Yeni Adresimiz Kendimceyemek.com

Merhabalar..

Uzun süredir kendimceyemek.blogspot.com adresinden yazılarımı paylaştığım bloguma artık www.kendimceyemek.com adresinden devam edeceğim.

Yeni adresimizi Sık Kullanılanlara eklemeyi unutmayınız.

Ayrıca altta ki Google+ sayfamızı da beğenerek tariflerimi ve yazılarımı Google+ üzerinden de takip edebilirsiniz.


Google+ Sayfamız

31 Mayıs 2009 Pazar

Köfteli Patlıcan


Ne pişireceğinizi bilemediğiniz günler olur ya bu yemek de benim öyle bir zamanımda çıktı ortaya.Evdeki ahaliye çoğu zaman sorarım ne pişireyim diye.Ama hiçbir zaman cevap alamam.Gerçi çok şükür yemek seçmedikleri için mutluyum ama arada fikir açısından yardımcı olsalar hiç fena olmaz.

Ne pişireceğimi bilemeden mutfakta dolanırken dolapta bir araştırma yaptım.Baktım biraz kıyma,2 patlıcan,domates, biber eh dedim kendime yap işte birşeyler.Sıvadım kolları kıymadan köfte yaptım.Baktım az oldu malum bizimkiler öyle azla doymazlar maaşallah.Hadi dedim şu patlıcanları da kızart hızımı alamadım biraz da halka halka kesip patates kızarttım.Hadi dedim sırala bakalım bir köfte,bir patates,bir patlıcan üstünü de domates ve biberle donatıp biraz yağ.tuz,karabiber ve salçadan oluşan sosu üzerine gezdirip bir de fırına verdim.

Ortaya böyle birşey çıktı vallahi çok da güzel oldu oturduk afiyetle yedik.

28 Mayıs 2009 Perşembe

Limonlu Cheesecake

Blog sahibi olduğumdan beri belki 5 belki 6 kez limonlu cheesecake yapmışımdır.Ama siteme koymak hiç nasip olmadı.Ben bu limonlu cheesecakeki o kadar çok seviyorum ki ...
O mayhoş tadını,kadifemsi yüzeyini,peynirin yerken ağzınızda bıraktığı o eşsiz tadı gerçekten çok seviyorum.Bundan önce yaptığımı tek başıma yedim diyebilirim.Üstelik de kelepçeli kalıbım oldukça büyük.Yani abartmışım biraz.Bu tarifin ayrı bir yeri var o da şu ki neredeyse ilk kez gündüz açık havada yaptığım bir tarifin resmini çekme şansını yakaladım.Onu da ayrıca anlatacağım.Şimdi gelelim tarife
Malzemeler


  • 2 paket burçak büsküvi

  • 100 gr kadar tereyağ

  • 600 gr labne peynir (200 gr lık 3 kutu kullandım)

  • 1 su bardağı tozşeker

  • 5 tatlı kaşığı buğday nişastası

  • 4 adet yumurta

  • 1 paket (küçük paketlerden 200 gr lık )krema

  • 1 limonun suyu ve kabuğunun rendesi

  • 1 paket vanilya

Yapılışı



  1. büsküvileri rondodan geçirip un haline getirin

  2. Birazcık erittiğiniz yağ ile iyice harmanlayıp altına yağlı kağıt koyduğunuz,kenarlarını tereyağ ile yağladığınız kelepçeli kalıbın (benim kalıbım 28 cm) tabanına iyice bastırarak tabanı oluşturun ve kalıbınızı buzdolabına koyun

  3. Labne peynirinizi derin bir kaba alıp mikserle iyice karıştırın

  4. Şekeri ilave edip karıştırmaya devam edin

  5. Nişasta,vanilya ve kremayı ekleyip karıştırın

  6. yumurtalarınızı teker teker kırıp karıştırın önce kırdığınız iyice karışmadan diğerini kırmayın

  7. en son limon kabuğu rendesini ve suyunu ilave edip iyice karıştırın.

  8. Karışımınızı kalıba dökmeden önce kabınızı tezgahın üstünde hafif hafif vurarak oluşan hava kabarcıklarının sönmesini sağlayın.Bu tatlınızın çatlamasını önleyecek bir önlem

  9. En son karışımı kalıbınıza döküp 170 derecede yavaş yavaş pişirin bu arada fırının kapağını açmayın

  10. Piştikten ve fırını söndürdükten sonra cheesecakeki fırından çıkarmayın bırakın fırın soğuyuncaya kadar orada kalsın.Ani ısı değişikliği de çatlamasına neden oluyor

  11. Fırından çıkardıktan sonra buzdolabında en az 8-9 saat hatta mümkünse 1 gün beklesin

Bu aslında zor bir tarif değil ama cheesecake küçük oyunları yapmazsanız size küsüp hemen çatlıyor.Bu püf noktalarını da http://cafefernando.com/turkce/ Cafe fernandonun sitesinde okudum gerçekten işe yarıyor.


Bu arada bütün malzemelerinizin oda sıcaklığına gelmiş olması gerekiyor kullanmak için.Bir de ben labne peyniri kullanmadan önce suyunu iyice süzdüm.


Sonuç mükemmeldi.Yerken acayip keyif aldığım hem hafif insanın için baymayan hem de çok lezzetli bir cheesecake
Afiyet olsun.......

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Çilek Reçeli

Yaz geldi ya da gelmek üzere hangisi karar veremedim.Sabahları bana göre hala biraz serin.Rüzgar olduğunda insan baya üşüyor ya da ben üşüyorum.Neyse Allahın izni ile gelmediyse de eli kulağında.Sebze meyve çeşitlendi,renklendi.Yaz aylarını bu nedenle çok seviyorum ne çok meyve var yazın çilek,karpuz,kavun,erik,kiraz,kayısı,vişne ve daha bir çoğu dedim ya rengarenk.
Geçen gün iş çıkışı pazara uğradım birşeyler alayım diye gerçi o saatlerde artık pazarcılar toplanmaya başlıyor ama yine de başardım çilek aldım ,çok güzel bezelye aldım.
Bezelyeler ayıklanıp deepfrezde yerini aldı.Yani hafiften kış için şimdiden stok olayına girmeye başladım.Bayılıyorum yazın kışa hazırlık yapmayı karınca gibiyim maaşallah.
Daha taze fasulye,dolma biber,domates,barbunya,patlıcan vs bunların hepsi yavaş yavaş usulünce hazırlanıp dolaba istiflenecek hayırlısı ile.Reçel de bu hazırlıklardan biri aslında ama bizde en çok yenen reçel çilek reçeli olduğunda daha henüz hiç bir kışı çilek reçeli ile tam olarak geçirmeyi başaramadık.Kış bitmeden çilek reçelimiz bitti.Şimdilik 2 kg ile başladık ama tabiki devamı gelecek
Tarife gelince

Malzemeler


  • 2 kg çilek

  • 1.5 kg şeker

çilekleri ayıklayıp zedelemeden yıkayın.Üzerine şekeri döküp tencerenin kapağını kapatıp bir gece buzdolabında bekletin.Ertesi gün yavaş ateşte usul usul kaynatın,üzerine biriken köpüğünü alın.Bir müddet kaynattıktan sonra altını söndürün.Ertesi günü birazcık daha kaynatın ama asla yemek karıştırır gibi karıştırmayın.Sonra üzerini temiz bir bezle örtüp ara ara güneşlendirin reçeli.Evet doğru okudunuz güneşlendirin.Böylece çok fazla kaynatmadan kıvam aldırmış oluyorsunuz.Hem reçelinizin rengide çok daha güzel oluyor.Çünkü fazla kaynatmak reçelin rengini karartır.Bu şekilde yukarıda gördüğünüz şekilde reçel hazır sonra da güzel bir cam kavanozda yerini alıyor.


Afiyet olsun ağzınız ve hayatınız bu tatda olsun


26 Mayıs 2009 Salı

Resimler

Sağolsun Aylin Hanım resimleri mail olarak atmış bende sizlerle paylaşmak istedim.
Carte D'or gezimizde üretimin yapıldığı yere girerken giydiğimiz tulumlardan bahsetmiştim.Hani hem giyip hemde birbirimize bakıp da güldüğümüz işte karşınızda.Diğeri de tüm arkadaşların toplu bir resmi.Gerçekten çok güzel bir geziydi.


Tekrar teşekkürler Carte D'or



25 Mayıs 2009 Pazartesi

Dondurmam Gaymakkkkkkk

Hikaye Carte D'or dan mail adresime düşen davet mesajı ile başlıyor.Bu mail beni fazlasıyla memnun etti.Blog dünyasındaki 3 aylık geçmişime göre çok heyecanlandırdı.Çorlu'daki üretim tesislerine ziyaretimiz sabah saat 09:00 itibari ile otobüslerin hareketi ile başladı.Otobüste sağolsun Seda Hanımın kek,poğaça ve meyve suyu ikramları ile küçük yollu bir kahvaltı ettik.
Tesislere ulaştığımızda güzel bir tanışma ve ayaküstü atıştırılan kurabiyeler,içilen çay ve kahvelerle blogda yazışıp fakat yüzünü görmediğim blog arkadaşları ile tanışma ve sohbet etme fırsatı buldum.

Canan Hanım'ın Hoşgeldiniz konuşmasından sonra Hakkı Güneysu tarafından dondurma yapımı hakkında teknik bilgiler aldık.Sağolsunlar bizi 3 gruba ayırmışlardı.Vanilya,çikolata ve fıstık..Böylece hiç bir karışıklığa mahal vermeden sakince gruplar halinde üretim bölümüne indik.Bu bölüme girmeden önce giydiğimiz tulumların içinde birbirimizin haline gülmeden edemedik.Ayaklarımıza galoşlarımızı taktık,ellerimizi önce sabunla yıkadık sonra alkol ile dezenfekte ettik.



O andan itibaren Hakkı Bey'in rehberliğinde,güzel bir dondurma yolculuğuna çıktık.
Gitmeden önce dev kazanlarda karıştırılan dondurmaları göreceğimi hayal etmiştim:oysa tesiste açıkta elle müdahale edilen hiç bir birim yoktu.Herşey son derece modern cihazlarla,el değmeden (gerçekten hiç el değmeden)son derece hijyen bir ortamda o eşsiz lezzetlerin üretildiğini gördük.Üretim bölümünde ikram edilen meyve şöleni muhteşemdi.Cevizlisi lezzet ötesi birşeydi.Tadı hala damağımda.




Bu kısa tanıtım gezisinden sonra bahçeye hazırlanmış açık büfeden yediğimiz güzel yemekler ve edilen güzel sohbetlerde .yediğimiz dondurmalar kadar lezzetliydi doğrusu



Bu benim için çok hoş bir gezi ve blog sahibi olarak çok hoş bir tecrübe oldu.İnsanın blogda yazıştığı halde yüzünü bilmediği arkadaşları ile tanışması çok heyecan verici.Carte D'or ailesine bize göstermiş oldukları içten dostluk,güleryüz,ve ilgiye çok ama çok teşekkür ediyorum

Sayın Canan Barutçu

Sayın Hakkı Güneysu

Sayın Aylin Türkşen ve ismini hatırlayamadığım herkese herşey için çok teşekkürler.Ellerinize ruhunuza,ürününüze sağlık.

Ayrıca bizlere hediye ettiğiniz dondurmalar için de çok teşekkürler.Hepsi birbirinden lezzetli ama benim favorim meyve şöleni.

Resim çekme iznimiz hijyen düşünülerek olmadığından o güne ait resimlere http://dondurmaliblog.blogspot.com/ sitesinden ulaşabilirsiniz.







20 Mayıs 2009 Çarşamba

Baklava

Blogum benim için çok önemli.Buna kesinlikle karar verdim.Burada yüzünü bile görmediğim insanlarla dost oldum.Sığınak gibi birşey.İçine girdin mi bambaşka bir dünya insan içinde eriyip gidiyor.O arkadaşım ne yapmış bu nasıl olmuş derken zaman su gibi geçiyor.Blogu ilk açmaya karar verdiğimde burada çok güzel dostlar edineceğimi söylemişti. Ordan burdan hayattan
Yasemincim çok doğruymuş.Keşke daha önce açsaymışım
Neyse zararın neresinden dönsen kardır derler.Narince arkadaşımın sitesinde yaptığı baklavayı görünce bunu yapacağım diye kafaya koydum ve hayatta eline oklava almamış biri olarak yaptım.Eğer kötü olsaydı siteme koymayacaktım.Ama hayatında ilk kez tek başına her aşaması ile baklava yapan biri olarak hiç de fena olmadı.Tek kusuru bence biraz az pişirmiş olmamdı.Biraz daha üzeri kızarana kadar fırında bırakabilirdim ama neticede el emeği göz nuru olduğundan yakarım diye çok korktum.Siz yaparsanız biraz daha kızarmasını bekleyin.

Necla sağolsun açabildiğin kadar ince aç altındaki gazete okunsun demişti iyi bir öğrenci olmuşmuyum bakın bakalım vallahi gazetenin yazısı açtığım yufkanın altından okunuyordu bütün ev halkına gazeteyi böyle okuttum.Bu benim ilk tecrübemdi eh baklava yapabiliyormuşum

Gelelim tarife
Malzemeler
  • Yarım kg un
  • 3 adet yumurta
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • bir tutam tuz
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • Yufkayı açarken kullanmak üzere nişasta
  • Açılan yufkaları yağlamak için 1 su bardağı sıvıyağ
  • ceviz içi
  • en üstüne dökmek için 150 gr kadar tereyağ

Şerbeti için

  • 5 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su

Yapılışı

Şerbeti önceden kaynatın ateşten indirmeden önce bir kaç damla limon ekleyin ve soğumaya bırakın

Hamuru malzemeleri derin bir kaba koyup iyice yoğurun.Hamurdan küçük bezeler yapın (ben 24 adet beze yaptım) biraz unlayarak biraz dinlendirin

Daha sonra asıl iş başlıyor;Yufkaları açmak bezeleri tek tek nişasta yardımıyla açabildiğiniz kadar ince açın.Açtığınız yufkaları bir gazetenin üzerine yayın 4 adet açtığınızda yağladığınız tepsiye (ben mini fırın tepsisinde yaptım) serdiğiniz her yufkayı sıvıyağ ile yağlayın diğer yufkayı serin 4 adet serdikten sonra ceviz içini koyun sonra diğer açtığınız 4 yufka için aynı işlemleri yapın her dört katta bir ceviz koyun.Böylece bezelerinizi bitirin.

En üstüne erittiğiniz tereyağını baklavanın her yerine gezdirin ve 170 derecede ağır ağır pişirin

Fırından çıkarınca kepçe yardımı ile şerbetini verin.


Sonuç şekilde göründüğü gibi tadı lezzeti çok güzeldi ama dediğim gibi siz biraz daha kızarmasına izin verin.
Afiyet şeker olsun....


18 Mayıs 2009 Pazartesi

Ev Yapımı Limonata

Buz gibi limonata içen,buz gibi limonata içen Böyle bağırırlar dimi limonata satanlar.Fakat bu katkısız halis mulis ev daha doğrusu el yapımı limonata.Şu anda hem limonatamı içiyorum hem de yazıyorum.Ne tatlı ne ekşi hafif mayhoş buz gibi insanın içini ferahlatıyor.
Neyse bugün işyerinde bir arkadaşımla konuşuyorduk,Kolunda şu şans bileklikleri var ya onlardan vardı.Onun üzerine sohbet ediyorduk.
Ben de çok beğendiğimi,gerçekten insanların eğer onu inanarak takıyorsa iyi şans getireceğine inandığımı falan söylerken kolundan çıkarıp benim koluma takıverdi.İyi şans hep seninle olsun dedi.O kadar sevindim ki anlatamam.Bilekliğin değerinden değil maddi anlamda bakarsan altı üstü bir ip,ama kendi kolundan çıkarıp bana vermesi çok anlamlı geldi işte insanın gönlünü almak aslında bu kadar basit.Bir iple bile insanları bu kadar mutlu edebilirsiniz bu dünya da.Yeterki iyi niyetli olalım.
Dahası bu olayın hemen takibinde Carte d'Or'dan çok güzel bir davet aldım.İşte iyi şans.Süperrrr
Sağolsunlar cumartesi günü bizi (bizi diyorum da başka kimler var onu da bilmiyorum)Çorlu'da ki fabrika ziyareti için davet ettiler.Memnuniyetle kabul ettim.İnşallah güzel bir gezi olur.Bu benim blog sahibi olduktan sonraki bu anlamda ki ilk gezim olacak.

Bu arada yarın 19 Mayıs bu nedenle tatiliz,bu da ayrı bir mutluluk nedeni.
Bu sebeple ki 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramınızı kutluyor,hepinizi çok çok öpüyorum.


Bu arada limonata yapmak isterseniz kısaca yazayım.İstediğiniz adet limonu kabuklarıyla birlikte iyice yıkadıktan sonra derin bir kapaklı kasenin içine doğrayıp üzerine bolca şeker dökün.Kapağını kapatıp bir gece buzdolabında bekletin.Ertesi günü onu ince bir kevgire boşaltıp elinizle iyice yoğurun.Sonra da tadını damak zevkinize göre ayarlayarak su ilave edin işte size limonata buz gibi

Afiyet olsun

17 Mayıs 2009 Pazar

Çilekli Pasta


Patatesi uyuttuysak kendimiz uyumuyoruz herhalde.Evde bulunduğum zamanın çoğu mutfakta geçiyor.Sürekli üretim halindeyim ama bunların bazıları fotoğraflanamadan tüketiliyor.İnanın çok samimi söylüyorum yaptığım şeylerin resimlerini iki arada bir derede çekiyorum.Neden mi evdeki tadıcılar başımda bekliyor hadi yiyelim diye.O nedenle şöyle gönlüme göre gerine gerine bir resim çekemedim henüz bu pastamın da resmi biraz bulanık mı çıkmış ne?Aceleden bu kadar oldu kusura bakmayın artık.
Geçen akşam canımız tatlı isteyince unonun da hazır pandispanyası vardı bu pastayı yaptım.Çok güzel hafif bir tatlı oldu.

Malzemeler




  • 1 adet pandispanya ben unoyu tercih ettim.İsterseniz pandispanyayı sizde yapabilirsiniz


  • 2.5 su bardağı süt


  • 3 yemek kaşığı un


  • 1 yumurta


  • 1.5 çay bardağı pudra şekeri


  • vanilya


  • çilek (istediğiniz kadar)


  • Pandispanya için 1 su bardağı içine biraz şeker katılmış soğut süt


  • 1 yemek kaşığı kadar margarin


Üzeri için





  • 1 paket dr oetker çikolata sosu


  • 1 paket krema (200 gr)


  • 1 su bardağı süt


Yapılışı



Kreması için yukarıda yazdığım tüm malzemeleri iyice karıştırıp topaklanmadan pişirin.Piştikten sonra içine yağı ilave edip mikserle biraz çırpın.Sütle ıslatılmış pandispanyanın üzerine kremanın bir kısmını sürüp doğradığınız çilekleri dizin.Pandispanyanın diğer parçasını üzerine kapatıp,kalan krema ile kaplayın.Pastanın üzerine de çilekleri dizin.



Üstü için çikolata sosunu hazırlayın.Ben paketin üzerinde yazılan gibi yapmadım bir bardak süt bir paket krema ile pişirdim çikolata sosunu.Biraz soğuyunca kabuk tutmadan pastanın üzerine çilekleri kaplayacak şekilde dökün.Bırakın o zaten zevkle pastanın üzerine kendiliğinden yayılıyor.pastanın üzerini da keyfinizce süsleyin ben biraz pasta şekeri serptim.Dolapta biraz soğutup afiyetle yiyin.



Herkese iyi haftalar diliyorum


14 Mayıs 2009 Perşembe

Patates Uyutması


Selamlar,
Hafta sonuna 1 kala çok şükür keyfimizde sağlığımızda iyi.Umarım herkesin öyledir.Hafta sonunu beklerken takvimden yapraklar bir bir gidiyor ama yine de hafta sonu beklenerek yaşanıyor.Bunu sadece kendim için söylemiyorum iş çevresinde hep böyledir.Hayatlar hafta sonuna sıkıştırılır.Hafta içi dikkate alınmaz çünkü o zamanlar sanki size ait değildir.Hep öyle düşünülür.
Bu arada bu patates uyutması ismini de ben uydurdum.Çünkü ne isim yazacağımı bilemedim.
Sabahları evden babanga ile çok erken çıktığımızdan kahvaltı etmek kısmet olmuyor.Gerçi bebe için kahvaltı hazırlanıyor.Şöyle ki babanga ile görev bölümü var sabah bebenin kahvaltısını o hazırlıyor ben de bebenin sütünü ısıtıyorum.Masaya şöyle iç geçirerek bakıp kendimizi dışarıya atıyoruz.Eee uyku tatlı biraz daha erken uyanıp kahvaltı da edilebilir ama dedim ya uyku tatlı.O nedenle kahvaltıya bir özlem var haliyle.Akşamları bazen yemek yerine kahvaltı ediyoruz çok da güzel oluyor.Ekmekler kızartıyoruz,tereyağlar sürüyoruz reçeller,peynirler derken diyet yalan oluyor.
Dün akşam da böyle bir akşamdı.Ben bir de yukarıda arz ı endam eden patatesi uyuttum :)
Çok lezzetli oldu.Tamamen uydurma bir şey ama kahvaltıya çok yakıştı.

Malzemeler


  • 3 adet rendelenmiş patates

  • 4-5 adet küçük küçük doğranmış taze soğan

  • maydanoz

  • tuz,karabiber,pulbiber

  • 2 yumurta

Bütün malzemeyi karıştırıp.Tereyağ koyduğum tavada bütün olarak bir tarafını kızartıp bir kapak yardımıyla ters çevirdim.Diğer tarafı da kızarınca servise hazırdı ,afiyetle yedik.


12 Mayıs 2009 Salı

Pide

Kıymalı ve yumurtalı
salamlı kaşarlı yumurtalı

tereyağlı ve kaşarlı
Hayatımda ilk kez pide yaptım ve nefis oldu.Yani eskiden yemek yapmayı çok da sevmeyen biri olarak kendimle gurur duydum diyebilirim.Ben ilk evlendiğimde ki o zaman çamaşır makinemiz merdaneli arçeliklerdendi (baya olmuş evleneli :) ) annem beni ilk çamaşır yıkarken gördüğünde ağzı açık kalmıştı dersem benim ev işleri ile ne kadar ilgili olduğum hakkında bir bilgi vermiş olurum sanırım.Okuyorum diye hiç bir iş yaptırmazdı anacığım eh ben de çok gönüllü olduğumu söyleyemem.İlk kez zeytinyağlı biber dolması yaptığımda kendimi kendimce ayrı bir yere oturtmuştum.Sanki amerikayı yeniden keşfetmiş gibi.Sonra arkadan reçeller,salçalar,yemekler derken bu noktaya geldim.Yani hamur yoğurup oklava ile açmak benim yeni tecrübelerim.Hedef büyütüyorum kendimce.
Gelelim tarife mutlaka deneyin çok güzel oldu gerçekten
Vereceğim malzemeler ile tam 11 adet pide oldu.Siz ölçüyü kendinize göre ayarlayabilirsiniz
Malzemeler
  • 2 paket instant maya
  • 1 yumurta+1 yumurtanın beyazı (sarısını pidelerin kenarlarına sürdüm)
  • 1,5 su bardak ılık süt
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • 1 küçük çay bardağı sıvıyağ
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz
  • 1.5 tatlı kaşığı şeker

İçi için

  • Kıyma
  • sivribiber
  • küp doğranmış domates
  • maydonoz
  • tereyağ
  • kaşar
  • salam
  • 1 adet soğan
  • un (5-6 su bardağı kadar)

İçini nasıl seviyorsanız öyle hazırlayabilirsiniz.Ben bir kısmını kıymalı,bir kısmını bebenin isteği doğrultusunda salamlı kaşarlı,bir kısmınıda tereyağ ve kaşarlı yaptım.

Kıyma malzemesini karnıyarık içi hazırlar gibi hazırladım.Salamlı kısmı salamları küp küp kestim,diğer kısmıda hamurun üzerine küp şeklinde kestiğim tereyağı ile beraber kaşar koydum

Hamuru yapmak için derin bir kaba mayayı,tuz ve şekeri koyup iyice bir karıştırdım.Üzerine ılık süt ile suyu koyup karıştırdıktan sonra yavaş yavaş unu ekledim.Unu hamur ele yapışmayacak ve hamur toparlanacak kadar koydum.Bu arada yağı ve yumurtayı koyup iyice ama iyice yoğurdum.Üzerine nemli bir bez örtüp hamurumu 1 saat kadar sıcak bir yerde sakladım.Bir saatin sonunda tekrar iyice yoğurup 11 adet beze yaptım ve hafif unlayarak hamuru açtım.İçini koyup kenarlarını kıvırdım kıvırdığım kenarlara yumurta sarısını sürüp yağladığım tepsilere yerleştirdim ve 200 derecede pişirdim.

Afiyet olsun

9 Mayıs 2009 Cumartesi

Anneler Gününüz Kutlu Olsun

Bir süredir blogumla ilgilenemiyorum bu nedenle çok üzgünüm.Fakat çok koşturmalı bir 2 hafta oldu benim için.Gerçi fırsat buldukça girip arkadaşlarımın neler yaptığına baktım fakat kendim birşeyler yapamadım.Ama artık yine buradayım
Evet yarın anneler günü.Bu gün olmalı mı olmamalı mı hala karar verebilmiş değilim.Çünkü göstermelik özel günler bana biraz itici gelir içinde zorlama olan hiç birşeyi sevmem.İnsan ne yapıyorsa içinden geldiği zaman ve özgürce yapabilmeli bence.Anne kavramı bir güne sığacak bir şey olabilir mi sizce?
Allah'a şükürler olsun ki benim de iki fidanım var.Ben evlenmeden önce annemi kızdırdığımda annem bana inşallah anne olursun derdi bu dua mı bedduamı diye düşünürdüm.Şimdi anlıyorum ki bu duaların en yücesiymiş.Canım annem dünyanın en fedakar annesidir.Bütün anneler öyledir ama ben kendi annemi bildiğim için bunu çok net söyleyebilirim.En zor zamanlarımda anne! dediğimde imdadıma koşan,bana her zaman her konuda omuz veren canım annem seni çok ama çok seviyorum Allah bütün annelere uzun ve sağlıklı ömür versin onları başımızdan eksik etmesin.
Çok şükür bende bir anneyim ve çok genç yaşta anne oldum .Büyük oğlum doğduğunda ilk kucağıma aldığımda ne düşüneceğimi ve nasıl şükredeceğimi bilemedim.O şimdi hem oğlum hem arkadaşım bu çok ama çok güzel bir duygu erken anne olanlar bilir.Birlikte dışarı çıktığımızda elele yürürüz.Hatta bazen ona oğlum elimi bırak görenler yazık genç çocuğu kapmışlar diyecekler kısmetin kapanacak diye takılırım.O benim gerçekten arkadaşımdır.Hayata bakışına,düşüncelerine,kararlarına saygı duyarım.Çok güvenirim.Allah'a çok şükür ki beni hiç yanıltmadı inşallah bundan sonra da yanıltmaz.
Bebem ? O hala benim bebem o da benim şu anda ki en yakın arkadaşım ama biraz huysuz bir arkadaş.Ama çok hassas,herşeyi içten içe yaşayan bunu belli etmediğini zanneden çok ama çok duygulu bir çocuk.Romantik ve cool aşkım o benim.
Çok şükür bu duyguyu tattım ve hep dua ederim Allah isteyen,dileyen herkese bu duyguyu tattırsın.
Bir insan büyütmek ne kadar kutsal bir görevdir ve içinde ne çok zorluk vardır.Tabiki insanın içinden iyilik gelmesi önemlidir ama ona ilk şekli veren onun dünyasını renklere boyayan ressamda,heykeltraş da annedir.Yeterki dünyayı biraz onun gözü ile görebilin.O zaman iletişim kurmak,arkadaş olmak daha bir kolaylaşıyor.Aslında siz onu büyütürken onlar da sizi büyütüyor.Allah onların dünyalarını gökkuşağı renklerine boyama gücü versin bizlere ve tüm çocuklara iyi yazılar yazsın hayırlı evlat olsunlar inşallah.
Bütün anneleri,anne adaylarını,aday adaylarını çok öpüyorum



4 Mayıs 2009 Pazartesi

Cevizli ve Zeytinli Ekmek

Dedim ya ben bu ekmek yapma işi ile kafayı bozdum.O ekmek fırında pişerken duyduğum koku beni resmen büyülüyor.Başka bir şey bu.Bu arada birkaç gündür tatil olmasına rağmen çok yoruldum.Evi kaldırdım sonra tekrar oturttum anlayanlar anlamıştır.Onun için bugün işyerinde mahvolmuş durumdaydım.Ne yapayım seviyorum evle uğraşmayı ama fren yapmayı bilmiyorum başladım mı duramıyorum.Blogumla ilgilenemedim o nedenle gerçi ara ara girip yorumlara,arkadaşlarımın yaptıklarına baktım.Maaşallah herkes bir hamarat.Yemekler,mantılar,tatlılar,börekler ellerinize sağlık arkadaşlar.

Malzemeler aşağıda yazıyor sadece hamuru yoğurduktan sonra ikiye bölüp yarısının içine ceviz diğer yarısının içine de zeytin ezmesi koydum sonuç mükemmel.Sadece kokusunu duymak için bile pişirebilirsiniz

Malzemeler


  • 2 paket instat maya

  • 2 yemek kaşığı şeker

  • 2 tatlı kaşığı tuz

  • 1 çay bardağı sıvıyağ

  • 1su bardağı ılık su

  • 1 su bardağı ılık süt

  • 6 su bardağı un

Yapılışı


Mayayı şeker,tuz ve ılık su süt karışımı ile karıştırıp yağı ilave ederek unu yavaş yavaş ekleyerek iyice yoğurun.Sıcak bir yerde üzerini nemli bezle örterek mayalanmaya bırakın.Yaklaşık bir saat kadar dinlendirdiğiniz hamuru tekrar iyice yoğurup istediğiniz şekli verip üstlerini süt ile ıslatın bu yumuşak olmasını sağlıyor. 200 derece ısıtılmış fırında pişirin


Afiyet olsun


Blog Widget by LinkWithin