğiniz şekilde kapatın ve yağladığınız tepsiye dizin.Üzerlerine yumurta sarısı,çok az sıvıyağ çok az su karışımından sürün.180 derecede ısıttığınız fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.


Elbette bu anlattığım bükmelere benzemez odun ateşinde pişen o muhteşem tadı vermez.Ama bir nebze de olsa benim nefsimi köreltti ağızda dağılan güzel bir lezzet oldu.


Afiyet olsun sevgiyle ve sağlıkla kalın........


Herkese hayırlı,bereketli ve keyifli bir hafta dilerim.


9 Aralık 2010 Perşembe

Sütlaç

Sütlaç sütlü tatlıların babası bence.Tatlı deyince en basitinden belki ilk akla gelen,genelde herkesin sevdiği ve yediği bir tatlı.Daha önce de vermişim tarifi ama tazeleyeyim dedim .
Malum Aysun Hanımın sütü ile yapılınca tadı bir başka oluyor.

Malzemeler
  • 3 lt süt
  • 1 su bardağı pirinç
  • 3 yemek kaşığı pirinç unu
  • 1 paket vanilya
  • şeker (ölçü vermiyorum tadarak damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz)

Ayıklayıp yıkadığım pirinçleri sütümün içine koyup yumuşayıncaya kadar kaynattım.Şekeri damak zevkime göre ilave edip karıştırırken,bir kaseye koyduğum pirinç unu ve vanilyayı biraz su ilavesi ile boza kıvamına getirip yine karıştırarak sütlacıma ilave ettim.Biraz koyulaşınca ocaktan alıp kaselere pay ettim.

Eğer fırınlayacaksanız tencerede bir miktar bıraktığınız sütlacın içine bir yumurta sarısını koyup iyice karıştırarak fırınlayacağınız sütlaçların üzerine birer kaşık koyarak fırının ızgara bölümünde üstlerini kızartarak afiyetle yiyebilirsiniz.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın...............

6 Aralık 2010 Pazartesi

Yalancı İşkembe Çorbası

Bizim sakatat ile ilişkimiz çok mesafelidir.Babanga çok nadir arnavut ciğeri bir de uzun sohbetli dost toplantılarının ardından nadiren işkembe çorbası içer. Ben de işkembe ile alıp temizleyip pişirecek kadar yakın ilişkide bulunma heveslisi olamadığımdan yalancısı ile idare ediyoruz.Ama gerçeği kadar olmasa da inanın insanın nefsini köreltecek kadar lezzetli oluyor.
Şu soğuyan havalarda içinizi ısıtacak cinsten sarımsaklı bir tat arıyorsanız bu tarif size göre.

Malzemeler
  • 2 adet tavuk butu
  • 1 adet soğan
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2-3 diş sarımsak
  • 2-3 yemek kaşığı sirke
  • karabiber,tuz,kırmızı toz biber

Yapılışı

İyice yıkadığım butları düdüklü tencerede 1 adet bütün soğanı da koyarak su ve biraz tuz ilavesi ile haşladım.İçinden tavukları ve soğanı aldıktan sonra tavuk suyumu ince tel süzgeçten süzdüm.Tavuk etlerimi didikledim.Tencerede bir kaşık tereyağ ile unu yakmadan kokusu çıkana kadar kavurdum.Unların topaklanmaması için karıştırarak tavuk suyumu yavaş yavaş ilave edip çorbamı kaynattım.Bu arada bir kasede yine iyice karıştırarak hazırladığım yumurta sarısı iyice dövülmüş sarımsak ve sirkeyi içine çorbamdan bir iki kepçe koyarak çorbanın sıcaklığına getirerek iyice açtım ve azar azar karıştıra karıştıra çorbaya ilave ettim.Didiklediğim tavuk etlerini de koyduktan sonra bir iki taşım kaynatıp ocağın altını söndürdüm.

Servis yaparken üzerine kırmızı biberli yağ gezdirdim.Çok da iyi ettim.Afiyetle içtik.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın afiyet olsun ..........................

1 Aralık 2010 Çarşamba

Duble Çikolatalı Kurabiye

Bazen canınız birşey yemek isterde ne yiyeceğinizi bilemezsiniz tırım tırım mutfakta dolaşırsınız ya.Geçenlerde öyle bir durumdaydım.Elimde yemek dergileri karıştırıp duruyordum.Birden bu tarifi gördüm Lezzet Dergisinde sevgili Tijen'in bir tarifi.İşte bu dedim. Taktım önlüğümü geçtim mutfak tezgahının başına.Hatta o ara bebe gelip yanıma ya bir kek falan yapsaydın diyecekti ki.Hadi dedim hadi canım içeri.

Malzemeler


  • 80 gr bitter çikolata

  • 100 gr tereyağ

  • 1 yumurta

  • 3/4 su bardağı toz şeker

  • 1.5 su bardağı un

  • 1 paket vanilya

  • 1/2 paket kabartma tozu

  • 1 çimdik tuz

  • 1 su bardağı fındık

  • 1 su bardağı damla çikolata

Yapılışı


Önce yağınızı bir kapta eritin.Eriyen yağın içine çikolatalarınızı kırarak atın.Eriyinceye kadar karıştırın.Çikolatalar eriyip ılınınca yumurtayı ekleyip çırpın.Sırasıyla şekeri,unu kabartma tozunu,tuzu ve vanilyayı ilave edip karıştırmaya devam edin.En son irice kırdığınız fındıkları ve damla çikolatayı ekleyip tahta kaşıkla şöyle bir karıştırın. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize bir kaşık yardımı ile aralıklı olarak hamurları dizin.150 derecede ısıtılmış fırında pişirin.


Tepsiye şekilsizce konulan hamur parçaları pişerken yayılıp düzleşiyor.Görüntüsü ince fakat tadı dolu dolu çikolata tadında tam kahvenizin yanına yakışacak kurabiyeleriniz oluyor.Kurabiyeleri cam bir kavanoza koyup birkaç gün akşamları kahvemin yanına arkadaş yapmayı düşünüyordum.Ama bebe kahveye bile gerek görmeden kurabiyelerimi yiyip bitirdi.Darısı bir dahakinin başına


Sevgiyle ve sağlıkla kalın.....................


29 Kasım 2010 Pazartesi

Mayalı Poğaça

Çok şükür mutfağımız pastane gibi çalışıyor.Tabii bu durumdan ev halkı şikayetçi değil.Allah sağlık versin ve afiyetle yesinler onlar yedikçe benim de yapasım geliyor.Bebem okuldan gelince yemek değil de böyle bir şeyler atıştırmak istiyor akşam yemeğine kadar.Ha bu arada da Ankaralım Ankaradan siteyi takip ettiğinden telefonda sitem ediyor.Ben bundan yiyemedim.Ben gelince bundan yapmamıştın diye.Halbuki Ankara'dan geldiği günden gidene kadar sürekli değişik şeyler yapıyorum ama sayılı güne sayılı şey sığıyor.
Çok sık poğaça yaparım ama mayalı yapmamıştım.Yaptım sonuç mükemmel.Pamuk gibi yumuşacık oldular.Mayalı olduğundan bayatlamıyor diyeceğim ama çok şükür bizde bayatlayacak kadar kalmıyor zaten.


Malzemeler


  • 1,5 su bardağı süt

  • 1 su bardağı su

  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 4 yemek kaşığı şeker

  • 1 tatlı kaşığı tuz

  • 1 paket yaş maya (42 gr lık olandan)

  • Aldığı kadar un

  • İçi için peynir ve maydanoz

  • Üzeri için yumurta sarısı

Yapılışı


Suyu ve sütü bir kaba koyup ılıtın.Ilıyan karışımı yoğurma kabına koyduğunuz maya ve şeker ile iyice karıştırıp mayayı eritin.Daha sonra tuzu,yağı ve azar azar unu ilave ederek iyice yoğurun.Ele yapışmayan kulak memesi kıvamında bir hamur elde edip bir süre siz içini hazırlayıncaya kadar nemli bir bez örterek mayanlanmaya bırakın.


Ben içine peynir ve maydanoz koydum sizler farklı bir şeyler de koyabilirsiniz.Daha sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp avuç içi kadar açıp iç malzemeyi koyup kenarlarını açılmayacak şekilde iyice yapıştırın.Yağladığınız tepsiye dizip 180 derecede pişirin.


Not:Poğaçaları çok büyük yapmayın.Çünkü pişerken çok kabardığı için kendiliğinden büyüyor zaten.


Afiyet olsun


Sevgiyle ve sağlıkla kalın.....................


27 Kasım 2010 Cumartesi

Un Kurabiyesi

Uyku kardeşim ver elini
Usul usul damla damla beraber eriyelim eriyelim
Sonra bembeyaz fukura bi bacadan
Tek göz olmuş umutlarla sevdalarla tütelim eriyelim
Mavi mavi ince ince usul usul eriyelim

Ben de Fikret Kızılok'un söylediği gibi usul usul damla damla uyuyarak erimek istiyorum.Ama sabahın köründe kalktım.Kalktım kalkmasına ama ruhum hala yatakta mışıl mışıl uyuyor.Evden çıkmadan önce de bir bakayım dedim dostlar uyanmışmı?Eeee bakmışken şu seveni için vazgeçilmez olan un kurabiyesi tarifimi yazayım dedim.Daha önce de vermiştim bu tarifi aslında.Bugün farklı bir programım vardı.Çok güzel bir partiye davetliydim ama annemin biraz rahatsızlanması sebebiyle bugünümü anacığıma ayırdım.Buyrun;

Malzemeler


  • 250 gr margarin (1 paket yani)

  • 1/3 su bardağı sıvıyağ

  • 1/2 su bardağı pudra şekeri

  • 4 yemek kaşığı nişasta

  • vanilya

  • 4 ya da 4,5 su bardağı un

Yapılışı


Oda sıcaklığına getirdiğiniz margarini ve pudra şekerini iyice bir elinizle mıncıklayın.Daha sonra diğer malzemeleri ilave edip iyice yoğurun.İlk başta toparlamak biraz zor oluyor ama.Kulak memesi kıvamına geldiğinde hamuru iki parçaya ayırıp,elinizle rulo şekli verin.Rulo şekli verdiğiniz hamuru verev olarak eşit parçalara bölüp hafif yağlanmış tepsiye dizin.160 derecede kontrollü olarak pişirin.Burada önemli olan kurabiyenin içinin pişip dışının kararmaması.Kurabiyenin içinin piştiğini anladığınızda henüz beyazlarken alıp pudra şekeri ile süsleyin.Afiyet olsun


Sevgiyle ve sağlıkla kalın.................


24 Kasım 2010 Çarşamba

Ayva Reçeli

Bizim evde hiç hazır reçel yenmez.Ama reçelsiz de yapamaz ev halkı.Zamanında 10 kg çilekten reçel yaptığımı bilirim.Çünkü reçel sadece reçel olarak da yenmez mesela babanga canı isterse kekin üzerine reçel döküp yer,bazen bebe reçeli kaşıkla yer.
Bu arada her reçel de yenmez.Favori çilek reçelidir.Onu şeftali ve ayva izler bu arada Ankaralım kuşburnunun marmelatını çok sever.
Kışın ayva reçeli birkaç kez pişer mutfağımda.Kah evde tüketilip bittiğinden,kah eşe dosta ikramlık götürüldüğünden.
Bu reçeli de henüz yapmıştım ki Yasemin'e giderken bir kavanozda ona götürdüm.
Bazıları reçele renk versin diye içine lohusa şekeri koyar,ya da ayvanın çekirdeklerini ekler.Benim püf noktam reçeli çok kısık ateşte pişirmek.O zaman kendiliğinden zaten yanda görüldüğü şekilde kızarıyor.
İkinci püf noktası ise reçeli uzun uzun saatler kaynatmak yerine (kıvam kazansın diye uzun uzun kaynatmak bana göre reçelde acımsı bir tat yaratıyor) bir taşım kaynatıp bir kaç saat sonra tekrar bir taşım kaynatmak

Tarife gelince ben hiç ölçüyle yapmadığım için tam ölçü veremeyeceğim.Ama kısaca tarif edeyim.

Ayvalar soyulup çekirdek yuvaları sert kısmı tamamen alınacak şekilde doğranır.Tencerede üzerine 4 parmak çıkacak kadar su ile biraz yumuşayıncaya kadar pişirilir.Daha sonra şekeri ilave edilip (burada şekeri de tadarak koyuyorum reçel kadar tatlı olacak şekilde şeker koyuyorum)dediğim gibi kısık ateşte kaynatılır.Bu kaynatma işlemi aralıklı olarak yapılır.
Zaten reçelin kızardığını göreceksiniz.Suyu çok sulu gelmesin gözünüze çünkü soğuyunca daha bir kıvam kazanıp kaşıktan top top damlıyor.

Bir reçel üzerine de bu kadar yazı yazdımya bravo bana.
Bu arada Aylincim çektiğin resim için umarım telif istemezsin.
(Yaseminde olduğumuz gün resimi Aylincim çekti saolsun)

Sevgiyle kalın............

23 Kasım 2010 Salı

Köylü Çorba (Yeşil Mercimek ve Erişteli)

Havalar soğudumu ilk aklıma gelen şey çorba olur.Akşam işten çıkıp eve giderken sıcak şöyle dumanı üzerinde bir çorba hayal ederim.
Üstelik bu çorba büyük oğlumun da en sevdiği çorbadır.Hem doyurucu hem faydalı.Yarından itibaren havalar soğuyacakmış belki yapmak istersiniz.

Malzemeler
  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1/2 su bardağı erişte
  • 1 adet soğan
  • 1 ya da 2 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı salça
  • biraz tereyağ
  • toz kırmızı biber,karabiber isterseniz nane
  • Varsa et ya da tavuk suyu

Yapılışı

  1. Mercimekleri ayıklayıp iyice yıkayıp tencereye koyun üzerine çıkacak kadar su ilave edip bir taşım kaynatıp süzün.Bunu yapmamın sebebi mercimekten çıkan siyah suyu kullanmamak.
  2. Tekrar üzerine su ilave edip kaynatın.Mercimekler pişmeye yakınken içine erişteyi ilave edin.Et suyunuzu koyup erişteler yumuşayıncaya kadar pişirin
  3. Başka bir tencerede çok ince doğranmış soğan ve sarımsağı tereyağ ile öldürün
  4. Üzerine salçayı ilave edip bir güzel karıştırın.Tuzunu ve baharatlarını koyduktan sonra kaynayan çorbaya ilave edip bir taşım kaynattıktan sonra afiyetle yiyin.

Sevgiyle kalın...............

21 Kasım 2010 Pazar

Cevizli İncirli Sütlü Tatlı

Bayramdan önce sevgili Yasemin beni ve birkaç blogcu arkadaşımızı evinde konuk etti.Çok ama çok güzel vakit geçirdiğimi söyleyebilirim.Durmadan konuştuk güldük ve bolca yedik.Konu sıkıntımız olmadığı gibi maaşallah masa da artık yapılanları koyacak yer kalmayacak kadar doluydu.Bu tatlıyı da ilk orada yedim.Hatta önce çok tatlı gibi gelince o kadar yediğim şeyin üzerine ağır gelecek diye yemesem mi acaba diye düşündüm.Fakat iyi ki Yasemin ısrar etmiş ve iyi ki yemişim kesinlikle ağır değil aksine hem hafif hem de muhteşem bir tadı var.Eni topu bütün tatlının içine giren yağ sadece 50 gr.
Kesinlikle tavsiye ederim mutlaka deneyin derim.

Malzemeler

Kek İçin :

6-7 adet kuru incir
1 su bardağı ceviz içi
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
3 adet yumurta
1 paket kabartma tozu

Şerbet için :

1,5 su bardağı su
1 çorba kaşığı granül kahve
1/2 su bardağı toz şeker

Muhallebi için :

1 lt süt
2 çorba kaşığı nişasta
2 çorba kaşığı un
5 çorba kaşığı toz şeker
50 gr tereyağı
1 paket toz krem şanti

Hazırlanışı:

1.Kek için incirleri zar şeklinde doğrayın ve ılık suda yumuşayıncaya kadar bekletin
2.Yumurtaları ve şekeri derin bir kapta çırpın. Unu ve kabartma tozunu da ekleyip birkaç dakika daha çırpın.
3.En son olarak incirleri ve cevizleri de ilave edin.
4.Isıya dayanıklı dikdörtgen bir fırın kabının içine dökün.
5.Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
6.Muhallebisi için süt, nişasta, un ve toz şekeri tencereye alın.
7.Muhallebi kıvamına gelene kadar kısık ateşte karıştırarak pişirin.
8.Ocaktan almaya yakın içine tereyağını da katın ve ocaktan alın.
9.Biraz soğuduktan sonra içine krem şantiyi toz olarak katın ve mikserle pütürsüz bir kıvam elde edene kadar çırpın.
10.Keki ıslatmak için tozşeker, granül kahve ve suyu şeker iyice eriyene kadar karıştırın.
11.Pişen keki fırından alın ve hazırladığınız kahveli karışımı kekin üzerine dökün.
12.Son olarak muhallebiyi de kekin üzerine dökün.
13.Buzdolabında birkaç saat beklettikten sonra dilimleyip servis yapabilirsiniz.

Tarifi aynen kopyaladım.Yasemin çok güzel tarif etmiş zaten.Tatlının orijinaline buradan bakabilirsiniz.Yasemin Leziz dergisi için hazırlamış bu tatlıyı.

Ben tatlı da küçük bir değişiklik yaptım.O da granül kahvem olmadığı için onun yerine Nestlenin küçük poşetteki sıcak çikolata karışımını kullandım. Bu arada tatil bitti .Yarın tekrar iş başı.Umarım hepinizin bayramı bayram tadında keyifle geçmiştir.Herkese sağlıklı ve güzel bir hafta diliyorum

Sevgiyle kalın

17 Kasım 2010 Çarşamba

Puf Hamurcuklar

Sedanın Sitesinde gördüğümde yapmayı kafaya koymuştum.Belki 5 belki 10 kere yaptım ama siteme koymak bugüne kısmetmiş.Şu güzel bayram sabahları için çok güzel bir kahvaltı seçeneği,isterseniz ikindi çayının yanında çok hafif bir atıştırmalık.

Malzemeler


  • 1 su bardağı yoğurt

  • 3 ya da 3,5 su bardağı un

  • 1 yemek kaşığı limon

  • 1 çay kaşığı karbonat

  • 1 çay kaşığı tuz

Un ve yoğurdu karıştırma kabınıza koyun bir köşesine karbonat ve limonu koyun limonun karbonatı köpürttüğünü keyifle izleyin.Tuzu ilave edip iyice yoğurun merdane yardımı ile 1 cm kalınlığında açıp baklava şeklinde kesip kızgın yağda kızartın bu kadar basit


Afiyet olsun kestiğiniz kurbanlar ettiğiniz dualar kabul olsun sefanız olsun


11 Kasım 2010 Perşembe

Kozalak Tatlı

Tatlı yiyelim tatlı konuşalım bayram geliyor.Mutlu olup mutlu edelim hayata gülen ve gören gözlerle bakalım.Sevgimizi etrafımızdaki insanlarla paylaşalım.Şükredelim mutlu olalım ya da en azından olmaya çalışalım.İhtiyacı olana yardım edelim.İnsanlara gülümseyelim.Çalışalım çalışalım çalışalım.Çalıştıkça üretelim.Herşeyden önemlisi yaşamın tadını çıkaralım o zaman yiyelim yiyelim yiyelim.Ama hiç kilo almayalım.Hatta yedikçe zayıflayalım.Yeni tatlar keşfedelim.Deneyelim,deneyimlerimizi biriktirelim.
O zaman buyrun tarife
Malzemeler
  • 2 adet metro karamelli çikolata
  • 1 tatlı kaşığı kadar margarin
  • 2 yemek kaşığı bal
  • 1.5 -2 su bardağı kadar mısır gevreği (sade)
  • istediğiniz kadar ceviz isterseniz biraz da kuru üzüm
  • biraz hindistan cevizi

Yapılışı

Margarin ve metroları bir tencereye koyup çok kısık ateşte eritelim.Eridikten sonra ocaktan aldığımız tencerenin içine diğer bütün malzemeleri koyup karıştıralım.Bir kaşık yardımı ile kapsüllerin içine kozalak şeklinde yerleştirip üzerine hindistan cevizi serpiştirelim.

Kıtır kıtır ya da çıtır çıtır afiyetle yiyelim.

Şimdiden herkesin kurban bayramı hayırlı olsun.Yola gidecekler ya da gelecekler sağ salim sevdiklerine kavuşsun.Evlerinde olanlar huzurlu ve güzel bir bayram geçirsin.

Sevgiler

8 Kasım 2010 Pazartesi

Avcı Böreği

Herkese merhaba,
Karabatak gibi oldum bir varım bir yokum ama çok koşturuyorum.İnanın bazen uyku ihtiyacımız olmasaydı da o zamanı da değerlendirebilseydik diye düşünüyorum.İşten gelince bazen deli gibi mutfakla odalar arasında koşturuyorum bazen yemek yiyip yatağın yolunu zor buluyorum.Ama çok şükür iyiyim ve bu koşturmaya ne kadar şikayet etsem de çok seviyorum.
Geçenlerde hafta sonu misafirlerim vardı bu böreği ilk kez yaptım ve çok takdir topladım herkes çok beğendi çok lezzetli olmuştu gerçekten.Yapmak isterseniz

Malzemeler
  • 4 adet yufka (her yufkayı 8 eşit parçaya böldüm toplam 32 adet böreğim oldu)
  • 1 su bardağı köftelik bulgur
  • 1 su bardağı ceviz
  • tereyağ ve biraz sıvıyağ
  • 2 adet soğan
  • 200 gr kıyma
  • maydanoz
  • tuz karabiber
  • 2 adet yumurta
  • galeta unu

Yapılışı

Bulguru üzerine çıkacak kadar sıcak su döküp kapak kapatarak şişmeye bırakın.Diğer tarafta yemeklik doğradığınız soğanı biraz tereyağ ile hafifçe öldürün,içine ilave ettiğiniz kıyma ile iyice kavurun.Ocağı söndürdükten sonra şişen bulguru,biraz dövülmüş cevizi,ince kıyılan maydanozu ve baharatlarını ekleyin.

Bir yufkayı 8 eşit parçaya bölün her parçanın üzerine kaseye koyduğunuz sıvıyağa çok az su ekleyerek bu karışımdan yaklaşık 2 yemek kaşığı kadar dökün ve hazırladığınız harçtan yeter miktarda koyup kalın bir sigara böreği şeklinde sarın sardığınız börekleri önce çırpılmış yumurtaya sonra galeta ununa bulayarak çok az yağlanmış tepsiye dizin.Bu işlemi tamamladıktan sonra fırında kızaran kadar yaklaşık 160 derecede pişirin.Kızarmadığı için hafif,ama çıtır çıtır böreklerinizi afiyetle yiyin.

19 Ekim 2010 Salı

Annemi İstiyorum

Anne olmak dünyanın en kutsal şeyi.Allah dileyen,isteyen herkese bu duyguyu yaşatsın.Anne olmak insana düşünmeyi ama yüzeysel değil derin derin düşünmeyi,merhameti,sevmeyi ama herşeyi sevmeyi,ağlamayı ,gülmeyi,şükretmeyi,yeryüzünde güzel ve iyi ne varsa hepsini öğretiyor.O minicik canlıyı kucağınıza aldığınız anda tüm dünyanız değişiyor birden bire büyüyüp bir deve dönüşüyorsunuz.Herşeyi yapmaya,herşeyin üstesinden gelmeye,mücadeleye muktedir oluyorsunuz.
Allah annelerimize uzun ömürler versin çocuklarımıza da hayırlı ve güzel yazılar yazsın şansları ve bahtları açık olsun.


Türkiye’de pek çok kadın farklı sebeplerden ötürü erken doğum yapmak zorunda kalıyor. Devlet doğum iznini, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz olmak üzere toplam 16 hafta olarak belirlemiş durumda. Erken doğan bebekler, zamanında doğan bebeklere göre daha fazla bakım ve anne sütü ihtiyaçları olduğu halde, bu süreyi kuvözde geçiriyorlar. Prematüre bebekler, kuvözden çıktıkları anda anneleri işe başlamış oluyor. O zaman erken doğan bebeklerin annelerine daha uzun süre doğum izni verilmesi gerekmez mi? Pınar Reyhan, Yeni ANNE ve Yeni HAMİLE ekibiyle birlikte sorunun değil, çözümün bir parçası oluyor. “Annemi İstiyorum” sosyal sorumluluk projesini duyurmak için siz de kampanyanın detaylarını paylaşın, hep birlikte erken doğum yapan annelere ve bebeklerine umut olalım. Erken doğan bebekler, anne sütü ve sevgisinden mahrum kalmasın diyorsanız http://www.annemiistiyorum.com/ ‘daki formu doldurarak kampanyaya destek olabilirsiniz.


18 Ekim 2010 Pazartesi

Yola Devam Yonca Gıda'ya Selam


Sevgili Sevil Yonca Gıda'nın etkinliğine beni de davet etmişti fakat bebenin okulda toplantısına katılmak zorunda olduğumdan gidememiştim.Bu şekilde az da olsa bir katkım olacaksa yapmak isterim.


TÜTER, BLOGGER’LAR İLE BİRARAYA GELDİ
Ayşe Tüter, İstanbul’lu bayanlar ile buluştu.
Yonca Gıda, İstanbul’lu blogger bayanlar ile ünlü yemek danışmanı Ayşe Tüter’i bir araya getirdi. Etkinlikte hem birlikte kahvaltı edip hem de Ayşe Tüter ile sohbet etme imkânı bulan blogger lerın keyfine diyecek yoktu.
Yonca Gıda yetkililerinin yaptığı marka ve ürün tanıtımlarının ardından, Yonca Gıda ürün özelliklerini anlatan Ayşe Tüter ayrıca ünlü tariflerini de sevenleri ile paylaştı. Bayanların yemeklerle ilgili tüm sorularını yanıtlayan Ayşe Tüter kendisine gösterilen yoğun ilgiden de çok memnun kaldı.
İstanbul İTÜ Maçka kampüsü sosyal tesislerinde düzenlenen etkinliğe katılan Yonca Gıda yetkilileri ‘ İzmir ve Ankara’dan sonra etkinliğimizin İstanbul ayağını da gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Diğer illerde de bu gibi etkinlikler gerçekleştirmeye devam edeceğiz.Bunun içinde çalışmalarımız devam etmekte..’ diyerek bu tür buluşmalarının diğer illerde de devam edeceğini belirttiler.

17 Ekim 2010 Pazar

Hamur Kızartma


Herkese merhaba,

Bugün sabah çok erken uyandık. Bebe bugün avrasya maratonu dolayısı ile arkadaşları ile sözleşmiş köprüyü yürüyerek geçmek üzere.Onu yolcu ettikten sonra da bir daha yatmadım.O nedenle uzun uzun bir gün yaşadım.Çok şükür bahar tadında çok güzel bir gündü.Biraz evle ilgilendim,babanga ile sahile indik,kahvaltı ettik derken eve döndüğümde kendimi attım koltuğa bir güzel uyumuşum.Uyandığımda ilk aklıma gelen hamur kızartmak oldu.O kadar çok canım istedi ki girdim mutfağa;


1 yumurta

1 paket kabartma tozu

3 yemek kaşığı yoğurt

sevgili Aysun'cuğumun mis gibi sütünün üzerinden topladığım kaymak

biraz tuz,un ve su ile kek hamuru kıvamında bir hamur hazırladım ve kaşık kaşık kızgın yağda kızarttım.Bir de üzerine sarımsaklı yoğurt ile kırmızı biberli tereyağ gezdirdim.


Nasıl güzel geldi anlatamam.Akşamüstü çayın yanına yapıp yoğurtsuz peynir ve zeytinle de nefis bir atıştırmalık bence

Herkese sağlıklı,mutlu güzel bir hafta dilerim.

Sevgiyle kalın

13 Ekim 2010 Çarşamba

Mercimek Köftesi

Şükür kavuşturana.Krem karameli izlemekten ben bile sıkıldım artık ama bir türlü oturup iki satır yazamadım zira kırklanmakla meşguldüm.Evdeki yıkanabilecek herşeyi yıkayıp silinebilecek herşeyi silip bir de işe gidince bana hiç zaman kalmadı.Nihayet altın vuruşu yapıp evi tekrar eski haline getirebildim çok şükür.
Mercimek köftesi neredeyse yapıldığı gün bitti tekrarı için ısrar çok ama acık özlesinler diye nazlanmaktayım.
Malzemeler


  • 2 su bardağı kırmızı mercimek

  • 1,5 su bardağı ince bulgur

  • 1 adet kuru soğan

  • 125 gr margarin

  • salça

  • 1 demet yeşil soğan

  • maydanoz

  • tuz

  • limon

  • zeytinyağı

  • istediğiniz her çeşit baharat

Ayıklanıp yıkanan mercimek üzerine çıkacak kadar su ile haşlanır.Ocaktan alınır alınmaz ayıklanan bulgur üzerine konulup kapağı kapatılır.


Diğer tarafta çok küçük doğranan kuru soğan yağ ile öldürülür içine biraz salça konulup salça ile çok az daha kavrulur.Bu arada demlenen ve şişen bulgurlu mercimek iyice karıştırılır.(bulgur diri kaldıysa biraz sıcak su ilavesi ile biraz daha şişmesini bekleyebilirsiniz).Daha sonra küçük küçük doğradığınız maydanoz,taze soğan,baharatlar (ben biraz karabiber,kırmızı biber.kuru nane koydum)konulup istediğiniz ölçüde limon ve zeytinyağı ilavesi ile iyice harmanlanıp şekil verilir


Afiyet olsun


19 Eylül 2010 Pazar

Krem Karamel

Bu güzelliğin tadına bakmak isterseniz hiç durmayın hemen mutfağa girin.Kadifemsi görüntüsü,insanı cezbeden tadı ile karşınızda arz ı endam eylemekte.

Malzemeler
  • Karameli için 1/2 su bardağı su, 1 su bardağı şeker
  • Kremi için 6 yumurta
  • 1 lt süt
  • 1 adet vanilya
  • 1 su bardağı şeker

Yapılışı

Önce şeker ve su ile yakmadan (yanınca acı bir tadı oluyor)karameli yapıp kaselerinize pay edin.Daha sonra 6 adet yumurtayı ve şekeri iyice çırpıp yavaşça sütü ilave ederek çırpmaya devam edin.Bu arada vanilyayı da eklemelisiniz.Bu işlemden sonra köpüğünü süzerek kaselere karamelin üzerine paylaştırın.Kaselerin yarısına kadar gelecek şekilde sıcak su doldurulmuş tepsiye oturtarak fırına verin 170 derecede pişirin.Her fırın farklı sürede pişirdiği için süre vermiyorum.Kremin sertleştiğini göreceksiniz.Hafifçe salladığınızda ortası hareket ediyor dahi olsa o daha sonra sertleşecektir.Bir gece dolapta soğuttuktan sonra afiyetle yiyin.

Bu ölçülerle 9 adet krem karamelim oldu.

Bu arada yarın okullar açılıyor bütün çocuklarımıza sonsuz başarılar diliyorum.Allah onlarında bizim de emeklerimizi boşa çıkarmasın inşallah,zihinleri de şansları da açık olsun

Herkese iyi,güzel,sağlıklı,bereketli bir hafta dilerim Çok güzel dimi?

15 Eylül 2010 Çarşamba

Güveç

Yakına yakına sıcakları gönderdik.İyimi yaptık sizce daha şimdiden sıcakları özlemeye başlamadınız mı?Kısalan günler,karanlıkta evden çıkmak,kararmaya yüz tutmuş havada eve dönmek?Sağlıkla önümüzde ki yazı bekleyelim artık hayırlısı ile.
Güveç severmisiniz?Biz bayılıyoruz güveçde pişen yemekler daha bir lezzetli oluyor sanki.Güvecim gerçek topraktan bir güveç alındıktan sonra içerisi kuyruk yağı ile iyice yağlanıp 8 saat kadar binbir rica ile en yakın lahmacun fırınında boş olarak ısıtıldı ya da tekrar pişirildi artık nasıl denirse.Böyle yapılınca güveç çok daha uzun ömürlü oluyormuş.

Malzemeler
  • 500 gr yağsız,kemiksiz kuşbaşı kuzu eti
  • 2 adet patlıcan
  • 2 adet kabak
  • 2 adet patates
  • bol domates (kabukları soyulmuş)
  • 5-6 adet sivri biber
  • 2 adet iri kuru soğan
  • 2-3 diş sarımsak
  • tuz,karabiber,kırmızı toz biber,toz fesleğen,kekik (Kotanyı baharatları kullanmaya devam ediyoruz)
  • 2 kaşık tereyağ

Yapılışı

Yıkadığımız etleri önce yemeklik doğranan bir adet soğan ve tereyağ ile tencerede biraz soteledim.Etler suyunu bırakıp çektikten sonra biraz su ilavesi ile yarı yumuşayacak kadar pişirdim.(bizimkiler etleri iyice pişmiş sevdiği için böyle yaptım.Siz çiğden de koyabilirsiniz)

Alacalı doğradığım patlıcanları,kabakları ve patatesi isteğiniz büyüklükte doğrayıp bir kapta bekletirken güvecin altına kabukları soyulmuş halka halka doğranmış domatesleri dizdim.Üzerine biraz irice doğranmış soğanları ve sarımsakları koydum.Doğranmış sebzeleri,çekirdekleri çıkarılmış doğranmış biberler ile domatesleri üzerine yaydım.Yarı pişmiş etin suyuna baharatları ilave edip iyice karıştırıp sebzelerin üzerine döktüm.Folyo ile kapattığım tenceremi 200 derecede fırında yaklaşık 2 ya da 2,5 saat pişirdim.Folyoyu açtığımda etrafa yayılan kokuyu tarif edemem

Afiyet olsun

7 Eylül 2010 Salı

Bayram Geldi Hoşgeldi

Sayılı gün çabuk geçer derler.Aynen öyle oldu.Sıcak dedik,günler çok uzun dedik.Dedik de ne oldu.Hayırlısı ile bir ramazan ayını daha geride bıraktık.
Allah hayırlısı ile inşallah tekrarını ,seneye yine sağlık ve huzur içinde Ramazan ayını karşılamayı bizlere nasip etsin.
Tuttuğumuz oruçlar,ettiğimiz dualar kabul olsun.Allah evlerimize bereket ve huzur doldursun.
Herkesin Ramazan Bayramı kutlu olsun.
Sevdikleriniz ile güzel,keyifli ve tatlı bir bayram geçirmenizi dilerim.
Sevgiyle kalın...................

31 Ağustos 2010 Salı

Ramazan Ritüeli

Ramazan ayında geleneksel hale getirdiğimiz Eyüp Sultan ziyaretimizi yine şükürler olsun ki ailecek gerçekleştirdik.İnşallah tekrar gitmek nasip olur.Mübarek günlerde oraya gidip o havayı teneffüs etmek,kalabalıklara karışmak ayrı bir keyif benim için.Eyüp Sultan hazretlerine o yakınlıkta ezan sesiyle bir hurmayı paylaşmak çok ama çok güzel.

İstanbul bir başka güzel gecesi ayrı gündüzü ayrı güzel.Her ne kadar söylensek de büyülenmemek imkansız.Boğazın rüzgarını yerken manzara karşısında insan sadece susabiliyor

Her köşesi ayrı bir renk.İşte sokaklara mis gibi balık kokuları yayılıyor ve amca bağırıyor var gücüyle haydi balık ekmek burada,iftarlık bunlar gel gel!

Kalabalıklar kimbilir nereden gelmiş bir sürü insan herkes meydanlarda baloncusu şekercisi ne yana baksan ayrı bir cümbüş

Kalabalıklarda yürümek sen şehri izlerken o da bir yandan seni izliyor

Ve günü tatlı kapatmak eve ağız tadıyla gitmek

Tatlı tatlı

Ama çok tatlı.Tat tatlının tadından ziyade ağzımın tadı daim olsun inşallah
Blog Widget by LinkWithin