Yeni Adresimiz Kendimceyemek.com

Merhabalar..

Uzun süredir kendimceyemek.blogspot.com adresinden yazılarımı paylaştığım bloguma artık www.kendimceyemek.com adresinden devam edeceğim.

Yeni adresimizi Sık Kullanılanlara eklemeyi unutmayınız.

Ayrıca altta ki Google+ sayfamızı da beğenerek tariflerimi ve yazılarımı Google+ üzerinden de takip edebilirsiniz.


Google+ Sayfamız

26 Aralık 2009 Cumartesi

Portakallı Kek

Evet 2009 yılının son cumartesini de bitirdik.2010 yılına girmeye hazırlanırken herkese şimdiden sağlıklı,mutlu,bereketli,huzurlu ve başarılı bir yıl diliyorum.Allah herkesin gönlüne göre versin.Evlenmek isteyenlere eş,çocuk isteyenlere çocuk,para isteyene para ama herşeyden önce vücudumuza sağlık evimize huzur versin.
Bugün benim için çok koşturmalı bir gündü Bebe nin bir dersane deneme sınavı vardı sabah onunla beraber kendimizi attık sokaklara o sınavdayken ben de iki eski arkadaşımla biraz lafladım.Neyse konu hep çocuklar üzerineydi çocuk büyütmek çok ama çok zor.Büyüdükçe daha da zor Allah bize onları iyi bir insan olarak yetiştirecek güç ve sabır versin.
Gelelim keke bu kek ile http://softbowlsilikonkekkaliplari.blogspot.com/katılıyorum.Herkesten oy bekliyorum artık.Aslında yarışan ben değil babanga olacak çünkü bu keki o yaptı.Durmadan güzel kek yaptığı ile övünür buyur işte er meydanı yarış bakalım görelim.Evde bize ben güzel kek yaparım demesi değil

Malzemeler


  • 3 yumurta

  • 2 su bardağı şeker

  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 1 su bardağı süt

  • 1 paket vanilya

  • 1 paket kabartma tozu

  • 3 su bardağı un

  • 1 adet portakal kabuğunun rendesi ve suyu

Yapılışı


önce yumurta krema kıvamına gelene kadar çırpılır sonra şeker ilave edilip eriyene kadar çırpmaya devam edilir.Sırayla süt ve sıvıyağ konulur.bir miktar çırptıktan sonra un vanilya ve kabartma tozu ilave edilerek karıştırılır.Portaka rendesi ve suyu da karışıma konularak kalıba boşaltılır.Önceden ısıtılmış fırında (190 derece) 50 ila 55 dakika pişirilir


Görüntü bu lezzet mükemmel
Şu tarifi bana şu anda o yazdırdı sanırsınız dünya meselesi çok ama çok önemli ,önce bu sonra şu konur diye yedi beni yedi vıdı vıdı babanga buyur yarış bakalım

21 Aralık 2009 Pazartesi

Kerebiç

Herkese merhaba,birşeyi çok istersen olmazmış ekolojik pazara o kadar çok gitmek istedim ama hastalandığım için gidemedim.Umarım giden olmuştur ve izlenimlerini bizimle paylaşır.Okuduğuma göre çok fazla rağbet varmış.İnşallah hakkıyla yapılır da bizlerde doyasıya faydalanırız
http://www.kartal.bel.tr/icerik/HaberDetay.aspx?id=202 buradan o güne ait izlenimleri alabilirsiniz.

Bu arada bu kurabiyemiz Antep yöresine özgü bir kurabiye olup özel tahta kalıpları olan bir kurabiye ama ben o kalıbı aramama rağmen bulamadım o nedenle elimle yapıp üzerine çatalla çizikler attım.Kekevinde gördüğüm bu kurabiye evde çok beğenildi.Vereceğim ölçülerle 24 adet kurabiye oldu ve yaptığımın ertesi günü bitti en çok yiyen de bebeydi bayıldı.Gerçekten de ağızda dağılan kıyır kıyır bir kurabiye oldu denemenizi tavsiye ederim

Malzemeler



  • 3 yemek kaşığı irmik

  • 2 adet yumurta sarısı

  • 200 gr oda ısısında margarin

  • 1 çay bardağı sıvıyağ

  • 1 su bardağı pudra şekeri

  • 1 paket kabartma tozu

  • 4 su bardağı un

İçi için



  • 1 su bardağı ceviz

  • 3 yemek kaşığı tozşeker

  • 1 tatlı kaşığı tarçın

Öncelikle çok fazla olmamak şartıyla ufalttığınız cevizi,tarçın ve şekerle karıştırarak bir kenara koyun.Diğer tarafta yağı ve pudra şekerini mixerle krema kıvamında karıştırın.Yumurta sarılarını ekleyerek çırpmaya devam edin daha sonra diğer malzemeleri ekleyerek bu kez elinizle iyice yoğurun.Ele yapışmayan ama yumuşak kıvamlı bir hamur elde edince poğaça yapar gibi küçük parçalar koparıp elinizle biraz açtıktan sonra hazırladığınız içten bir miktar koyup poğaça gibi kapayın ama ek yerlerini alta getirin tepsiye bu şekilde dizdikten sonra 170 derecede kurabiyeleri karartmadan pişirin üzerine pudra şekeri serperek servis yapın afiyet olsun.

Pazara gidenler biraz bilgi verirse çok sevinirim.Gerçekten çok merak ediyorum.Herkese sağlıklı,bereketli,güzel bir hafta diliyorum.Görüşmek üzere

17 Aralık 2009 Perşembe

Ekolojik Pazar
















Kartal da bu pazar ekolojik pazar açılıyor saat 10.00 ile 17:00 arası Kartal Meydanında duyan duymayana duyursun lütfen ,ben sabırsızlıkla bekliyorum


Ayrıntıları aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz



9 Aralık 2009 Çarşamba

Sebzeli Tuzlu Kek

Çok yorgunum ama yine de mutluyum.İşimi yaptım çok şükür sıcacık evime geldim.Allah herkesin evine bereket ve huzur versin.Herkes sahip olduğu her şey için birkez daha ,birkez daha şükretsin.
Bu keki yaptığımda ev halkı önce burun kıvırdı öyle kek olur mu diye ama tadına bakınca bingo

Malzemeler


  • 3 adet yumurta

  • 1 bardak süt

  • 1 bardak sıvıyağ

  • 2-2.5 bardak kadar un

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 adet rendelenmiş havuç

  • 2 adet rendelenmiş patates

  • Biraz ufalanmış peynir (lor ya da kırıntı peynir)

  • dereotu ve maydanoz

  • peyniriniz tuzsuzsa birazcık tuz

  • üzeri için susam ve çörek otu


Yapılışı


Yumurtaları iyice çırpın, sütü ve sıvıyağı ekleyip karıştırmaya devam edin.Unu ve kabartma tozunu ilave edip iyice karıştırdıktan sonra rendelenmiş patatesi,havucu,peyniri ve yeşillikleri koyun.Yağladığınız kalıbınıza boşaltıp üzerine susam ve çörek otunu serpin 170 derecede ısıttığınız fırında kapağını hiç açmadan pişirin.Kek piştiğini eve yaydığı koku ile zaten size haber verecektir.


Afiyet olsun


5 Aralık 2009 Cumartesi

Hayatı Yakalamak

" Hayatı yakalamak "nasıl derin bir cümle değil mi? "Yakalamak" işin özü burada işte
Yakalamak çünkü siz mutlu ya da mutsuz,sağlıklı ya da sağlıksız olun ne olursanız olun akıyor gidiyor işte
Yaptığımız ve yaşadığımız tüm rutin aslında hayatımız.Hepsi bu.Birşeyleri beklemek,özlemek,ertelemek boşa geçirilecek kaybedilecek zamandan başka birşey değil


İnsanın doğası gereğidir aslında hep daha çok daha daha daha da nereye kadar
Mutluluk ve huzur hiçbir yerde değil.Bana göre o zaten içimizde hep orada duruyor onu çıkarmak,yaşamak elimizde.Hadi o zaman birşeylere biraz da iyi yanından bakalım gülümsiyelim ki gülümsetebilelim.Korkmayın gülün Siz mutlu çevreniz mutlu



Mutluluk ne mi yakınlarınızın sağlıklı oluşu,Çocuklarınızın başarısı ve onları mutlu eden herşey

Bir sabah erkenden sahilde babanga ile denize karşı içilen bir kahve yapılan sohbet

Herkese mutlu haftasonları



3 Aralık 2009 Perşembe

Çikolatalı Tatlı

Bu tatlıyı bir komşumda yedim çok hoşuma gitti hem çok hafif hem çok pratik hem çikolatalı hem de sütlü daha ne olsun.
Hiç dururmuyum hemen yapıverdim.Hep diyorum ya işten sıfır enerji ile geliyorum ama mutfağımda çok şükür beni çeken bir şey var oraya girdim mi bir enerji bir huzur geliyor çok şükür bana da terapi oluyor iş yaparken dinleniyorum gerçekten böyle oluyor bu tatlıyı da deneyin tavsiye ederim
Malzemeler
  • 1 paket kedi dili
  • 1 paket vanilyalı puding
  • Süt
  • bir küçük paket krema
  • bir miktar bitter çikolata
  • biraz pudra şekeri

Yapılışı

Kedi dillerini bir kabın içine koyduğunuz süte bir batırıp çıkarın ve kabınızın tabanını kaplayacak şekilde dizin.Vanilyalı pudingi üzerindeki tarife göre pişirin (aslında kendinizde unla bir krema yapabilirsiniz)pişen pudingi kedi dillerinin üzerine güzelce yayın.

Ayrı bir kaba boşalttığınız kremanıza bir su bardağı süt ilave edip içine bitter çikolatanızı koyun ve dipten dipten karıştırarark dibini tutturmadan çikolatayı eritin ben 2 yemek kaşığı pudra şekeride ilave ettim çikolata sosa.Onuda pudingin üzerine döküp oda sıcaklığına geldikten sonra dolapta soğutup servis edin.

Afiyet olsun

2 Aralık 2009 Çarşamba

Sulu Köfte

Herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun.Yine tempolu bir bayram geçirdim.O nedenle blogumu biraz ihmal ettim ama yine buradayım işte. Güzel yorumları ve bayram tebrikleri için bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.Aslında blogumun başına oturduğumda kendiliğinden hiç düşünmeden birşeyler yazmaya başlıyorum.Fren yapmasam belki çok ama çok uzun yazacağım ama kimseyi de sıkmak istemiyorum.Herşey tadında güzel.
İyi ki bu yemek dünyasını keşfetmişim çok mutluyum.Bazen kendi kendime hayıflanıyorum.Niçin çalışmadığım dönemde bunu keşfedemedim o zaman çok daha fazla zamanınm vardı çok daha fazla ilgilenip çok daha güzel şeyler yapabilirdim diye ama kısmet böyleymiş sağlık olsun.
Herkesin bildiği bir tariftir bu sanırım ama yine de azıcık tarif edeyim

Malzemeler
  • 250 gr kadar kıyma
  • 1 adet soğan
  • 1 çay bardağı kadar ince bulgur
  • tuz,karabiber
  • birkaç adet patates
  • 1 yemek kaşığı salça
  • biraz sıvıyağ bir kaşık kadar da tereyağ

Öncelikle rendelediğimiz soğan ile birlikte yıkadığımız bulguru ve kıymayı tuz ve karabiber ile iyice yoğurup top köfteler yapıyoruz.Tencerede erittiğimiz tereyağa biraz da sıvıyağ ekleyip salçamızı koyup birazcık kavuruyoruz.Üzerine sıcak su ekleyip kaynayan salçalı sosumuzun içine köfteleri ilave ediyoruz.Köfteler biraz piştikten sonra soyup doğradığımız patatesleri ekleyip pişiriyoruz.Aslında bu yemeğe patates ile birlikte havuç da konulmasına rağmen bu sefer bebenin talebi üzerine havuç koymadım.

Yanına bir de pilav mis afiyet olsun

19 Kasım 2009 Perşembe

Künefe

Künefe severmisiniz?
Bizim bebe çok severmiş meğer şöyleki geçenlerde acaba ne tatlı yapsam diye bebeye sorma gafletinde bulundum hiç düşünmeden künefe dedi
Onu yapamam oğlum onun için özel peynir lazım sonra pişirmek içinde özel aparatları var dedim ama dinletemedim.Dışarıda yiyelim dedim hayır illa sen yap diye tutturdu.
Televizyonda izlemiştim bir programda künefe yapılışını ince özel tepsiye kadayıfı döşedikten sonra küçük piknik tüpün kafasına alevi tepsinin altına eşit olarak dağıtacak bir aparat takıp tepsiyi onun üzerine oturtup çevire çevire ocağın üzerinde pişirmişlerdi.
Ama bizde öyle bir teşkilat yok dedim,olmaz dedim ama o galip geldi nasıl olursa kabulüm yiyeceğim deyince peki o zaman dedim ve ilk kez yapmama rağmen hiç fena olmadı aslında tabi bu tatlı sıcak sıcak yendiği için hadi soğutuyorsun çabuk ol nidaları arasında bu kadar fotoğraflayabildim.Bundan sonra daha sık yaparız herhalde bu arada bebeden de küçük bir söylediğini işitirsin olayı geldi.
Hiçbir zaman ben yapamam demiyeceksin en azından deneyeceksin ve gayret edeceksin olmazsa da ben elimden geleni yaptım sağlık olsun diyeceksin dedi(bu tam olarak benim cümlem çok sık söylerim bu kez o bana söyledi en azından dediklerim kafasında kalıyormuş bunu da anlamış oldum bu da ayrıca mutluluk verici)
Gelelim tarife

Malzemeler
  • 250 gr tel kadayıf
  • 125 gr kadar tereyağ
  • 200 gr kadar tuzsuz dil peyniri

Şerbeti için

  • 2 su bardağı tozşeker
  • 2,5 su bardağı su

Yapılışı

Kadayıfları elimle tel tel açtım önce.Sonra erittiğim yağ ile kadayıfları iyice karıştırdım.Küçük bir tepsiye(künefe çok kalın olmamalı) kadayıfın yarısını elimle iyice bastırarak yerleştirdim.Üzerine minik minik doğradığım dil peynirlerini (zaten pişince eriyor peynirler) koydum.Kadayıfın diğer yarısını da peynirlerin üzerine yine iyice bastırarak yerleştirdim.170 derecede ısıttığım fırında iyice kızarana kadar pişirdim.Önceden kaynattığım şerbeti sıcak kadayıfın üzerine kepçe kepçe döktüm.

Gerçekten güzel oldu içindeki peynir erimişti tadı yerindeydi.Yalnız bildiğiniz gibi bu tatlıyı yapar yapmaz sıcakken yemek lazım yoksa içindeki peynir soğuyunca sertleşiyor

Afiyet olsun

17 Kasım 2009 Salı

Muhammara (Acuka)

Hayatımızda renkler ve kokular vardır.Her biri bize birşey anımsatır.Herkese olmuştur duyduğunuz bir koku geçmişten bir anıyı canlandırır.O kokunun arkasında size ait bir sürü şey vardır.Ya da bir renk ,bir tat geçmişten birşeyler getirir.Bir sürü anı insan yaşadığı sürece ne çok şey biriktirir hayatında arkadaşlar,sevinçler,üzüntüler hepsi için bir fotoğraf bir görüntü vardır hafızamızda.Unuttuğumuzu sanırız ama o bilinçaltımızda derinliklerde bir yerde saklıdır ve küçük bir uyarıcı ile hop ortaya çıkıverir.
Şimdi bu da nereden çıktı diyorsunuz belki bu muhammara ama biz buna daha çok acuka ya da acılı deriz bundan çıktı işte.Geçen gün markette içinde acuka olan bir kavanozu babanganın elinden zor aldım onun içinde bir sürü katkı var ben sana yaparım diye ve unuttuğum bir tat böylece canlanıverdi

Annem çok eskiden çok sık yapardı sabah kahvaltısında sobanın üzerinde kızartılan ekmeklerin üzerine sürüp sürüp yerdim beyaz peynirle hiç doymadan o kadar lezzetli bir kahvaltılıktı benim için ama çok uzun zaman önce unutuldu gitti.Tekrar o lezzeti tatmak beni çok mutlu etti.Tatmayanlar için gerçekten tavsiye ederim kızarmış ekmeğin üzerine sürüp de yemelerini

Malzemeler


  • 2 yemek kaşığı domates salçası

  • 1 yemek kaşığı biber salçası

  • 3 ya da 4 diş iyice dövülmüş sarımsak

  • salçanızın tuz durumuna göre biraz tuz

  • karabiber

  • kimyon

  • sevdiğiniz oranda pul biber

  • iyice ufalanmış bayat ekmek içi (yarım ekmeğin içini koydum)

  • irice dövülmüş ceviz içi

  • sıvıyağ

Yapılışı


Bütün malzemeleri bir araya getirip iyice karıştırın burada baskın bir sarımsak tadı için sarımsağı damak zevkinize göre ayarlayın.Ekmek içi kıvam artırıcı özelliği için duruma göre biraz daha koyabilirsiniz.Acı oranı da sizin acı yeme katsayınıza kalmış artık.Sıvıyağ da acukaya parlak ve daha bir yumuşaklık vermek için


Afiyet olsun


12 Kasım 2009 Perşembe

Kadıköy'lü Olmak

Kadıköylü olmak bir ayrıcalıktır sloganını Kadıköylü olanlar zaten bilir Kadıköye gelenler de bu afişi Kadıköyde ki duvarlarda mutlaka görmüştür.Gerçi Burada doğmadım ama bütün çocukluğum,genç kızlığım Kadıköy'de geçti.Ondan mıdır bilinmez çok ama çok severim Kadıköy'ü orada kendimi tam da evimin içinde gibi hissederim.Ara sokaklarını,mağazalarını,çay bahçelerini,tüm eskiliğini ve kokusunu bilirim dediğim gibi çok ama çok da severim.Yaşadığım nefes aldığım yerdir tam da orası.Altıyol,vişne sokak,Moda,Bahariye,Kadıköy Çarşısı esnafıyla,insanlarıyla daha bir başkadır sanki.Altıyol da tam da boğa heykelinin karşısında çay bahçesinde oturup çayınızı yudumlarken insanların koşturmacasını izlemek,balıkçılar çarşısında gezmek,Beyaz fırından bir şeyler alıp yemek,Cafer Ustanın dükkanından tatlı almak,Baylan Pastanesinin 30 yıldır aynı lezzetteki Cup Griye'sinden yemek başka bir mutlu eder beni

Bu da o saydığım lezzetler arasındadır Petek Büfe.Ben 26 yıldır gidiyorum ama tabi öncesi de var.Eskiden Rex sinemasının sokağındaki Tevfik Gelenbe Tiyatrosunun pasajında idi.Küçücük köhne bir dükkan çoğu zaman ayakta yerdik çünkü oturacak yer ya 3 ya da 5 kişilkti.Sonra Kadıköy adliyesinin yan tarafındaki pasaja taşındı şimdi yine Rex sinemasının sokağında 26 yıldır aynı tat aynı lezzet.

Koca koca plazaların içinde bütün gün fındık fareleri gibi dolaşıp duruyoruz hep bir telaş hep bir koşturma yaşıyoruz ama yaşadığımızı bilemeden hiç birşey görmeden belki de temiz bir hava almadan.Arada küçücük kaçamaklar insana yaşadığını hissettirir ya biz de bu akşam babanga ile iş çıkışı Kadıköy'e gittik sokaklarında ağır ağır yürüdük.E Petek Büfeye uğramamak olmaz sokağa konulmuş plastik masada belki de en mükellef masalardan çok daha lezzetli artistlerimizi yedik ayranlarımızı içtik büyük bir keyifle


Belki de gerçekten yaşlanıyoruz ve yaşanmışlıklar nerede çoksa anılar nerede toplanıyorsa orada olmaktan daha fazla mutluluk duyuyoruz ama ne olursa olsun dediğim gibi Kadıköy benim için çok özel ve güzel sıcacık.yumuşacık ve şefkat dolu
Sizlerle paylaşmak istedim

Sevgiyle kalın

8 Kasım 2009 Pazar

Mim

Sevgili Tarif Defteri blogu sahibi arkadaşım Narish beni mimlemiş.Konu sinir olduğunuz şeyler

Ben aslında çok sinirli olmamakla beraber damarına basıldığında deli sinirli olan bir insanım.Hadi başlayalım bakalım sıralamaya bakalım kaç tane olacak


  1. Bencil insanlara sinir olurum.Hep ben diyenlere asla tahammülüm yok

  2. Emrivakiyi hiç sevmem.Yapanlara da sinir olurum

  3. Sürprizleri severim ama ölçüsü kaçarsa sinir olurum

  4. Samimiyetle laubalilik arasındaki o incecik çizgiyi ayıramayanlara da sinir olurum.Çünkü bazı durumlarda siz samimi olursunuz karşınızdaki laubali

  5. Düzenimi bozanlara da sinir olurum

  6. Kendini beğenmiş,kibirli insanları hiç sevmem sinir olurum.

  7. Kişilik haklarımı hiçe sayanlara da sinir olurum herkes haddini bilecek sonsuz özgürlük diye birşey yok

  8. Dolmuşta cep telefonu ile evinde konuşur gibi rahat rahat konuşanlara da sinir olurum

  9. Görevini hakkıyla yapmayanlara da sinir olurum.Bu bir market çalışanı da olabilir,iş yerindeki iş arkadaşınızda

  10. Gözünüzün içine baka baka yalan söyleyenlere de sinir olurum.Dürüst ol canımı ye

  11. Evde belli bir eşya düzenim vardır her seferinde söylememe rağmen bulaşık makinesini boşalttığında rastgele yerleştiren babangaya da bunun için sinir olurum :)

  12. Eve ayakkabı ile girilmesine de sinir olurum.

  13. Yerinde değilken arkadaşının çalan cep telefonunu açıp da cevap verenlere de sinir olurum.Cep telefonu özeldir

Daha bir bu kadar daha yazabilirim.Ne çok sinir olduğum şey varmış meğer.Kısacası saygısız insanlara sinir olurum.
Arzu eden bütün arkadaşları bu soruyu cevaplamaya davet ediyorum.İnsan sıraladıkça baya rahatlıyor terapi oluyor.


Sinirsiz keyifli mutlu pazarlar herkese


5 Kasım 2009 Perşembe

Mozaik Pasta

Yazmayalı 2 hafta olmuş.Ama bana daha uzun geldi açıkçası.Gerçi arkadaşlarımı ziyaret ediyorum ama kendim yazamıyordum.Nihayet şeytanın bacağını kırdım.Bu tarifimi de Pembe Tatlar arkadaşımın "Bisküvili Pastalar" etkinliğine gönderiyorum.Aslında çok basit ama bir o kadar da lezzetli bir tatlı biz ev halkı çok seviyoruz ve ben de sıkça yapıyorum.Hatta bazen abartıp çok fazla yapıyorum da çocuklar baston tatlısı diye alay ediyorlar.Çünkü ben bu tatlıyı folyonun üzerine döküp piramit şekli verdikten sonra deepfreze koyuyorum baston adı da tatlının uzun olmasından kaynaklanıyor.
Bu arada şu GDO tartışmaları beni çok korkutuyor.Ne tarafa dönseniz hangi besine baksanız bu konu ile bir ilintisi var.Bu da beni korkutuyor herşeyi mevsiminde alıp yemeye çalışıyorum ama domates ve salatalık ne olursa olsun babanga tarafından kışın da tüm karşı çıkmalarıma rağmen masada yerini alıyor.Çocukları bu yaratık besinlerden nasıl koruyacağız bilemiyorum.
Allahtan sütümüzü güvenle alabildiğimiz bir Aysun'umuz var,yoğurdumuzu da kendimiz mayalıyoruz.Ama geri kalanlar....

Malzemeler




  • 3 paket petibör bisküvi


  • 1 su bardağı süt


  • 100 gr kadar tereyağ


  • 1 su bardağı şeker


  • 4 çorba kaşığı kakao


  • 1 muz


  • biraz ceviz yada fındık (bence ceviz daha çok yakışıyor)


  • 1 paket krema


Yapılışı



Yağı çok kızdırıp yakmadan sadece eritin .geniş bir kapta kırdığınız bisküvilerin üzerine dökün diğer malzemeleri ve doğradığınız muzu da ilave edip karıştırın ve tezgahın üzerine serdiğiniz folyonun üzerine dökün.Folyoyu kenarlarından bitiştirerek piramit şekli verin ve deepfrezde sertleşene kadar tutun.Sonra da afiyetle yiyin


17 Ekim 2009 Cumartesi

Kremalı Patates

Bugün kızlar toplantımız vardı süper bir gün oldu yine hep bir ağızdan konuşup hep bir ağızdan bolca güldük.Bu günler bana bir çeşit terapi oluyor.Geçmiş,gelecek,çocuklar,eşler,işler konuşup paylaşacak o kadar çok şey varki saatler su gibi geçiyor.Toplantı bittiğinde biz de tüm negatif enerjiyi atmış oluyoruz en azından benim için öyle oluyor eminim diğer kızlar için de aynıdır.
Kolay değil yaklaşık 30 yıla yakın bir geçmiş sözkonusu şaka gibi 30 sene neredeyse bir ömür.Çocukluk genç kızlık derken orta yaşlara geldik ama maaşallah enerji herkeste aynı.
Gelelim kremalı patatese

Malzemeler


  • 3 yada 4 adet orta boy patates

  • 1 paket krema (küçük paketlerden)

  • Biraz kaşar peyniri

  • 1 diş sarımsak

  • istediğiniz baharatlar

Yapılışı


patatesleri soyduktan sonra çok kalın olmamak üzere halka halka doğrayın.Pişireceğiniz kabın (ben dikdörtgen bir borcam kullandım) zeminini çok az tereyağ ile yağlayın.Bir kaba doğradığınız patatesleri koyup tuz,kırmızı toz biber,karabiber ve iyice dövülmüş sarımsak ile iyice harmanlayın patatesleri balık sırtı borcama dizin.
Üzerine yarım çay bardağı süt ve kremayı dökün.fırında patatesleriniz yumuşayana kadar pişirin.Süt ile pişen patatesler muhteşem oluyor.Fırından çıkarmadan önce rendelenen kaşarı patateslerin üzerine serip kaşar eriyip kızarana kadar tutun.


Afiyet olsun.Bu et ve tavuk yanına çok yakıştığı gibi ayrıca çayın yanında da ikram edebileceğiniz nefis bir tat.


Herkese keyifli pazarlar .............


13 Ekim 2009 Salı

Renkli Tatlı (çilek soslu)

Bu sefer tatlılardan başladık ağzımız tatlana tatlana tatlılardan gidelim.Her hafta Aysun Hanım'dan 5 lt süt alıyorum dedim ya kaymağı sabah kahvaltılarımızı daha doğrusu hafta sonu kahvaltımızı şenlendiriyor geri kalan süt de çeşitli süt tatlısı şekli alıyor.Bu da onlardan biri tarifi Oktay Usta'nın sitesinden aldım biraz da kendim birşeyler ekledim ve bu hali aldı.Gözümüz de midemiz de durumdan çok memnun kaldı.Umarım siz de memnun kalırsınız.

Malzemeler


  • 1 lt süt

  • 1 su bardağı şeker

  • 2 yemek kaşığı un

  • 2 yemek kaşığı nişasta

  • 1 paket burçak büsküvi

  • 1 paket kakaolu büsküvi

  • 1 paket vanilya

Sos Malzemeleri



  • 1/2 kg çilek

  • 1 çay bardağı tozşeker

  • 1 yemek kaşığı nişasta

  • 1 su bardağı su

Yapılışı


Süt,un,şeker ve vanilya iyive karıştırılarak muhallebi kıvamına getirilir.Borcama bir kat kakaolu büşküvi dizilir.Üzerine muhallebinin yarısı eşit olarak dökülür.Sade büsküviler muhallebinin üzerine bir kat düzgünce dizilip geri kalan muhallebi dökülür.


Sos için çilekler rondodan geçirilir.Su nişasta ve şeker eklenerek kıvam kazanana kadar karıştırılarak pişirilir ve muhallebinin üzerine dökülür.



Bu hem çok kolay hem çok hafif hem de çok lezzetli bir tatlı.Rengi de cabası görüldüğü üzere renkli bir tatlı.


Hayatınızda bu tatlı gibi renkli ve çok ama çok tatlı olsun afiyet olsun


12 Ekim 2009 Pazartesi

İrmik Tatlısı

Oldukça uzun bir bayram tebriği izlediniz sanırım sitemde.Yoğun günler mi yaşadım ne oldu ben de anlamadım bir türlü birkaç satır yazmaya vaktim olmadı.Fakat sizleri uzaktan da olsa takip ettim.Zeynepçim işte geldim burdayım
Herkese tekrar merhabalar yaz bitti tatiller bitti,ramazan bitti,bayram geçti derken yeni bir okul dönemi başladı herkes için hayırlı uğurlu ve başarılı bir öğrenim dönemi olur inşallah
Gelelim tatlımıza sağolsun Aysun Hanımın sütleri sayesinde sütlü tatlılara doyuyoruz biri bitmeden diğerini yapıyorum eh maaşallah kimse de neden bu kadar tatlı yapıyorsun demiyor.
Fakat Aysun Hanımın kızlarının sütü ile yapılanlar da daha lezzetli oluyor.
İrmik tatlısı bizim evdeki namı diğer yumuşak

Malzemeler



  • 1 lt süt

  • 1 limonata bardağı irmik

  • 1,5 limonata bardağı şeker

  • 1 yumurta

  • 1 paket vanilya

  • 25 gr kadar margarin

Yapılışı


Hepsi derin bir tencereye konulup iyice karıştırılır.Ateşe konulduktan sonra sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelmesi sağlanır.Yapışmaması için ıslatılmış bir tepsiye konulup oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabında soğutulur.Düz bir servis tabağına çıkarılıp hindistan cevizi ile süslenir


Afiyet olsun


21 Eylül 2009 Pazartesi

Bayramınız Kutlu ve Mutlu Olsun

Herkese Mutlu ,huzurlu,sağlıklı,bereketli ve sevdikleri ile çok ama çok güzel bir bayram diliyorum.

Bu arada ayın 14 ünden beri ne kendi ne de arkadaşlarımın bloguna giremiyordum sorun neydi bilmiyorum ama yorumlarınızı yayınlayamayışım ve sizleri ziyaret edemeyişim bu sebepleydi
Tekrar herkese hayırlı bayramlar

16 Eylül 2009 Çarşamba

Tel Kadayıf

Dün ve bugün kendi sitem dahil blogspot uzantılı hiç bir siteye giremedim sorun mu var acaba bilgisi olan arkadaş varmı diye bir soru ile başlayıp uğurlamaya hazırlandığımız şu ramazan ayında edilen tüm duaların,tutulan oruçların kabul olmasını diliyorum.
Ramazan ayında çok yapılan tatlılardan biri de kadayıftır sanırım

Malzemeler
  • 500 gr tel kadayıf
  • 150 gr tereyağ
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • ceviz
  • 2 su bardağı süt

Şerbeti için

  • 5 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su

Yapılışı

Kadayıfı tel tel açarak işe başlıyoruz bu kısım bu tatlı yapımının en zahmetli kısmı sanırım.Erittiğimiz yağımızı sıvıyağ ile karıştırıp tel tel açtığımız kadayıfımızn üzerine döküp her tarafının iyice yağlanmasını sağlıyoruz.Daha sonra pişireceğimiz tepsiye kadayıfın yarısını güzelce döşeyip elimizle iyice bastırıyoruz,üzerine bolca cevizi koyduktan sonra geri kalan kadayıfı yine iyice bastırarak tepsinin üzerine yerleştiriyoruz.Kadayıf ne kadar sıkı olursa o kadar güzel oluyor çünkü.Önceden ısıttığımız 180 derecelik fırında iyice kızarana kadar pişiriyoruz.Fırından çıkar çıkmaz üzerine 2 bardak soğut sütü gezdiriyoruz.Ben kadayıfı bir gece önce pişirip şerbetini ertesi gün verdim öyle de yapabilirsiniz ya da kadayıf soğuduktan sonra kaynattığınız şerbeti sıcakken kadayıfın her tarafına eşit olarak da verebilirsiniz.

Afiyet olsun

13 Eylül 2009 Pazar

Yine Cheescake Hep Cheescake

Artık bu konuda iddalıyım diyebilirim yani cheescakeki çatlatmadan pişirme konusunda

Hepsini tek başıma yiyebilirim





Bu tat benim aşık olduğum bir tat Cheescake başka bir lezzet benim için.Gerçekten benim damağımı çatlatan bir lezzet her şekli güzel ama limonlusu her daim favorim.

Bu yaptığımın içindeki limon miktarı biraz az çünkü çikolata sos ile yemek istedi beyzadeler.Emir büyük yerden boynumuz kıldan ince



2 paket burçak büsküvi
100 gr kadar tereyağ
400 gr labne peynir
1 su bardağı tozşeker
5 tatlı kaşığı buğday nişastası
4 adet yumurta
1 paket (küçük paketlerden 200 gr lık )krema
1/2 limonun suyu
1 paket vanilya
Yapılışı
büsküvileri rondodan geçirip un haline getirin
Birazcık erittiğiniz yağ ile iyice harmanlayıp altına yağlı kağıt koyduğunuz,kenarlarını tereyağ ile yağladığınız kelepçeli kalıbın (26 cm lik bir kalıp kullandım) tabanına ve mümkün olduğunca kenarlarına iyice bastırarak tabanı oluşturun ve kalıbınızı buzdolabına koyun
Labne peynirinizin suyunu iyice süzdürdükten sonra derin bir kaba alıp mikserle iyice karıştırın
Şekeri ilave edip karıştırmaya devam edin
Nişasta,vanilya ve kremayı ekleyip karıştırın
yumurtalarınızı teker teker kırıp karıştırın önce kırdığınız iyice karışmadan diğerini kırmayın
en son limon suyunu ilave edip iyice karıştırın.
Karışımınızı kalıba dökmeden önce kabınızı tezgahın üstünde hafif hafif vurarak oluşan hava kabarcıklarının sönmesini sağlayın.Bu tatlınızın çatlamasını önleyecek bir önlem
En son karışımı kalıbınıza döküp 170 derecede yavaş yavaş pişirin bu arada fırının kapağını açmayın
Piştikten ve fırını söndürdükten sonra cheesecakeki fırından çıkarmayın bırakın fırın soğuyuncaya kadar orada kalsın.Ani ısı değişikliği de çatlamasına neden oluyor
Fırından çıkardıktan sonra buzdolabında en az 8-9 saat hatta mümkünse 1 gün beklesin

Üzerine Dr Oetkerin çikolatalı sosunu kullandım ama ben bu sosu pişirirken içine 2 yemek kaşığı kadar toz şeker ilave ediyorum


Afiyet olsun

12 Eylül 2009 Cumartesi

Fırında Makarna

Bizim evde çok sevilerek yenen bir makarna çeşidi ister iftarlık ister sahurluk her iki öğün için de çok ideal

Malzemeler


  • 1 paket fırın makarna (en kalınından)

  • 1 paket margarin ya da tereyağ

  • kaşar peyniri

  • 1 lt süt

  • 3 yemek kaşığı un

  • 1 adet yumurta

  • tuz karabiber

Yapılışı



  1. Makarna tuzlu suda haşlanır ve süzülür

  2. Süzülen makarna tepsiye konulup 125 gr kadar tereyağ ya da margarin makarnanaın sıcaklığı ile erimeya bırakılır.Arada karıştırarak hem makarnanaın her tarafının yağlanmasını hem de yağın erimesini sağlayın

  3. Diğer tarafta tencereye 125 gr kadar margarin ya da tereyağ konulup un ilave edilir ve yakmadan un kavrulur.1 lt süt iyice karıştırarak yavaş yavaş ilave edilir.Koyu bir muhallebi kıvamı elde edesiye kadar karıştırılır.

  4. Sosun içine tuz.karabiber ve bir yumurta iyice çırpılarak ilave edilir.

  5. Hazırlanan beşamel sosumuzu tepside yağlanan makarnaya ilave edip iyice karıştırıp fırına verip börek pişirir gibi o ayarda ve derecede üzeri biraz pembeleşene kadar pişirin fırından almadan biraz önce rendelenen kaşar peyniri makarnanın üzerine konulup kaşar eriyip biraz kızarınca fırından çıkarılıp dilimlenir

Afiyet olsun


5 Eylül 2009 Cumartesi

Şipsı Baste




Çerkez pastası deyince sizi yanıltmasın bu bilinen pastalardan değil.Çerkezlere özgü bir yemek


Bilen ve yiyen bilir bizim evde de çok sevilen bir yemektir.Aslında ilk kez yaptım bu bizlere has bir yemek olduğundan daha çok bütün aile annemde toplandığımızda annem yapar.




Malzemeler




  • tavuk (ben iki adet but bir adet göğüs eti ile yaptım)


  • mısır unu (mısır ununu tepsiye koyup fırında birazcık karıştırarak kurutuyoruz)


  • 3 adet orta boy soğan


  • kırmızı toz biber


Yapılışı





  1. Tütsülenip iyice yıkanan tavuklar tencereye konulup biraz tuz ilavesi ile haşlanır


  2. Derin bir tencereye doğranan soğanlar biraz tereyağında iyice kavrulur


  3. Kavrulan soğanlara toz kırmızı biber ilave edilip üzerine haşladığımız tavuğun suyu eklenir


  4. bir su bardağı kadar mısır unu çok az suda eritilip kaynayan tavuk suyuna kıvam artırıcı olarak konulur.Bu çorbanın suyu boza kıvamından biraz daha ince olmalı.eğer koyduğunuz mısır unu az gelirse biraz ekleyebilirsiniz ya da çok koyu olursa biraz su ilavesi ile kıvamını ayarlayabilirsiniz


  5. Başka bir tencerede 6 su bardağı su biraz tuz ilavesi ile kaynatılır kaynamakta olan suya 2.5 su bardağı mısır unu ilave edilip iyice karıştırılır.Burada önemli olan unun topaklanmaması.Biraz ateşin üzerinde biraz ateşten alıp tezgahın üzerinde iyice karıştırılır.


  6. Hamur göz göz olup poh poh sesleri çıkarmaya başladığında hamurun altını söndürün ve yuvarlak bir tepsiye hamurunuzu boşaltın kaşığı suyla ıslatarak tepsideki hamuru düzleyin


Çerkez pastanız hazır.Aslında bu yemek resimdede gördüğünüz hamurun ortası havuz şeklinde açılarak havuza doldurulan çorbası ve hamurun kenarlarına haşlanan tavuk etleri dizilerek servis olur.Fakat bu şekilde yemek artık mümkün olmadığından herkesin tabağına dilim dilim kesilen hamuru konulup yanına konulan çorbası ile yeniyor.Bu arada haşlanan tavuk etleri de tabiki serviste yerini alıyor.



Bu yemeği anlatmak zor yemek çok güzel yemek kültürümüz ölmesin değerlerimiz unutulmasın nesilden nesile aktarılsın.Hiç olmassa çocuklarımıza bu değerlerimiz kalsın herşeyin unutıulmaya yüz tuttuğu günümüzde bu kadarını yapabilelim hiç olmazsa



Abicim bu senin içindi bu ilk deneme olmasına karşın çocuklar yiyince anneannemizin yaptığı ile aynı lezzet dediler.O zaman aferin bana

2 Eylül 2009 Çarşamba

İftar Bereketi Etkinliği 3; Patates Paçası

Oruçluyken insan dünyaları yiyecek zannediyor ama çorbayı içtikten sonra tıkanıyor ya da bana öyle oluyor çünkü yiyen de yiyiyor gözümün önünde olaylar cereyan ediyor çünkü

Bugün canım bu patates paçasını çok istedi.Telefon aracılığı ile çocuklara patatesi haşlamalarını söyledim.Gerisini de gelince hallettik.Bir deneyin isterseniz iftar sofralarınıza değişik bir tat ve renk katması açısından denemeye değer bir lezzet oldu.


Malzemeler


  • 4 adet orta boy patates

  • 1 adet yumurta

  • 1 su bardağı yoğurt

  • 2 yemek kaşığı un

  • tuz,karabiber,kırmızı toz biber

  • birkaç diş sarımsak

  • biraz sucuk ya da pastırma ya da haşlanmış et

Yapılışı


Patatesleri haşlayıp kabuklarını soyun.İyice ezdiğiniz patatesin içerisine yoğurdu,yumurtayı,unu,baharatları koyup iyice karıştırın.yağladığınız bir borcama bu karışımı koyup 200 derecede üzeri kızarana kadar fırınlayın.Fırından çıkarttığınız patatesin üzerine biraz tereyağ eritip içerisine kırmızı biber koyarak bunun içinde pişirdiğiniz sucuğu ya da pastırmayı ya da haşlanmış etinizi ilave edin.Biz tercihimizi sucuktan yana yaptık.


Afiyet olsun


Ayrıca bu tarifimi http://birdemliksohbet.blogspot.com sahibi arkadaşım Sevil'in düzenlediği


İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİ 3 etkinliğine gönderiyorum


1 Eylül 2009 Salı

Etimek Tatlısı


24 saatin az geldiği günler yaşıyorum.Çok şükür şikayetçi değilim ama biraz!yorucu.İşe git iftar için koşturarak akşam eve gel,iftara 30 dakika kalmış koştur masayı hazırla,yemekleri ısıt,İftar sonrası mutfağı topla,ertesi günün iftar menüsünü çorbasından tatlısına hazırla,sahur için hazırlık yap aaaaaa saat 23:00 olmuş bile.Hemen yat sahura kalkman lazım .Sahura kalk masayı hazırla,topla,tekrar yat 2 saat sonra tekrar kalk hazırlan hadi işe.
Aynen tempo bu çok şükür Allah tuttuğumuz oruçları kabul eder inşallah.Bu arada geriden izlemeye devam ediyorum ama benim yaptıklarımı resimleyip iki satır yazacak zamanım kalmıyor.Sağlık olsun izleyenlerim sağolsun
Bu tatlı da herkesin bildiği bir tatlıdır ama güzel ve hafif bir tatlıdır tavsiye ederim
Malzemeler
  • 1 paket tuzsuz etimek
  • 2 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker
  • 1 kg süt
  • 1 yumurta
  • 4 yemek kaşığı un
  • 5 yemek kaşığı şeker
  • 1 paket vanilya
  • hindistan cevizi

Yapılışı

  1. 2 su bardağı şekeri bir ateşe koyup karıştırarak eritin içine çok dikkatlice 2 su bardağı sıcak suyu koyup iyice karıştırın
  2. Şekeri çok yakmayın ki acı bir tat olmasın
  3. etimekleri bu karamelize olmuş şerbet ile ıslatarak borcamınıza dizin
  4. diğer bütün malzemeyi vanilya ve hindistan cevizi hariç iyice karıştırarak muhallebi kıvamında pişirin
  5. Ateşten indirince vanilyayı ilave edip mikserle bir 5/10 dakika karıştırın
  6. Muhallebinizi etimeklerin üzerine döküp üzerini hindistan cevizi ile süsleyin

Afiyet olsun

18 Ağustos 2009 Salı

Tamek'se Koy Sepete

Evet nerde kalmıştık?
Kalbim Ege'de kaldı demiştim deyiş o deyiş oldu.Kalbim hala orada gerçekten.Ama dönüşte ağır bir iş temposu ile bugünlere geldik.Geriden geriden arkadaşlarımın yaptıklarını izledim ama bir türlü kendim iki satır yazacak zaman bulamadım.Bu arada bloguma yeni katılan tüm arkadaşlara da tekrar hoşgeldiniz diyorum.Aslında blogumu çok seviyorum bu kadar ilgisiz de değilim ama ne yaparsınız ki gün 24 saat

Bu arada eskilerden artık dilimize iyice oturmuş bir reklam sloganı vardır hemen hemen herkesin bildiği "Tamek'se Koy Sepete"

Sağolsun Tamek sepete bir sürü şey koymuş sağolsun varolsun.Çok güzel bir hediye kolisi göndermiş.Tamek geleneksel yemek yarışması başladı bildiğiniz üzere ben henüz bir tarif gönderemedim ama düşünüyorum ne yapsam acaba diye

Ayrıntılar için http://www.tamekmutfakkeyfi.com/ bu linki tıklayabilirsiniz.

İster yarışmaya katılmak için isterseniz katılanlara oy vermek için.Benim tarifimi görürseniz bana da oy vermeyi unutmayın sakın

Unutmayın" Tamek Demek Yemek Demek" bu da benim bu yarışma ile ilgili sloganım kullanmak yok telif hakkımı isterim ona göre

26 Temmuz 2009 Pazar

Kalbim Ege'de Kaldı

Sizlere Cunda (Ali Bey Adası) Adasından bahsedeceğimi söylemiştim.Oranın halkı mübadelede ilk kurşunu atan Ali Çetinkaya'nın anısına Ali Bey Adası diyor.Çok daha eskilerde Kokulu Ada
Evler gerçek olamayacak kadar güzel.Daracık taşlı sokaklarında adeta birbirlerine omuz vermiş ve birbirlerini o kadar çok sevmiş ki hiç bıkmadan usanmadan yıllardır yüzyüze bakıyor.Sarımsak taşından yapılan bu evler bu taşın özelliği gereği yazın serin,kışın sıcak olurmuş.
O evlerin duvarlarına sıkıca asılmış olan begonviller rengin içinde renk oluşturuyor.O daracık taş sokaklarda yürürken kapısı açık olan evlerden birinin içine kafamı uzatıp o havayı solumamak için kendimi zor tuttum.O kadar yüzyüze ve bitişik evlerde yaşayan insanların yaşadıkları ilişkileri,yakınlığı gördüğünüzde ister istemez kocaman sitelerde yaşayıp da birbirini tanımayan selam vermeyen insanların geldiği noktayı düşünüyorsunuz.

Cundanın kalbi turistler için sahil kesimindeki meydanda atsa da bence asıl olan güzellikler daha yukarılara doğru gittiğinizde o daracık sokaklarda atıyor.Yürürken orada yaşanmışlıkları düşünmeden hayal etmeden duramıyorsunuz.Evlerin güzelliği beni adeta büyüledi.Kapı tokmakları o zamanlar genellikle insan kafası şeklinde yapılırmış.Her köşesi ayrı bir tarih ve yaşanmışlıkla dopdoluydu.



Cunda mutlaka görülesi ,yaşanılası ve hatta yaşlanılası yer.


Mübalede evlerini olduğu gibi bırakıp gidenlerin torunları gelip yıllar sonra ninelerinin büyük dedelerinin evlerini araştırıp buluyormuş.

Bu teyzem o yıllarda kimbilir neler yaşamış ve görmüş o kadar düşünceli ve üzgündü ki yüzünde inanılamayacak kadar çok çizgide neler neler saklıyordu




Cunda'dan başka bir insan manzarası


Bu sokaklarda yürürken birden kendinizi tam da oraya,o ortama ait hissediyorsunuz.



Ayvalık bir ada cenneti adeta 22 ada var etrafında Fakat içinde yerleşim olan Lale Adası ve Cunda Adası.Ayvalıkdan Lale Adasına dolgu bir yol yapılmış.Arabanızla Lale Adasına gidebiliyorsunuz.Lale Adası da Türkiye'nin İlk Boğaz Köprüsü Tabelasının yer aldığı bir köprü ile Cunda'ya bağlanmış


Bu resim Ayvalıktan Lale Adasına giden yolu gösteriyor


Bu da Lale Adası ile Cunda'yı birbirine bağlayan köprü



Burası da Aşıklar Tepesi.Rahmi Koç'un katkılarıyla yapılan bu değirmen görünümlü bina çok değerli kitapların saklandığı bir kütüphaneye dönüştürülmüş.Çok güzel bir manzarası var doğal olarak.Orada bulunan tek cafe de oturup çayınızı yudumlarken o eşsiz manzarayı izleyebiliyorsunuz



Aşıklar tepesinden gördüğünüz manzara da bu.Aşık değilseniz bile olabilir hatta orada şiir bile yazabilirsiniz

Türkiye'min her köşesi ayrı bir cennet:Buram buram tarih kokarken eşsiz doğası ile de insanı büyülüyor.Kısacası bizim için çok güzel bir tatil oldu.Tekne turunda martılar bize yoldaşlık etti.



Son olarak burası da Ali Çetinkaya'nın ilk kurşunu attığı yer anısına İlk Kurşun Tepesi


Eeee tatil bitti hayata devam.Çok yakında tekrar tariflerimle aranızdayım.Malum ramazan ayına çok az kaldı.Allahın izni ile hazırlıklarımızı tamam etmeliyiz.

Herkese hayırlı ve bereketli bir hafta diliyorum

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Tatilden Geriye Kalanlar

Ayvalık ile ilgili yazarken ilk bu resmi koymak istedim.Şeytan sofrasından günbatımı.Güneş bu kadar mı güzel batar.Günbatımını izleyen insanlar güneşi alkışlarla uğurluyorlar

Şeytan sofrasına gittiğimizde Salı pazarına gittim zannettim.Allahım o ne kalabalık insan yürüyemiyor bile.Ama ben bu kadar güzel bir manzara görmedim insanı resmen büyülüyor.

Bir rivayete göre Allah şeytanı cennetinden kovduğu zaman şeytan kendisine yeni bir cennet arayışına girmiş ve buraya gelmiş.


Geldiğinde de buraya ayak izini bırakmış.Yine bir rivayete göre diğer ayak izini de Midilli adasına bırakmış.Bazı ! insanlar şeytanın ayak izi olduğu söylenen bu çukura para atıp dilek tutuyorlardı.Acaba şeytandan ne dilemiş olabilirler !



Sizce bu şeytanın ayak izi olabilirmi?



Fakat gerçekten seyretmeye doyamadım manzarayı.İnsanı büyülüyor sanki.Gerçek değil de tablo gibi.Sayısız resim çektim

Sizce de tablo gibi değilmi?Ülkemizin her yanı ayrı bir cennet bu da o köşelerden biri


Bu görünen ada da Tımarhane adası.Çok eskiden çok içki içenleri ve akıl noksanlığı olanların götürüp bu adaya bırakırlarmış.Temiz hava ve çokça esen rüzgar sayesinde insanları bu şekilde tedavi ederlermiş.Bu ada da insan gerçekten şifa bulur bence de


Şimdilik bu kadar yarın da size Cunda adasını anlatacağım orası da ayrı bir cennet

Blog Widget by LinkWithin