Yeni Adresimiz Kendimceyemek.com

Merhabalar..

Uzun süredir kendimceyemek.blogspot.com adresinden yazılarımı paylaştığım bloguma artık www.kendimceyemek.com adresinden devam edeceğim.

Yeni adresimizi Sık Kullanılanlara eklemeyi unutmayınız.

Ayrıca altta ki Google+ sayfamızı da beğenerek tariflerimi ve yazılarımı Google+ üzerinden de takip edebilirsiniz.


Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Fıstıklı İrmik Helvası

İyi akşamlar,
Önce 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınızı candan kutlarım.Bayram İstanbul'un pek çok noktasında,çok güzel şenliklerle kutlandı bugün.
Bu arada uzun zamandır arkadaşlarıma yorum yazamıyorum.Gönül koymasınlar.
Yeni bir hobi edindim kendime,daha sonra ki bir postumda,buna daha uzun yer vereceğim.Fotoğraf kursuna devam ediyorum.Çok ama çok keyifli.Bir sürü insan tanıdım.İstanbul'da hiç gidip görmediğim,yerlere gittim.Neyse,bu başlı başına yazılacak bir konu.
Hafta sonunu tatlı yaşayalım diyerek,klasik bir tatlı olan irmik helvası tarifi vermek istiyorum.Severmisiniz bilmem ama,ben çocukken gecenin bir yarısı,canımız tatlı çekti mi,annemden istediğimizde yapardı.Ama orada hatırladığım en güzel şey,tatlıdan ziyade geç bir vakitte ortak bir keyif için girilen mutfakta,hissettiğim birlik ve beraberlik duygusu.Zaten o duygu benim için,tatlının önüne çoktan geçmiş olurdu.O duygunun devamıydı,o kavrulan irmiğin kokusu,şerbeti verdikten sonra ki,o manda gözü kaynaması ve en son kare tabii ki yenildiği andı.Bazıları sıcak sever ama ben irmik helvasını da,un helvasını da soğuk olarak ve aç karna yemeyi severim.Tabii zevke göre değişir.Hadi o zaman tarife;
Malzemeler
  • 250 gr irmik
  • 100 gr margarin (yarısını tereyağ olarak kullanabilirsiniz)
  • 1 paket fıstık
Şerbeti için
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • 1 su bardağı şeker (çok tatlı isterseniz şeker miktarını artırabilirsiniz)
Yapılışı
Öncelikle su,şeker ve sütü derin bir kaba koyup iyice karıştırarak şekeri eritiyoruz.Ben şerbeti kaynatmıyorum.
Diğer tarafta altı kalın bir tencerede (aslında makbul olan bakır tenceredir ama tabii varsa) yağımızla beraber önce bir miktar fıstıkları,daha sonra da ilave ettiğimiz  irmiğimizi kavurmaya başlıyoruz.Zaten helva yapmanın en zor ve en sabır isteyen kısmı burası.Ateş çok yüksek olmamalı ki irmiğimiz yanmasın.Çok kısık da olmamalı ki sabaha kadar kavurma işlemi devam etmesin.Orta ayar bir ateş üzerinde,sürekli karıştırarak kavurma işlemine devam ediyoruz.
* Annem irmiğin yeteri kadar kavrulup kavrulmadığını,şerbetle buluştuğunda alacağı rengin istediği gibi olup olmadığını anlamak için, küçük bir tabağa bir çay kaşığı kadar kavurduğu irmikten koyup,üzerine bir tatlı kaşığı şerbet döker.Yani rengi ve kıvamı tutturmak bu kadar önemlidir onun için.
İrmik istediğiniz rengi aldığında ( çok az kavurursanız rengi çok açık,çok kavurursanız da simsiyah olacağından tam rengi tutturmak önemli) çok dikkatli bir şekilde şerbeti veriyoruz.Çünkü şerbeti verdiğiniz anda,kocaman  kocaman manda gözü şeklinde kaynamaya başlıyor.Bu aşamayı elinizi yakmadan,karıştırmaya devam ederek tamamladıysanız,helvayı bir süre dinlendirip,ilk sıcaklığı çıkar çıkmaz yemeye hak kazandınız demektir.
Helvayı dondurma ile servis edebileceğiniz gibi,tarçınla da servis edebilirsiniz.
Ağzınız her daim tatlı olsun mutlu pazarlar.......

15 Nisan 2012 Pazar

Şekerpare

O kadar koşturmacalı bir hafta sonu geçirdim ki,bir cuma akşamını hatırlıyorum,bir de şu anı.Arada geçen zaman nasıl geçti,ne ara bitti hiç anlamadım.Yorgunmuyum evet hem de çok,mutlu muyum evet.Dolu dolu geçen bir hafta sonu.Derler ya emek olmadan yemek olmaz,o misal yorgun ama mutlu.Gezdim,yedim,içtim arkadaşlarımı gördüm.Bu arada bir şirket yemeği bir veli toplantısı,bir etkinlik sıkıştırdım bu hafta sonuna.
Haftaya da bir tatlı tarifi ile başlayarak sizlere merhaba demek istedim.Şimdiden, güzel,bereketli,sağlık ve mutluluk dolu bir hafta olsun diyorum.
Şekerpareyi oldum olası severim.İş yerinde bile öğlen yemekte çıktığında,tatlı yemeyeceğim sözümü yedirten tek tatlıdır diyebilirim.
Bu da pastane şekerparesi görünümünde ve çok lezzetli tadından çatlamış bir tarif oldu diyerek buyrun diyorum:
Malzemeler
Şerbeti için


  • 4 bardak şeker

  • 5 bardak su

  • bir yemek kaşığı kadar limon suyu

Hamuru için



  • 125 gr margarin (oda sıcaklığında bekletilip,yumuşatılmış)

  • 4 kaşık pudra şekeri

  • 2 yumurta (bir tanesinin sarısı üzerlerine sürülmek üzere ayırılacak)

  • 1 kahve fincanı sıvıyağ

  • 1 çay kaşığı karbonat

  • yaklaşık 3 / 3,5 su bardağı un (yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur olacak)


Yapılışı
Şerbeti,hamuru hazırlamadan önce kaynatın ki siz hamuru yoğururken soğumak için vakti olsun.Çünkü şerbet soğuk tatlı sıcak olmalı.
Yağ,yumurta ve pudra şekerini mikserle iyice çırpıp,daha sonra karbonat ve sıvıyağı ilave edin.Unu yavaş yavaş yedirerek hamurunuzu yoğurmaya başlayın.Elinize yapışmayacak ama yumuşak kıvam kazandığı anda hamurunuz şekil vermeye hazır demektir.Tatlılarınıza istediğiniz şekli verip,üzerlerine ayırdığınız yumurta sarısını sürün ve çok az yağladığınız tepsiye dizin. 180 derecede iyice kızarana kadar pişirin
Fırından çıkardığınız anda soğumuş şerbeti tatlınızın üzerine dökün.Şerbetini çektikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz.
Herkes için mutlu ve sağlıklı bir hafta olsun........

30 Mart 2012 Cuma

Saray Helvası





















Bu hafta sonunun son postunu,bir tatlı ile kapatmak istedim.Tarifimiz tatlı olsun ki hafta sonumuz da tatlı olsun.Bu hafta sonu çoğu evde heyecan tavan yapıyor.İçinde olanlar biliyor.Olmayanların da bilgisi olsun,bu pazar YGS sınavı var.Allah bütün çocukların yardımcısı olsun.Herbirinin emekleri yerini bulsun.Benim de bebem bu sınavın heyecanını yaşayanlardan.Hayırlısı ile pazar gününü bekliyoruz.Dualarınızı eksik etmeyin.


Tarifimize gelince çok hafif ve pratik.Hani akşama canınız istedi hadi deyince olacak bir tarif.Biz çok beğendik,yapmak isterseniz işte tarif.
Malzemeler



  • 2 su bardağı un


  • 1 su bardağı pudra şekeri


  • 125 gr margarin


  • 1 paket vanilya


Yapılışı



Tencereye koyduğunuz unu ,karartmadan,pembeleştirmeden sürekli karıştırarak ,kokusu çıkana kadar kavurun.Ama asla rengi dönecek kadar değil.Çünkü unun renginin dönmemesi gerekiyor.Ocaktan aldıktan sonra içine pudra şekerini ve vanilyayı koyup iyice karıştırın ve soğumaya bırakın.



Diğer tarafta kızdırmadan,sadece erittiğiniz margarini,soğuyan unun içine ilave edip,iyice karıştırın.Tabanını yağladığınız bir borcama bu karışımınızı boşaltıp iyice bastırarak düzeltin.Soğumadan dilimleyin bir süre dolapta bekletip nazikçe dilimleri borcamdan alıp servis edin.



Herkese keyifli ve mutlu hafta sonları dilerim.Bütün çocuklarımıza da Allahtan zihin açıklığı ve başarı dilerim.Sevgiyle kalın..................

20 Mart 2012 Salı

Şöbiyet

Tatlısı gelenler için,hem pratik,hem de son derece lezzetli bir tatlı.Bizim ev halkı tam bir tatlı canavarı olduğu için,hep bir tatlı üretimi söz konusu mutfağımda.Ben kendi adıma sütlü tatlıları tercih etmeme rağmen babanganın tercihi her zaman şerbetli tatlılardan yanadır.Şöbiyette, favori tatlısı diyebilirim.Yıllar önce,bir arkadaşıma misafirliğe giderken götürmek üzere aldığımız şöbiyet,ev sahibinin,kendi gelenekleri doğrultusunda ikram edilmediğinden bu tatlı ne zaman gündeme gelse babanga bu anıyı hatırlar ve hala o tatlıdan yiyemediğine hayıflanır.
Ne amaçla kullanacağımı düşünmeden satın aldığım baklava yufkaları,buzdolabında bana ne zaman sıra gelecek diye kulağıma çok fısıldayınca hadi dedim,siz güzel bir tatlı olmayı hak ettiniz.
Şimdi de sizin karşınızda arz-ı endam etmekte kendileri.
Malzemeler


  • 30 adet hazır baklava yufkası

  • 150 gr kaymak

  • 200 gr tereyağ (ben margarin +tereyağ olarak kullandım)

  • fıstık içi

Şurubu için



  • 3 su bardağı su

  • 3 su bardağı şeker

  • bir kaç damla limon

Yapılışı


İlk önce yapmanız gereken şerbeti kaynatmak olsun.Çünkü şerbeti vereceğimiz zaman,tatlı sıcak şerbet soğuk olmalı.Kaynayan şerbetiniz soğurken,diğer tarafta 30 kat hazır baklava yufkasını küçük kareler şeklinde kesip,içlerine bir tatlı kaşığı kaymak ve fıstık içi koyup,üçgen şeklinde kapatın.Bütün kare kesilmiş yufkalara bu işlemi uyguladıktan sonra,eritilmiş yağ kaşık kaşık tatlıların üzerine dökülüp 180 derecede üzerleri kızarana kadar fırında pişirilir.Fırından çıkar çıkmaz soğumuş olan şerbeti verilir.Şerbetini iyice çektikten sonra fıstıkla süslenip servis edilir.


Burada dikkat edilecek olan şey şudur ki,tatlıyı yerken uyuyanlar varsa,şöbiyeti çatalla keserken çıkardığı hışırtı nedeniyle uyanabilir.


Afiyet olsun,eviniz sağlık ve huzurla dolsun.

14 Şubat 2012 Salı

Künefe

İyi akşamlar,mutlu saatler diliyorum herbirinize.
Sevgiyi ifade etmenin kaç yolu var sizce?Ben sevgililer günü kutlamam.O gün bir beklenti içinde olmam.Daha önce bu konuda burada yazmıştım.
Okumak isterseniz bu konuda burada da bir yazım var.
Netice itibari ile insan sevgisini her an,her saniye yaşamalı ve yaşatmalı.Zaten ömür dediğin ne ki,sayılı gün.Seviyorsan belli et,dokun söyle,de ki seni seviyorum.Aslında beni tanıyan yakın çevrem bilir.Sevdiğim insana dokunmayı,sevgimi belli etmeyi severim.Saklamam içimde,seviyorsam seni seviyorum derim.Bundan da mutluluk duyarım.Yine de dediğim gibi,bu güne,karşı da değilim.İnsanın sevdiğine güzel sözler söylemesi,ayıplanıp yadırganabilir mi?
Sevgi her şeye ilaçtır.İnsanın kalbini yumuşatır.En sert insanı bile yumuşatıp pamuğa döndürür.
O nedenle en çok ihtiyacımız olan şeyi,sevgiyi birbirimizden esirgemeyelim.Verdikçe çoğaldığı için korkmadan hak edene verelim.
Ben de bugüne özel,babangama ve bebeme künefe yaptım.Sevgi ifadesi oldu.Yüzleri güldü,ağızları tatlandı.Sıcak yenen bir tatlı olduğu için,pişer pişmez çabucak resimledim.Hala dumanı üzerindeydi.Yapmak isterseniz buyrun tarife
Malzemeler


  • 250 gr tel kadayıf

  • 100 gr tereyağ

  • 1 yemek kaşığı pekmez

  • tuzsuz dil peyniri (eriyip uzayan bi peynir olması şart,aslında künefe peyniri olsa ahhh ahh)

  • 1,5 su bardağı şeker

  • 1,5 su bardağı su

Yapılışı



  1. Tel kadayıfı elinizle iyice didikleyip açın.

  2. Tereyağı yakmadan sadece eritin.

  3. Eriyen yağı,pekmezi kadayıfın üzerine döküp elinizle iyice kadayıfın yağlanmasını sağlayın.

  4. Ben krep tavasında yaptım.Tavayı elimle yağlayıp,kadayıfın yarısını tavaya yerleştirdim.elimle iyice bastırıp,üzerine dil peynirlerini yerleştirdim.

  5. Kalan kadayıf ile peynirlerin üzerini örtüp tekrar iyice elinizle bastırın.

  6. Bu arada şerbeti önceden kaynatın.Soğumaya bırakın.

  7. Kadayıfı kısık ateşte yavaş yavaş pişirin.Altı pişince bütünlüğünü bozmadan ters yüz edin.

  8. İki tarafıda piştikten sonra sıcak kadayıfa ılık şerbeti verin ve sıcak sıcak afiyetle yiyin.

Her gününüz sevgiyle ve mutlulukla dolsun................

5 Şubat 2012 Pazar

Tahin Pekmez Suflesi

Hayırlı ve keyifli bir pazar akşamı dilerim hepinize.Çabucak geçen bir haftasonunun ardından yine,pazar akşamı işte.Yine kuş gibi geldi geçti.Soğuk ve zorlu bir hafta geçirdikten sonra,verilen bir es ve tekrar hafta başı.Bu aralar çok yoğun çalıştığımdan,fazla,daha doğrusu istediğim kadar çok mutfağa giremedim.Oysa aklımda onlarca şey var,yapmak istediğim.Bu tarifimde,onlardan biriydi.Ankaralım buradayken yapayım da şu soğuk geçen hafta içinde,enerji olsun dedim.Beğenildi mi?Kesinlikle evet.Zaten hep söylüyorum,ev halkı en büyük ve acımasız eleştirmenlerim.Onlardan geçer not aldım mı,evet diyorum.kesinlikle bu tamamdır.


İzliyormusunuz bilmiyorum ama ben kaçırmamaya çalışıyorum.Pazar günleri Arda'nın mutfağı programını.Arda Türkmen,çok sevimli,güleryüzlü ve verdiği tarifler hem pratik hem çok güzel.Bu da onun tarifi.İzlediğimde bunu mutlaka yapacağım dedim.Onun ölçüleri 10 adet sufle kabı içindi.Ben küçültüp 4 sufle kabı (benim sufle kaplarım büyük)için uyguladım.Soğuk kış akşamlarında canınız tatlı çekerse ve pratik şip şak yapılacak bir tarif ararsanız,bu tam da o tarif işte.

Malzemeler


  • 50 gr margarin

  • 3 yemek kaşığı tahin

  • 3 yemek kaşığı pekmez

  • 2 tam yumurta

  • 1 yumurtanın sadece sarısı

  • 1/2 su bardağı şeker

  • 1/2 su bardağında bir parmak eksik un

  • 1/2 paket kabartma tozu

  • Ayrıca sufle kapları için biraz margarin biraz toz şeker

Yapılışı



  1. Önce sufle kaplarınızın için margarin ile iyice yağlayın ve içlerini toz şeker ile kaplayın.

  2. 50 gr margarini bir kap içinde eritin.İçine tahin ve pekmezi koyarak iyice karıştırın.

  3. 2 tam,bir yumurta sarısını,şeker ile iyice krema kıvamına gelene kadar mikserleyin.

  4. Krema kıvamına gelen yumurta ve şekerin içine unu ve tahinli karışımı,kabartma tozunu ilave edip bir kaşık yardımı ile söndürmeden karıştırıp,sufle kaplarınıza pay edin.

  5. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yaklaşık 10 dakika pişirin.

  6. Burada önemli olan,çok pişirip sufleyi keke dönüştürmemek.Üzeri kabuk bağlayacak,fakat içi akışkan olacak.Ee tabi bir de,fırının kapağını açmayın ki sufleniz gönlünce kabarsın.

  7. Sonra sıcak sıcak,ister sade olarak ister kaymaklı bir dondurma ile afiyetle yiyin.


İşte mutlu son.Dışı kabuk tutmuş ama içi akışkan tahin pekmez suflesi.Tam bir enerji kaynağı.Tarif Arda'dan alınmış olarak benden,denemesi sizden.


Mutlu,sağlıklı,başarılı bir hafta olsun.Gönlümüzde ki her güzel dilek gerçek olsun...............

17 Ocak 2012 Salı

Kabak Tatlısı

Herkese hayırlı akşamlar,
Biraz uzun bir ara verdim ama pek keyfim yoktu.Merak edip arayan soranlara teşekkür ederim.İnsanın merak edilmesi kadar güzel bir şey yok herhalde.Çok şükür sağlığımız iyi.Biraz sıkıntılıyım çünkü iş yerinde yıllardır birlikte çalıştığım bazı arkadaşlarım ayrılmak zorunda kaldı.Allah herkes için en hayırlısını versin ne diyelim,yapacak bir şey yok.
Geçenlerde pazara gittiğimde kafama bal kabağı almayı koymuştum.Şöyle bir dolanıp tezgahlara bakarken,kabak satan önü en kalabalık tezgaha yanaştım.Teyzeler aralarında konuşuyorlardı,pazarda en güzel kabağı bu tezgahta buluyoruz diye.
Ben de hemen 4 koca dilim aldım.Kestane kabağı çok lezzetliydi doğrusu.Severmisiniz bilmem, ben en çok kabağın arka tarafında ki yeşil kısmı severim.Hatta babanga arka kısımlarını biraz alsaydın dedi de kızdım ben oralarını seviyorum diye.
Pek güzel oldu.Vaktidir alıp yapın ağzınız tatlansın
Malzemeler


  • 1 kg kabak

  • 1 kg kadar şeker

  • İsterseniz kaynatırken içine bir iki adet karanfil koyabilirsiniz.

Kabağı dilimleyip geniş bir tencereye koyun.Üzerine şekerini güzelce serin.Bu işlemi bir gece önce yaparsanız şekeri içine daha güzel çekiyor.


Ertesi gün tencerenizi dolaptan çıkarın ve kabaklarınız yumuşayana kadar kısık ateşte pişirin.Ben hiç su koymadım.Kabak kendi suyunu salıp çekti.Helva kıvamında ağzınızın içinde müthiş bir lezzet fırtınası yaratıyor.Üzerine ister kaymak,ister dondurma isterseniz ceviz koyup servis edin.


Afiyet olsun...Umudunuz da,mutluluğunuz da daim olsun.......................

2 Ocak 2012 Pazartesi

Boza



Herkese hayırlı ve keyifli bir akşam dilerim.İşte 2012 yılının 2 gününü bitirdik bile.İnşallah hepimiz için hayırlı bir yıl olur.
Yeni yılın ilk postu benim için biraz özel olsun istedim ve el yapımı,ev yapımı boza tarifi vermeye karar verdim.Yıllarca boza içmeden yaşayan zavallı biri olarak bu lezzeti keşfettiğimden beri aşığı oldum.Daha önce burada anlattığım gibi.
Kış ayına özgü bir içecek olan boza,artık evimizin daha doğrusu mutfağımızın yıldızı oldu.Yaptığım boza ile Vefa'ya rakip olamasam da kendi çapımda iddialı olabilirim.Zira tadan herkes,aslına çok yakın olduğunu ve beğendiğini söyledi.Böylece doya doya boza ile kucaklaştık.Bozanın bana göre olmazsa olmazı leblebi ve tarçın ile hem gözünüz hem mideniz bayram etsin.
Malzemeler
.3 su bardağı bulgur
.2 kahve fincanı pirinç
.3 su bardağı tozşeker
.2 su bardağı boza

Yapılışı
Ayıklayıp,yıkadığınız bulguru ve pirinci düdüklü tencerede,tencerenizin max seviyesinde su koyup,lapa halinda haşlayın.Bir miktar soğuduktan sonra rondo ile iyice ezin.Sonra tel süzgeçten geçirin.Mümkünse çok ama çok ince bir tel süzgeç kullanın.Böylece içinde pütür kalmasın.
Süzdüğünüz bu karışımın içine şekeri ilave edip şekerin içinde iyice erimesini sağlayın.Bu şekeri ilave etme ve eritme işlemini eğer bozanız şekeri eritemeyeceğiniz kadar soğuduysa,ateşe koyup hafif ılıtarak yapabilirsiniz.Daha sonra içine 2 su bardağı bozayı ilave edin ve bozanızı arada karıştırmak şartıyla, sıcak bir ortamda mayalanması için bekletin.Üzeri hafif göz göz olduğunda bozanız olmuş demektir.Ben bu mayalama işlemini 3 günde tamamladım.Bu arada bozanızın kıvamını içerisine su ilave ederek ayarlayabilirsiniz.



Tam da mevsimi olan bozayı böylece evinizde ellerinizle yapıp sevdiklerinize ikram ederek onları şaşırtıp mutlu edebilirsiniz.
Afiyet olsun.
Herkese ağzının tatlı,evinin bereketli olduğu sağlıklı bir yıl dilerim.
Bu arada Magginin düzenlediği bir etkinlik var.Eğer Magginin şemsiyesi altında EKS mutfakta benimle 7 Ocakta yemek yapmak isterseniz,5 Ocak tarihine kadar yorum bırakabilirsiniz.

11 Kasım 2011 Cuma

Gül Tatlısı

Merhaba,
Sanırım artık kış geldi.Dışarısı buz gibi.Ya da içerisi çok sıcak.Market alışverişi için dışarı çıktım,dondum resmen.Allahım lütfen hasta olmayayım.İzinliyim ve gezmelere gideceğim.
Bayramda tatlı yapmak adettir.Gerçi bizlere hep bayram olduğundan,her zaman tatlı yapıyoruz ama bayram için daha bir özenerek yaptım ve bayram sabahı hazır almak yerine,ev yapımı ,el yapımı daha kıymetli olur diye anneme ve teyzeme götürdüm.Çok beğendi herkes.Hem hafif,hem de lezzetli olmuştu.Gerçi ben biraz daha şerbetli olmasını tercih ederdim ama herkes şerbetinin yeterli olduğu konusunda hem fikirdi.
Malzemeler


  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 1/2 su bardağı yoğurt

  • 1 su bardağı irmik (Ben Selvanın vanilyalı irmiğini kullandım)

  • 1 yumurta

  • 125 gr oda sıcaklığında margarin

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 yemek kaşığı sirke (tatlının ağızda dağılmasını sağlıyor.Korkmayın hiç anlaşılmıyor kokusu)

  • 1 çimdik tuz

  • 4 su bardağı un

  • vanilya (benim irmiğim zaten vanilyalı olduğu için kullanmadım)

Şerbeti için



  • 3 su bardağı su

  • 3 su bardağı şeker

  • bir kaç damla limon suyu

Önce şerbeti kaynatıp bir kenara kaldırın.Çünkü şerbet soğuk tatlı sıcak olacak.Hamuru için bütün malzemeleri,derin bir kaba koyup ele yapışmayacak,homojen bir kıvama gelinceye kadar yoğurun.Daha sonra hamurunuzdan iki parça yaratın.Birini 3-4 milim kalınlığında düz bir düzeyde merdane ile açın.Aslında o kadar güzel bir hamur ki elle bile çok rahat inceltebiliyorsunuz.Ben hamurumu,annemden bize gelen ama bir türlü geri gidemeyen,gitmeye de pek niyeti olmayan tahta hamur açma sehpasında açtım.:)


Açtığınız hamurdan çay bardağının ağzı yardımı ile yuvarlaklar oluşturun ve yukarıda görüldüğü üzere üstüste koyun.
Başlayın yuvarlakları kıvırmaya,Gördüğünüz gibi güzel bir rulo şeklini alıyor.
Bıçak yardımı ile ortadan ikiye kesin. Bir rulodan iki adet tatlı elde ediliyor böylece.Hamurunuz bitene kadar,işlemi tekrarlayın.
Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye tatlılarınızı dizin ve 170 derece altı ve üzeri kızarana kadar pişirin.Fırından çıkar çıkmaz bir kepçe yardımı ile şerbetini verin.Tepsinin üzerini örtüp,şerbeti tatlının her tarafının,eşit olarak çekmesini sağlayın.


Afiyet olsun.Ağzınız her daim tatlı,eliniz bereketli olsun..........

5 Ekim 2011 Çarşamba

Cevizli Burma

Merhaba,herkese selam ve sevgiler olsun.
Bayramda yapıp da yayınlayamadığım tatlımı geç de olsa sizlerle paylaşmak istedim.Bir paket baklava yufkasından 2 gün ara ile iki kez yaptım.Bebenin favorisi oldu,resmen bayıldı.Gerçekten de çok lezzetliydi.Şerbeti,tadı tam kıvamındaydı.Eğer denemek isterseniz,eminim memnun kalırsınız.Hem pratik hem de lezzetli daha ne olsun.
Malzemeler


  • Bir paket baklava yufkası (yarısını kullandım)

  • İstediğiniz kadar ceviz

  • 250 gr eritilmiş margarin,tereyağ karışımı

Şerbeti



  • 4 su bardağı şeker

  • 3 su bardağı su

  • bir kaç damla limon suyu

Yapılışı



  1. Baklava yufkanızı 2 kat olarak alın.Üzerine 1 yemek kaşığı eritilmiş yağı gezdirin.

  2. İrice dövdüğünüz,cevizden istediğiniz ölçüde yufkanın üzerine serpiştirin.

  3. Kısa olursa,daha rahat kullanacağınız,bir oklavaya yufkanızı sararak rulo yapın.

  4. Oklavanın iki ucundan yufkanızı büzerek,oklavadan çıkarıp,yağladığınız,tepsiye ya da borcama koyun.Diğer yufkaları da aynı işlemden geçirerek,yanyana dizin.

  5. Kalan eritilmiş yağınızı,burmalarınızın üzerine gezdirin ve 160 derece de ısıtılmış fırında altın rengi olana kadar pişirin.

  6. Bu arada burmalarınızı hazırlamaya başlamadan önce,şerbetinizi kaynatmaya başlamış olun.Şerbet şurup kıvamına geldiğinde içine bir kaç damla limon damlatıp,ateşten alın.

Burmanız kızarıp piştiğinde,burma sıcakken ılık şerbeti üzerine gezdirin ve bırakın biraz,dinlenip,şerbetini çeksin.Afiyetle yiyin.


Ben 2.defa yaptığımda tepsimin 10 adet aldığını bildiğimden, 20 adet yufkayı ayırıp,geri kalan yufkaları elimde küçük küçük parçalayıp,dövdüğüm ceviz içi ile karştırıp,burmaların içine koydum çok daha güzel oldu.


Günleriniz renkli,ağzınız tatlı olsun................

25 Eylül 2011 Pazar

Çikolata Şelalesi (AirFryer ile)


Mutlu mutlu,bol dinlenceli,biraz da eğlenceli pazarlar herkese.Gerçi pazar günü bana göre hep cüce bir gündür.Sanki diğer günler 24 saatken,pazar günleri 16 ya da 18 saatmiş gibi.Nedeni de cumartesi geç vakitte yatınca,pazar günü geç kalkılır.Ya da erken kalksanız bile,kahvaltı için uyuyan diğer aile bireylerinin,kalkması beklenir.Böylece kahvaltı,öğle yemeği saatinde yapılır.
Haftaya hazırlanmak adına,alışveriş yapılır,hafta içi için yemek yapılır derken işte bitti gün.Gerçi biz,yani babanga ile ben,erken kalkarız.Sahile yürür,denize karşı kahvaltı öncesi,kahvemizi yudumlarız.Bu arada geri kalan ev halkı,uyumaya devam eder.Fakat erken kalkanlar arasına,bu sene bebem de eklendi.Malum dershane maratonu var.
Efendim tarifimize gelince,Oktay Ustanın bir programında görmüş ama tarifini yazamamıştım.Hayat Cafe'nin sitesinde görüp,tarife ulaşınca hemen yaptım.Ama şunu söyleyeyim ki,asla bir adet yetmez.Bunu bilerek bence,ölçüyü artırın ve daha fazla yapın.
Bu ölçü ile 4 adet büyük sufle kabı doldu.Çikolata lezzeti tavan yaptı.Yiyen,yemeyenin tatlısına göz dikti.Yanına bir de kaymaklı dondurma,koymayı da sakın unutmayın.
Burada önemli olan sadece pişirme süresi.Çünkü fazla pişirirseniz,içindeki çikolata akışkanlığını kaybediyor.Ben AirFryer ile sadece 10 dakika pişirdim.AirFryer'dan çıkardıktan 3 dakika sonra,sufle kabından çıkarmış servis etmiştim bile.
Malzemeler


  • 2 yumurta

  • 3 yemek kaşığı şeker

  • 1 türk kahvesi fincanı un

  • 75 gr margarin

  • 150 gr çikolata

  • pudra şekeri

Yapılışı



  1. Önce kullanacağınız,fırına dayanıklı kaplarınızın,içini margarin ile iyice yağlayın ve bolca pudra şekeri serpin.Bu,tatlının kabınızdan kolayca ayrılmasını sağlayacak.

  2. Diğer tarafta,margarin ile çikolatanızı birlikte eritin.

  3. Ayrı bir kapta,yumurta ve şekeri iyice karıştırın.Krema kıvamına geldiğinde,içine unu ilave edip karıştırmaya devam edin.

  4. Karışımınıza,erittiğiniz çikolata ve margarini de ekleyip,şöyle bir karıştırıp,kaplarınıza pay edin.

  5. En son olarak,önceden biraz ısıttığınız fırında 180 derecede 10 dakika pişirin ve ılık olarak servis edin.

Ben Philips AirFryeri biraz ısıtarak ısıyı 180 dereceye,dakikasını 10 dakikaya ayarlayıp,kaplarımı haznesine yerleştirdim.10 dakika sonra çınnnn sesi ile beni uyaran,AirFryerdan çıkartıp,afiyetle yedik tatlımızı.Çok pratik,kısacık bir sürede hazırlayabileceğiniz,nefis bir tatlı,mutlaka yapmanızı öneririm.Ben tatlıyı öğlen hazırlayıp,buzdolabına kaldırdım.Akşam yemekten sonra çıkarıp pişirdim.Sonucunda çok takdir gördüm.Öpücükler öpücükler de benim ödülüm oldu.


Hepinize keyifli ve bereketli bir hafta dilerim.

15 Eylül 2011 Perşembe

Haşhaşlı Revani

Herkese merhaba yeniden.Acısı ve tatlısıyla,bir haftanın daha sonuna geldik.İnsan herşeyi ne kadar çabuk tüketiyor değil mi?Yaşadıklarından,etrafında yaşananlardan,eğer kendisi de zarar görüyorsa etkileniyor,görmüyorsa unutup gidiyor.Oysa yanıbaşında neler neler oluyor,ne hayatlar değişiyor,kalpler kırılıyor,belki de hayaller yıkılıyor.Dediğim gibi eğer bütün bunlar,bizi de etkiliyorsa unutmuyoruz,aksi takdirde,kaldığımız yerden devam edip gidiyoruz.Otomatik pilotta hayat devam ediyor. Umarım etrafımızda,hep güzel şeyler yaşanır ve biz bu güzelliklere şahit oluruz.Aksi takdirde insan üzülüyor,gerçekten üzülüyor.
Nasıl hafta sonu için güzel planlar yapıldı mı?Yazın son demleri,tadını çıkarmak lazım.
Bu haşhaşlı revaniye gelince,ilk kez yaptım.Tarifini de elime yazılı olarak Ankaralım verdi.Ankara'da bir arkadaşının annesi yapmış,o da yediğinde çok beğenmiş,yaparmısın dedi.Yapmam mı,oğlum istemiş zevkle,keyifle yaptım.O da afiyetle yedi.
Malzemeler


  • 3 yumurta

  • 1 su bardağı şeker

  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 1 su bardağı irmik

  • 1 su bardağı un

  • 1 su bardağı haşhaş

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 paket vanilya

  • 1 çay bardağı süt

Şerbet için



  • 3 su bardağı su

  • 1.5 su bardağı şeker

Muhallebisi için



  • 2 kahve fincanı un

  • 2 kahve fincanı şeker

  • 3 su bardağı süt

  • 1 küçük paket krema

Yapılışı



  1. Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar karıştırın.

  2. Daha sonra,sıvıyağ ve sütü ilave ederek karıştırın.Unu,irmiği,haşhaşı karışıma tek tek ekleyerek çırpmaya devam edin.

  3. Hazırladığınız karışımı kalıbınıza boşaltıp,170 derecede fırında pişirin.

  4. Kekinizi fırından çıkarttıktan sonra,ilk sıcaklığı çıktıktan sonra(kekiniz biraz soğuduktan sonra) kaynattığınız şerbeti kekin üzerine dökün.

  5. En son hazırladığınız muhallebiyi tatlınızın üzerine döküp güzelce düzeltin.

  6. Ben tatlımın üzerini fıstıkla süsledim.İsterseniz meyve dilimleri ile de süsleyebilirsiniz.Ya da çikolata rendeleyebilirsiniz.Size kalmış.Afiyet olsun. Ben tatlıyı bu ölçülerde yaptığımda 26 cm çapında kelepçeli kalıbımda pişirdim.Şerbetini ve muhallebisini kalıptan çıkarmadan,kalıptayken koydum tatlıma.Bir gece buzdolabında bekletip,ertesi günü kalıptan çıkardım.Böylece görüntüsü de çok hoş oldu.Bu tatlının aslında üzerinde muhallebi yerine,bir paket çırpılmış krem şanti vardı.Ama ben bu şekilde daha hafif olacağını düşünüp,muhallebi ile yaptım.Unutmayın şerbeti verirken kek soğuk,şerbet ılık olacak.

Hepinize hayırlı ve bereketli Cumalar olsun.Ağzınızın tadı hiç bozulmasın...............

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Kalburabastı

Herkese hayırlı akşamlar.Bir ramazan ayının daha sonuna geldik.Bayramı karşılamaya hazırlanıyoruz.Bayram öncesi hep içim kıpır kıpır olur.Çocukluktan kalma bir duygu sanırım.Eskiden bayramdan on gün önce,bayram temizliğine başlanır,tüm ev baştan sona temizlenir,bayram alış verişlerine çıkılırdı.Çocuklar baştan ayağa giydirilir,çeşit çeşit yemekler tatlılar yapılırdı.Bayram sabahı,erkenden kalkılır,erkekler bayram namazındayken,onlar gelene kadar hamurlar kızartılır,kahvaltı masaları hazırlanırdı.Gün boyunca,sırayla aile büyükleri ziyaret edilir,yemekler tatlılar yenirdi.Oysa şimdi çoğumuz için,bayram tatil demek.Bayramlaşma telefon mesajları ile yapılıyor.Tabii tercihe göre değişir ama,eğer bayramı evinizde karşılayacak olanlardansanız,bir bayram tatlısı,kalburabastı tarifi vereyim istedim.Hepinizin bayramını şimdiden kutlarım.Hayırlı,sağlıklı,keyifli bir bayram geçirmenizi dilerim,

Malzemeler


  • 125 gr margarin

  • 1 çay bardağı sıvıyağ

  • 1 çay bardağı yoğurt

  • 1 yumurta

  • 1 çay bardağı irmik

  • bir paket vanilya

  • 1 paket kabartma tozu

  • un

  • ceviz

  • bir fiske tuz

Şurubu için



  • 3,5 su bardağı şeker

  • 3,5 su bardağı su

  • 1/2 limon suyu

Yapılışı



  1. Oda sıcaklığındaki margarin ile beraber,ceviz ve un hariç tüm malzemeleri derin bir kap içinde iyice karıştırın.

  2. Unu azar azar ekleyerek,ele yapışmayan fakat yumuşak bir hamur elde edin.Hamuru iyice yoğurarak homojen bir hale getirin mutlaka.

  3. Hamurdan,cevizden biraz büyük bezeler oluşturun ve elinizle,el ayanız kadar açarak,kalbura ya da benim gibi rendeye bastırarak üzerinde tırtıklar oluşmasını sağlayın.

  4. Hamurun içine irice dövülmüş cevizden koyarak,hamuru kapatın.Kapattığınız ek yerleri, alta gelecek şekilde tepsinize dizin.

  5. 200 derecede altı ve üzeri kızarana kadar pişirin.

  6. Bu arada şerbetinizi de kaynatın.

  7. En son pişip ilk sıcaklığı çıkmış olan,yani ılımış olan tatlınızın üzerine sıcak şerbetinizi yedire yedire dökün.Üzerine bir tepsi kapatıp bir gece bekletin.Ertesi gün üzerini toz fıstık ya da hindistan cevizi ile süsleyip servis edin.
Afiyet olsun.Her gününüz bayram coşkusu ve heyecanında olsun.Ağzınız tatlı,gönlünüz ferah olsun.Mutlu mutlu bayramlar.Sevgiler.......................

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Zerde

Herkese selam olsun,umarım iyisinizdir.Yeni bir tarif ile,tekrar sizlerle buluşmak istedim.
Efendim hep söylüyorum,blogcu olmak ne işe yarar diye.Çok ama çok işe yarıyor bana göre.Kendi adıma söylemem gerekirse,blog sahibi olduktan sonra,yemek konusunda,çok daha fazla okur,öğrenir oldum.Denemediğimi denedim,yapmadığımı yaptım.Zerde tatlısı da,bunlardan biri işte.Ben Zerdeyi hep işkembecide bulunan bir tatlı olarak bildim,şimdiye kadar.Hiç bir zaman da çok üzerinde durup nedir,içinde ne vardır,nasıl yapılır merak etmemiştim.Ama blogcu olduktan sonra,her tarife öğrenme isteği ile baktım,merak ettim.
Zerdenin, genelde Balıkesir,Konya,Şanlıurfa,Tekirdağ ve Edirne'de daha sıklıkla yapılan bir tatlı olduğunu öğrendim.Düğünlerde ve doğumlardan sonra yapılıp ikram edilen bir tatlı çeşidiymiş.
Bir de ben yapayım dedim.Buyrun tarife

Malzemeler


  • 6 su bardağı su

  • 1 çay bardağı pirinç

  • 2 su bardağı şeker

  • Kuş üzümü

  • Dolma fıstığı

  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası

  • bir limon kabuğu rendesi

  • bir kaç tane karanfil

  • arzuya göre bir miktar gülsuyu

  • 1 çay kaşığı safran

Yapılışı



  1. Tencereyi suyunuzu koyup,içine safranı atın.Safranın rengini vermesi için biraz bekleyin.

  2. Pirincinizi ayrı bir tencerede,az bir su ile haşlayın.

  3. Safranlı suyunuza şekeri ilave edip,kaynatmak için ateşe koyun.

  4. Kaynayan şekerli ve safranlı suya,haşlanmış pirinci,limon kabuğu rendesini,bir iki adet karanfili,bir miktar dolma fıstığı ile kuş üzümünü koyun.

  5. Ayrı bir kasede mısır nişastasını çok az bir su ile boza kıvamına getirip,topaklanmadan,kaynayan tatlınıza topaklaşmasına izin vermeden karıştırarak yavaş yavaş ilave edip tatlınızı bağlayın.Tatlının içinden karanfillerinizi çıkartıp,kaselere pay edin ve üzerini,kuş üzümü ve dolma fıstığı ile süsleyin.Arzu ederseniz bir yemek kaşığı kadar gülsuyu ilave edin.

  6. Soğuk olarak servis edin.

Denemediyseniz denemenizi öneririm.Hafif ve serin bir tatlı.


Öğrenme ateşiniz,deneme hevesiniz bol olsun.Sevgi ve sağlıkla kalın..........

1 Mayıs 2011 Pazar

Teyzemin Portakallı Pandispanyası

Yeniden sizlere merhaba demek çok güzel.Çok yoğun ve tempolu bir 2 hafta yaşadım iş yerinde.Blogum biraz ihmal oldu.Mutfak maceram devam etti ama post yazacak enerjim kalmıyordu akşamları.Bu arada Ankaralım geldi gitti.Onun koşturması da vardı.
İşte geldim şimdi buradayım.Mevsimi geçmeden bol portakallı çok güzel bir tatlı tarifi vererek haftaya başlayalım istedim.Eğer portakal aromasını seviyorsanız bu tatlıyı çok seveceksiniz.
Teyzemin ellerinden çıkma nefis bir tatlı en son gittiğimde kapıdan içeri girdiğim anda portakal kokusu tüm evi kaplamıştı.Fırından çıkmasını sabırla bekleyip,afiyetle yedim.
Malzemeler


  • 3 yumurta

  • 7 yemek kaşığı şeker

  • 1 portakal kabuğunun rendesi ve suyu

  • bir paket kabartma tozu

  • 8 yemek kaşığı un

  • 1 yemek kaşığı süt

Üzeri için



  • 4 portakal suyu

  • 2 yada 3 adet portakalın kabuğunun rendesi

  • 8 yemek kaşığı şeker

Kek için tüm malzemeler iyice karıştırılıp fırına girebilen bir kaba konulup 160 derecede pişirilir.Bu arada üzeri için portakal suyu,portakal kabuğu rendesi ve şeker şurup kıvamında kaynatılır.Şurubu önceden hazırlamanızda fayda var.Çünkü kek fırından çıktığında sıcakken üzerine kaşık kaşık yedirilen şurubun ılık olması gerekli.Hepsi bu kadar.Dediğim gibi yoğun portakal tadını ve kokusunu sevenler için denemeye değer.Afiyet olsun


Tüm iyilikler ve güzellikler hepimizi bulsun hayırlı ve bereketli haftalar...............

17 Şubat 2011 Perşembe

Portakallı Revani

Merhaba blogcanlar,
Klasik bir tatlı tarifi ile haftaya devam edeyim istedim.Hani öyle tarifleriniz vardır ki her seferinde yüzünüzü ağartır,sizi hiç yanıltmaz.Bu revani tarifim de öyle bir tarif.Yıllardır yaparım ve çok şükür beni hiç yolda bırakmadı.Her seferinde kabardı,şerbetini tam çekti,tadı hep yerinde oldu,hep ağzımızı tatlandırdı.
İki ayrı şekilde sundum evin lezzet avcılarına.Aslına bakarsanız bir yemeği pişirmek kadar önemlidir onu sunmak,süslemek,servis etmek.O konuda çok iddialı olduğumu söyliyemeyeceğim en azından babanga ile kıyaslandığımda.O yemeğe öyle bir hareket öyle bir biçim verir ki bunu ben mi pişirdim şimdi diye düşündürür insana.Masa düzenlemeyi doğrusu benden çok daha iyi becerir.Eee insan yemek yemeyi sevince inceliklerini de biliyor.
Üstteki resimde ki görüntü bebeme ait eee armut dibine düşer misali ben revaninin üzerine dondurmayı oturtunca o da kabuğunu revaniye rendelediğim portakalı dilimleyip bir çatı oluşturdu.Fena da olmadı.Buyrun tarife o zaman

Malzemeler
  • 3 yumurta
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 adet portakal kabuğu rendesi

Şerbeti için

  • 3 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su

Yapılışı

Yumurta ile şekeri iyice krema kıvamına gelinceye kadar karıştırın.Yoğurdu,unu,irmiği,sıvıyağı,rendelediğiniz portakal kabuğunu ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırmaya devam edin.Kek hamurundan daha ince kıvamda bir hamurunuz olacak.Çok az yağladığınız kabınıza hamurunuzu boşaltıp 160 derecede üzeri ve altı kızarana kadar pişirin.Kürdan testinden geçirdikten sonra fırından çıkardığınız sıcak revaninin üzerine ılık şerbetinizi dökün.Mümkünse bir gün bekletirseniz tatlınız tam kıvamını bulmuş olacaktır. Bu da klasik hindistan cevizli sunum şekli.Dedim ya sunum çok önemli ama ilk çatalı alana kadar ondan sonra devreye damak girdiğinden göz gördüğü ile kalıyor.Ama tadından da damağınız çatlıyor emin olun.

İşiniz bereketli eviniz huzurlu olsun,ağzınız her daim tatlı olsun ...................

4 Ocak 2011 Salı

Lor Tatlısı


Soğuk ve yağmurlu bir İstanbul akşamından herkese merhaba,
Meteroloji yarın çok daha soğuk olacağını söylüyor.Allah dışarıda çalışanlara,gidip sığınacak evi olmayanlara yardım etsin.
Yeni yılın ilk tarifi tatlı olsun istedim.Tatlı başlayalım yeni yıla ve hep tatlılıkla geçirelim inşallah.
Hep güzellikler ve iyilikler bizi bulsun kalbimiz sevgi ve coşkuyla dolsun.Ağzımız tatlı evimiz bereketli olsun.Vücudumuzdan sağlık cebimizden para eksik olmasın deyip yeni yıl duamızı ettikten sonra tarifimize geçebiliriz.
Hep dediğim gibi bizim evden tatlı eksik olmaz pek herkes bir tatlı canavarıdır.Bu durumda ben de hep bir arayış içinde olurum acaba ne yapsam diye. Bu tatlıyı da size rahatlıkla gönülden tavsiye ederim.O kadar hafif bir tatlı oldu ki.
Malzemeler
  • 250 gr tatlı lor
  • 1 su bardağı irmik
  • 2 yumurta
  • 3 yemek kaşığı un
  • 100 gr margarin
  • 1 paket kabartma tozu
  • bir limonun kabuğunun rendesi
  • vanilya
  • ceviz

Şerbeti için

  • 3 su bardağı şeker
  • 2.5 su bardağı su

Derin bir kabın içine loru ve margarini koyup iyice karıştırın.Lorlar iyice ezilsin.Yumurtaları ve irmiği ilave edip karıştırmaya devam edin.Unu ,kabartma tozunu,limon kabuğu rendesini vanilyayı koyup iyice yoğurup ceviz büyüklüğünde yuvarlayın az yağlanmış tepsiye dizip üzerlerine cevizleri koyun ve 180 derecede pembeleşene kadar pişirin.

Bu arada şerbetinizi bu işlemi yapmadan önce kaynatın.Tatlılar fırından çıkar çıkmaz ılık şerbeti tatlıların üzerine gezdirin.

Afiyet olsun ağzınız hep tatlı olsun sevgiyle kalın............

11 Kasım 2010 Perşembe

Kozalak Tatlı

Tatlı yiyelim tatlı konuşalım bayram geliyor.Mutlu olup mutlu edelim hayata gülen ve gören gözlerle bakalım.Sevgimizi etrafımızdaki insanlarla paylaşalım.Şükredelim mutlu olalım ya da en azından olmaya çalışalım.İhtiyacı olana yardım edelim.İnsanlara gülümseyelim.Çalışalım çalışalım çalışalım.Çalıştıkça üretelim.Herşeyden önemlisi yaşamın tadını çıkaralım o zaman yiyelim yiyelim yiyelim.Ama hiç kilo almayalım.Hatta yedikçe zayıflayalım.Yeni tatlar keşfedelim.Deneyelim,deneyimlerimizi biriktirelim.
O zaman buyrun tarife
Malzemeler
  • 2 adet metro karamelli çikolata
  • 1 tatlı kaşığı kadar margarin
  • 2 yemek kaşığı bal
  • 1.5 -2 su bardağı kadar mısır gevreği (sade)
  • istediğiniz kadar ceviz isterseniz biraz da kuru üzüm
  • biraz hindistan cevizi

Yapılışı

Margarin ve metroları bir tencereye koyup çok kısık ateşte eritelim.Eridikten sonra ocaktan aldığımız tencerenin içine diğer bütün malzemeleri koyup karıştıralım.Bir kaşık yardımı ile kapsüllerin içine kozalak şeklinde yerleştirip üzerine hindistan cevizi serpiştirelim.

Kıtır kıtır ya da çıtır çıtır afiyetle yiyelim.

Şimdiden herkesin kurban bayramı hayırlı olsun.Yola gidecekler ya da gelecekler sağ salim sevdiklerine kavuşsun.Evlerinde olanlar huzurlu ve güzel bir bayram geçirsin.

Sevgiler

11 Şubat 2010 Perşembe

Şambali Tatlısı

Şambali İzmir'e özgü bir tatlıymış.Ben de yeni öğrendim.Tatlıyı bilmediğimden değil ,yoksa bütün okul yıllarım boyunca okul önünden birşey alıp yeme diye tembih eden anneme inat sanki okul çıkışı şambalicinin küçük bir kağıt arasına sıkıştırdığı tatlıyı bayıla bayıla yerdim.Tatlı bittiğinde hala tadına doyamamış olarak evin yolunu tutardım.Yani bu bizim çocukluğumuzun tatlısı aslında şimdi bu tatlıyı her gördüğümde bu anılar gelir aklıma.Geçen gün büyük oğlumun aklına düşmüş yaparmısın dedi.Yapmazmıyım hemen bir araştırma geliştirme sonucu Oktay Usta'nın tarifinde karar kıldım.Çok da isabetli bir seçim yapmışım.Yapmak isterseniz tarif burda

Malzemeler
  • 3 su bardağı irmik (aslında iri olanı kullanılmalı ama ben baktığım hiçbir markette bulamadım.O nedenle orta boy irmik kullandım)
  • 1.5 su bardağı yoğurt
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • kabuksuz tuzsuz badem

Şerbeti için

  • 3,5 su bardağı şeker
  • 2,5 su bardağı su
  • birkaç damla limon

Yapılışı

İrmiği ,yoğurt ve şekeri ılık su ile iyice karıştırıp vanilya ve kabartma tozunu ilave edip karıştırmaya devam edin.İçini ve kenarlarını yağladığınız borcama (ben dikdörtgen bir borcam kullandım)karışımı döküp düzleyin.Üzerine bademleri yerleştirin (ben badem almayı unuttuğum için ceviz koydum)

180 derecede nar gibi kızartın.Tatlıyı fırında pişirirken bir yandan da şerbetini kaynatın.Şerbet koyu bir kıvam alınca içine birkaç damla limonu damlatıp,fırından çıkardığınız sıcak tatlının üzerine sıcak olarak şerbeti dökün.Zaten şerbeti anında emiyor.Soğuduktan sonra şerit şeklinde kesip servis yapabilirsiniz


Deneyin bakın yerken aklınıza ne anılarınız gelecek eğer okul önünden şambali yediyseniz turşu suyu içtiyseniz
Afiyet olsun

2 Ocak 2010 Cumartesi

Aşure

Yeni yılın ilk tarifi bereketli bir tatlı aşure.Herkese sevene sevmeyene arayana aramayana sağlıklı,huzurlu,bereket ve bolluk dolu bir yıl diliyorum.Allah kazasız belasız hayırlı bir yıl geçirmek nasip etsin herkese.Yeni bir deftere yazı yazmaya başlarken bu deftere en güzel yazımla yazacağım duygusu vardır ya onun gibi bu yeni yıla da güzel bir başlangıç yapıp geçmiş yılda yaptığımız hataların,kusurların affı diyerek güzel başlayalım.
Aşure en sevdiğim tatlıdır diyebilirim.Ama nedense aşure ayı dışında pek yapılmayan bir tatlıdır aslında zor olmamasına rağmen el oyalayan bir tatlı olduğundan olsa gerek.Tek başıma yani hiç yardım almadan geçen sene yapmaya başladığım ve kendi yaptığımı da çok beğendiğim bir tatlı bu.
Tarif deyince tam bir ölçü veremeyeceğim aslında çünkü ölçü ile yapmıyorum.Ama şunu diyebilirim ki 1 kg buğdayı çok ama çok iyi ayıklayıp ellerimle ova ova belki de elli kez yıkayıp üzerine su koyup bir gece önceden düdüklü de haşlıyorum.Fasulye ve nohutu da aynen bir gece önceden haşlıyorum.Ertesi günü haşladığım buğdayı koca bir tencereye koyup biraz su ilavesi ile açıp fasulye ve nohutu ekliyorum.Ölçü verememe sebebim kimileri aşureyi buğdayı mixerleyip boza kıvamında yapıyor ben taneli seviyorum yerken fasulyenin,nohutun.buğdayın dişe gelmesi
lazım bana göre o nedenle nohut ve fasulyeyi göz kararı koyuyorum.Bir su bardağı kadar pirinç ilave edip bir güzel kaynatıyorum.Kaynamaya başlayınca damak zevkine göre şekerini ilave edip dibinin tutmaması için karıştırıyorum.sonra da üzerini gönlümce süslüyorum.Tarçın,ceviz,nar,kuş üzümü çekirdeksiz üzüm,incir,kayısı Allah ne verdiyse Bu arada aşureye bir miktar sütte koyuyorum.Bana göre aşure beyaz olmalı o nedenle içine pişirirken incir,kayısı vs koymuyorum.Çünkü bunlar aşurenin rengini koyulaştırıyor.Sonra da sabah yemeye başlayıp akşama kadar belki 3 belki 4 kase yiyerek aşureye doyuyorum.
Eskiler derki kızı olan bir cezve olsun aşure yapmalıymış benim kızım yok ama aşure yapmayı da eve bereket sayıyorum
Afiyet olsun
Blog Widget by LinkWithin